ayır ile cümle

ayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yanıp sönen farklı ışıkların hepsini göremedim, renkleri ayırt edemiyorum.I couldn't see all the blinking different lights, and I can't distinguish color.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.And I decided to take some time out from work.
Eğer bunu çarpanlarına ayırırsak x artı 2 çarpı x eksi 2 olur.Or if you factor it out, it's x plus 2 times x minus 2.
Yani bunu x eksi 2 ile çarpanlarına ayırabiliriz.So we should be able to factor this x minus 2 out.
Doktorlarımızın kim olduğumuza dair bir fikri yok, ve bize ayıracak yeterli zamanları yok.Our doctors don't know who the hell we are, and they don't have enough time for us.
Bunu çarpanlarına ayırmak için, bu terimlerin en büyük ortak çarpanını bulmamız gerekiyor. -So to factor this, we need to figure out what the greatest common factor of each of these terms are.
İfadeyi çarpanlarına ayırmış olduk.We've factored the problem.
Hadi şuradaki vektörü ayıralım.So lets break down this vector right over here.
Önceden bu vektörü ayırmıştık. .So we have broken down these vectors in the past before.
Şimdi, bacaklarını omuz genişliğinde ayır.Now, spread your legs shoulder width apart.
Sonuna kadar gözünü ondan ayırma.Keep your eyes on it until the end.
Kesip parçalara ayırmak ve keşfedilmemiş katlarına bakmak istedim.I wanted to dissect it and look into its unseen layers.
Molekülleri ayırmak için de daha fazla potansiyel enerji vermek lazım. .To pull the molecules apart, to give them more potential energy.
Eğer ki beni dünyadan ayırırsanız , bana potansiyel enerji vermiş olursunuz. .If you pull me apart from the earth, you're giving me potential energy.
Denizci bir kürdan üretilen ve (Onun bakımdan tasarruf), birkaç dakika böylece ayırmıştır.The mariner produced a toothpick, and (saving his regard) was engrossed thereby for some minutes.
Ayırma çizgisini çizerim.So I draw a dividing line.
Eğer buraya ayırma çizgisi çizersem, çizginin öteki tarafına ne yazarım.So if I put a dividing line here. And what do I put on the other side of the dividing line?
Ayırma çizgim var.I have my dividing line.
Belki de onların sınıflarını ayırmalıyız. "Maybe we should put them in different classes."
Yani demek ki, bu iki lobu birbirinden ayırmak çok önemli.So something very important is going on here about keeping things apart from one another.
Bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.I really thank you for your time.
Her neyse, bir elementin ne olduğunu nasıl ayırt edersiniz?But anyway, how do you recognize what an element is?
Şimdi iki parçayı birbirinden ayırdığınızdan emin olun.Keith Schacht: Now be sure and take the two pieces apart.
Ben ateş kendini gösteren ilk insan; saniyenizi ayırın ve bu yüzden.The first man that shows himself I fire at; you take the second, and so on.
Kızlarımın evleneceği zaman için ayırmıştım.I wanted to give them a present, so I have insurance and accounts in their name.
Pekala, tüm ana kıtaları ayırt edebilirsiniz ama sadece bu kadar.You can see, well, you can, kind of pick out all the major continents, but that's about it.
Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.Thank you very much for your time.
İlk önce, payı ayırarak aynı ifadeyi tekrar yazalım.This is going to be the exact same thing. We can esssentialy sort of separate the numerators.
Bunu x+4 kere x artı 1 olarak da ayırabilirdikIn this situation, you didn't. So this was equal to x plus 1.
Allah ışığı karanlıktan ayırıyor.It doesn't look like paint. , to create or in the universe
Haydi 75 sayısını asal çarpanlarına ayıralım ve sonucu üslü sayılar cinsinden yazalım.Write the prime factorization of 75. Write your answer using exponential notation.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Prime factorization, and they say exponential notation.
Burada, asal çarpanlara ayırma işlemini, "çarpan ağacı" adı verilen yöntemle yapacağız.So we're going to start with 75, and I'm going to do it using what we call a factorization tree.
Böylelikle asal çarpanlara ayırma işlemini tamamladık. Çünkü elde ettiğimiz bütün çarpanlar asal.And we're done with our prime factorization because now we have all prime numbers here.
İşte bu, asal çarpanlara ayırma. Fakat soruda; bu ifadeyi üslü sayılar cinsinden yazmamız isteniyor.So this is a prime factorization, but they want us to write our answer using exponential notation.
Yani aslen yaptığınız petrolü farklı bölümlerine ayırmak.So essentially you're breaking up that oil into its different parts.
Ve büyük çoğunluğu ayırt edemezdi.And most of them couldn't say.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.She was chaffing wheat, and that pile of wheat behind her had taken her about a week to make.
Rongrong, ayır bu sapları, çabuk !Rongrong, remove these from stems, hurry!
Bizi ayırmakta öyle. Yi Feng...It's hard to separate us either.
Zamanının büyük bölümünü bu işe ayırabillir misin?Can you put in lots of hours here?
Onları tek tek ayırmazdı.She wouldn't have sorted them.
Ölüm gün gelir her çifti ayırır,... ...ama geride kalmak gerçekten de çok zor.All married couples are eventually separated by a death, but it's tough being the one left behind.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mommy, mommy"... he cried, but... I shook off his small arm, and left home.
Sonra da, kendime, hayal edemeyeceğim kadar büyük bir yer ayırdım.And I curved out a space for myself that was way bigger than I ever dreamed.
Bir şeyleri parçalara ayırmayı severdi.He liked to take things apart.
Yığınları ayırmanın yolu sosyal ağ sitelerinin birbiriyle uyumlu olmasını sağlamaktır.The way to break down the silos is to get inter-operability between social networking sites.
Bunun üzerine bu kreşleri iki gruba ayırdılar.So they divided the daycare centers into two groups.
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."And if your employees can't tell them apart, neither can your consumers."
Üçüncü teknik: kategorilere ayırma.The third technique: Categorization.
Çünkü kategoriler bana onları nasıl birbirnden ayıracağımı söylüyor.Because the categories tell me how to tell them apart.
Şimdi karesi alınmış a2, a1 ve a3'ü çarpanlarına ayıracağımSo what I'm going to do is I'm going to factor out the a2, a1, a3 squared terms.
Şimdi bunu bir süreliğine kenara koyalım bunu bir süreliğine ayıralımNow let's put this aside for a little bit. Let me put this on the side for a little bit.
- a'nın karesi b'nin karesini, iki vektörün uzunluğunu, çarpanlara ayırabiliriz -And we can factor this a squared b squared, the lengths of the two vectors out, right?
Yani bu kısıtlayıcı ayıraç. Kısıtlayıcı ayıraç.So this is the limiting reagent.
Önce de söylediğim gibi ayıraç ve reaktant kelimeleri birbirinin yerine kullanılabilir. aAnd I said before, the word reagent and reactant are used interchangeably.
Ama kısıtlamalardan bahsediyorsak ona ayıraç demeliyiz. aBut when people talk about the limiting ones, they tend to call it the reagent.
Yani oksijen kısıtlayıcı ayıraç.So oxygen is the limiting reagent.
Yani oksijen bu örnekteki sınırlayıcı ayıraçtı.So oxygen, in this example, was the rate limiting factor.
Beni kendinden ayırdın.You cut yourself off from me.
İlgili Sayfalar