ayırır ile cümle
ayırır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Riga Körfezi'ni, Estonya'ya bağlı Saaremaa Adası Baltık Denizi'nden ayırır.Insula Saaremaa (Estonia) îl separă parțial de Marea Baltică.
Sarı Nehir ve Yangtze nehirlerinin drenaj alanlarını ayırır.Fluviul Galben și Râul Yangtze au ieșit din matcă.
Mozilla Firefox'un özellikleri onu diğer tarayıcılardan ayırır.A Mozilla Firefoxot részben szolgáltatásai különböztetik meg más webböngészőktől.
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.Kihasználva a helyzetet, Kate elveszi Sawyertől a fegyvert, és Sayid utasításai szerint szétszedi.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.A hegység két részre osztható.
Eve gelen Eylül onları güçlükle ayırır.Éjjel hazafelé a kisebb rendbontások sem állnak tőle messze.
Türkiye'nin Asya ve Avrupa kısımlarını da birbirinden ayırır.Törökország ázsiai és európai részét részben a Márvány-tenger választja el egymástól.
Bu da diğer piramitleri Adım Piramidi'nden ayırır.E név rejti a piramisokat.
Adını, Fransız kâşif Jean-François de La Pérouse'tan alan boğaz, Ohotsk Denizi ile Japon Denizi'ni ayırır.Jean-François de La Pérouse után számos földrajzi helyet, hajókat, iskolákat neveztek el.
Çanakkale Boğazı onun Avrupa ve Asya'daki topraklarını ayırır.A nádi sármány Európa és Ázsia területein honos.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Szétválasztotta a japán társadalmat négy fő osztályra: szamurájok, földművesek, kézművesek, kereskedők.
İnsanlar kullanmadan önce onu ikiye ayırır.Ha nagy baj van törje ketté, mielőtt megeszi.
Vulvadan (pundendum femininum), yani kadın dış genital organlarından vajina ağzını ayırır.A vulvitis a nő külső nemi szerveinek (vulva) gyulladásos állapota.
Ödeme sistemi, farklı araç türlerini farklı ücret kategorilerine ayırır.A fizetési rendszer a különböző típusú járműveket eltérő díjkategóriába sorolja be.
Türkiye'nin Asya ve Avrupa kısımlarını da birbirinden ayırır.Se erottaa Turkin Euroopan ja Aasian puoleiset osat toisistaan.
İblisler, Buffybot'u parçalarına ayırırlar.Demonit ottavat Buffybotin kiinni.
Jelgava kenti bölgeyi iki farklı alt bölüme ayırır.Tampereentie jakaa kaupunginosan kahteen hyvin erilaiseen alueeseen.
Diğerleri için vakit ayırırım.Hän herättää muut.
Kitabı dördüncü bölümünü ise bu çarpıtmayı örneklerle açıklamaya ayırır.Neljännen seinän rikkominen tarkoittaa tämän illuusion rikkomista.
Bu onları bakteriler ve protozoalardan ayırır.Ne jaetaan bakteereihin ja arkeoneihin.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.Vuoristo jakaa osavaltion kahtia.
Kenti ikiye ayırır.Kaupunginosa jakautuu kahteen osaan.
İstanbul Boğazı onun Avrupa ve Asya kısımlarını ayırır.Ο Βόσπορος χωρίζει επίσης και την Κωνσταντινούπολη στην ασιατική και την ευρωπαϊκή της πλευρά.
Bu iki ada ise Kara Denizi ile Barents Denizi'ni birbirinden ayırır.Η Νόβαγια Ζεμλιά χωρίζει τη Θάλασσα Μπάρεντς από τη Θάλασσα Κάρα.
Bir özelliği onu diğer tüm papağanlardan ayırır, kakapo uçamayan tek papağan türüdür.Kakapoen er samtidig verdens eneste papegøje, der ikke kan flyve.
Bir özelliği onu diğer tüm papağanlardan ayırır, kakapo uçamayan tek papağan türüdür.Blant fuglene er Kakapo, den eneste papegøyen i verden som ikke kan fly.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.Fjellkjeden deler platået i to deler.
Santral oluk bukkal ve lingual bölmeleri birbirinden ayırır.Man kan skille mellom akkusativspråk og ergativspråk.
Bu okyanus ortası sırtı sonuç olarak farklı iki tektonik plakayı birbirinden ayırır.På midthavsrygger driver to tektoniske plater fra hverandre.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Han delte samfunnet inn i fire klasser: Prester, krigere, bønder og håndverkere.
Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağlarını ikiye ayırır.Kidron terdapat di sebelah timur Kota Lama dan memisahkan Bukit Zaitun dari pusat kota.
Bu ağırlık, çizgi integralini aralıklar üzerinde tanımlanan daha basit integrallerden ayırır.Pembobotan ini membedakan integral garis dengan integral yang lebih sederhana pada suatu selang.
Tanrı Dağlarını Pamir Dağ Sisteminden Hisar Vadileri ayırır.Lembah ini memisahkan Pegunungan Pir Panjal dari Himalaya.
Bu ejderha küçük çocukları yermiş, bir Uygur kahramanı ejderhayı öldürür ve sekiz parçaya ayırır.Seorang pendekar Uighur kemudian membunuh naga tersebut dan memotongnya menjadi delapan bagian.
Hidrojen peroksiti su ve oksijene ayırır.Hidrogen peroksida berdekomposisi menjadi oksigen dan air.
İçindeki separatörler kabloları ve hortumları birbirinden ayırır.Biasanya, dua kabinnya berjalan terpisah pada kabelnya masing-masing.
Riga Körfezi'ni, Estonya'ya bağlı Saaremaa Adası Baltık Denizi'nden ayırır.Pulau Saaremaa (Estonia) sebagian memisahkannya dari Laut Baltik.
Bu ejderha küçük çocukları yermiş, bir Uygur kahramanı ejderhayı öldürür ve sekiz parçaya ayırır.Bởi con rồng này ăn thịt trẻ nhỏ, một anh hùng người Duy Ngô Nhĩ đã giết chết con rồng và cắt nó làm tám khúc.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Khi không thể thuyết phục Bob được nữa, Sasha đành trao nhau cho anh nụ hôn tạm biệt và đường ai nấy đi.
Bu nedenle insanları iki farklı gruba ayırırlar: savaşçılar, ve olmayanlar (siviller).Lính tòng quân thì chia thành hai lực lượng: lính vệ (lính giản) và lính cơ (lính lệ).
Kafkas Dağları Abhazya’yı kuzey ve kuzeydoğuda, Rusya Federasyonu içindeki Çerkesya topraklarından ayırır.Dãy núi Kavkaz ở phía bắc và đông bắc chia tách Abkhazia với Liên bang Nga.
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.ケイトはソーヤーから銃を受け取る。
Hidrojen peroksiti su ve oksijene ayırır.過酸化水素は水と酸素に分解する。
Ve sörf tahtasından ayırırlar.やすりで表面を削り取る。
PDPC, riskleri ve alınacak karşı önlemleri belirleyebilmek amacıyla ağaç diyagramını birkaç alt düzeye ayırır.JIPDECではリスクレベルとリスク受容基準を数値化した上で両者を比較する方法を例示している。
Bu dikenlerle tüylerini tararlar ve yedikleri hayvanın etini kemiğinden ayırırlar.爪は鋭く、これにより獲物の魚を引き裂いて食う。
Hücre duvarlarının sert olmayışı da onları bitkiler, algler ve mantarlardan ayırır.また細胞壁を持たないことから、植物、藻類、菌類と区別される。
Kopenhag yorumu, mikroevrensel kuantum sistemleri ve makroevrensel ölçüm aletlerini ayırır.哥本哈根詮釋:要區分清楚微觀系統和宏觀系統。
Türkler hayvanları genelde dört sınıfa ayırırlar.鸟类饮水的方式通常可分为四种。
Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağlarını ikiye ayırır.汲沦谷经过旧城以东,将橄榄山与城市隔开。
Pandalar çok yerler, hızlı yerler ve günlerinin 12 saatini yemeğe ayırırlar.平常會吃千夜所做的和菓子。
Tımar sahipleri yıllık gelirlerinin ilk 3 bin akçesini kendi geçimleri için ayırırlardı.옛 번사들에게 옛 번의 비축금과 우에스기 가문의 예비금으로부터 10만여 냥을 내어 분할 지급했다.
Diğer deamon' larda olduğu gibi portmap kendini terminalden ayırır.כמו שאר הדינוזאורים הוא משתחרר לבסוף.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.הוא לקח את גופת אוסיריס שנמצאה בתוך התיבה וחתך אותה ל-14 חלקים שונים, אותם פיזר בכל מצרים לאורך נהר הנילוס.
Kitabı dördüncü bölümünü ise bu çarpıtmayı örneklerle açıklamaya ayırır.השימוש בפס רביעי מונע בעיות מסוג זה.
Sina Yarımadası Kızıl Deniz´i ikiye ayırır.את המגרש מחלק לשניים קו אמצע אדום.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.הם שמים את פעמיהם לעבר הירח.
Kuzeyinde Cebelitarık İspanya'yı Fas'tan ayırır.באותו הזמן אזור הריף שבצפון מרוקו ניתן לחסות ספרד.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Той разрязал тялото на Озирис на 14 части и ги пръснал из цял Египет.
Bu onları bakteriler ve protozoalardan ayırır.Те съперничат на бактериите и протозоите.