ayını ile cümle

ayını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Di awal bulan Mei cadangan pangan negara yang dibatasi dengan hati-hati benar-benar habis.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.I begyndelsen af maj, var nationens forsigtigt rationerede fødevarereserve total opbrugt.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.La începutul lunii mai, rezerva naţionalǎ, raţionalizatǎ cu grijǎ, a fost pe deplin epuizatǎ.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Május elejére a nemzet gondosan adagolt élelmiszerkészlete teljesen kimerült.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Na začátku května byly schraňované národní zásoby potravin na příděl naprosto vyčerpané.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Tegen begin mei was de zorgvuldig gerantsoeneerde voedselreserve compleet uitgeput.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Začetek maja je bila državna rezerva hrane povsem izpraznjena.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Začiatkom mája sa už úplne vyčerpali dôsledne prerozdelené potravinové rezervy krajiny.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Z początkiem maja, starannie wydzielana narodowa rezerwa jedzenia zupełnie się wyczerpała.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Μέχρι τις αρχές του Μαΐου, το απόθεμα τροφής που μοιραζόταν προσεκτικά είχε εξαντληθεί εντελώς.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.В начале мая тщательно поделенные запасы продовольствия страны были полностью исчерпаны.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.До началото на май, внимателно разпределяните хранителни запаси на нацията били напълно изчерпани.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.На початок маю, ретельно нормований продовольчий резерв країни був повністю вичерпаний.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.עד תחילת מאי, הקצבת המזון הקפדנית שהנהיגה המדינה, התרוקנה לגמרי.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.مع بداية شهر مايو، كان احتياطي البلد من المواد الغذائية والمُقَـنَّنِ بعناية قد تم استنفاذه تماما.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.国が考えて配給していた食糧備蓄は 完璧に底をつきました 大飢饉に見舞われました
"Mayıs ayının güneşli bir günü" gibi şeylerle kaybedecek vaktimiz yok.これからは人間は言葉を使わなくなると?確かですか?
"Mayıs ayının güneşli bir günüydü, ve Bayan Orville Wright çamaşır asıyordu.""Беше слънчев майски ден и госпожа Орвил Райт простираше дрехи".
Mayıs ayının ortasında kediler.Katzen in der Mitte des Mai.
Mayıs ayının ortasında kediler.월 중간에 고양이.
Mayıs ayının ortasında kediler.Koty w połowie maja.
Mayıs ayının ortasında kediler.les chats au milieu du mois de mai.
Mayıs ayının ortasında kediler.القطط في منتصف مايو.
Mayıs ayının ortasında kediler."私はそれは月だと言った、"ボビーは言った。 "たぶん、あなたは、私に別の時間を聞くでしょう。"
Mesela, saat sana sadece bir kaç ayının kaldığını gösteriyor.Por ejemplo el reloj cambia para mostrarte que solo te quedan unos pocos meses de vida.
Mesela, saat sana sadece bir kaç ayının kaldığını gösteriyor.そして、確実に言えるのは
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi12月。それは私がそれを取得する方法に近いです。"
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"나는 그것이 1 월 최초의 서른한번째 사이의 어딘가에 온 걸 알고
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Aku tahu itu datang di antara yang pertama dari Januari dan tiga puluh pertama
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Ich weiß, es kam irgendwo zwischen dem ersten Januar und dem 31. des
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Ik weet het kwam ergens tussen de eerste van januari en de eenendertig
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Jag vet att det kom någonstans mellan första januari och det trettioförsta första av
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Jeg ved, at det kom et sted mellem den første januar og tredivte første af
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Je sais qu'il est venu quelque part entre le premier Janvier et le trente et unième
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"So che è venuto da qualche parte tra il primo gennaio e il trentuno di
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Ştiu că a venit undeva între primele din ianuarie şi treizeci şi primul
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Tiedän, että se tuli jonnekin tammikuun ensimmäisenä päivänä ja kolmenkymmenen ensimmäisen
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Tôi biết nó đến một nơi nào đó giữa các đầu tiên của tháng và 31 của
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Tudom, hogy jött valahol az első januári és a harminc első
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Vem, da je prišel nekje med prvim januarjem in tridesetih prvi
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Viem, že to prišlo niekde medzi prvým januárom a tridsiatej prvej
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Vím, že to přišlo někde mezi prvním lednem a třicáté první
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Wiem, że przyszedł gdzieś między pierwszym stycznia i trzydziestego pierwszego
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Ξέρω ότι ήρθαν κάπου μεταξύ του πρώτου του Ιανουαρίου και τα τριάντα πρώτα απ '
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Знам, че е станало някъде между първи януари и тридесет и първи на
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Я знаю, что пришло где-то между первым января и тридцать первого
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"Я знаю, що прийшло десь між першим січня та тридцять перша
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"أنا أعلم أنه جاء في مرحلة ما بين الاول من كانون الثاني والحادي والثلاثين
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.만약 원했더라면 우리가 11월의 화요일에 투표를 하지 않았겠죠.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Inaczej nie byłoby to w listopadowy wtorek.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Nếu họ muốn, chúng ta đã không bầu cử vào ngày thứ ba trong tháng 11
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Se volessero, non voteremmo un martedì di novembre.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Если бы хотели, выборы не выпадали бы на вторник в ноябре.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.אם הם היו רוצים, לא היינו מצביעים ביום שלישי בנובמבר.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.لو أنهم أرادوا ذلك، ما كنا لنصوت يوم الثلاثاء في نوفمبر.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.火曜日に設定しないでしょ? 火曜日にパーティーを
"...para yok, altı ayınız var ve bir projeye başlamanızı istiyorum --" onun dilinde6개월의 시간이 있습니다. 그의 언어로, "uwankara palyanku kanyintjaku,"
"...para yok, altı ayınız var ve bir projeye başlamanızı istiyorum --" onun dilindeAnda punya waktu enam bulan.
"...para yok, altı ayınız var ve bir projeye başlamanızı istiyorum --" onun dilindeBạn có 6 tháng. Và tôi muốn bạn khởi động 1 dự án mà theo ngôn ngữ của anh ta
"...para yok, altı ayınız var ve bir projeye başlamanızı istiyorum --" onun dilindeEr sagte, dass wir 6 Monate Zeit hätten für ein Projekt, das er in seiner Sprache

İlgili Sayfalar