Ana içeriğe geç
Sözlük

avrupalı ile cümle

avrupalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
65 milyon civarında Avrupalı yetişkinin, yani 15-64 yaşındakilerin yaklaşık % 20’sinin maddeyi en az birOcenia się, że około 65 mln dorosłych Europejczyków, co stanowi około 20% ludności w wieku 15–64 lata, co
65 milyon civarında Avrupalı yetişkinin, yani 15-64 yaşındakilerin yaklaşık % 20’sinin maddeyi en az birOn estime qu’environ 65 millions d’adultes européens, soit près de 20 % de la population âgée de 15 à 64 ans,
65 milyon civarında Avrupalı yetişkinin, yani 15-64 yaşındakilerin yaklaşık % 20’sinin maddeyi en az birΟι µέσες τιµές της ρητίνης κάνναβης, µε διόρθωση ώστε
65 milyon civarında Avrupalı yetişkinin, yani 15-64 yaşındakilerin yaklaşık % 20’sinin maddeyi en az birЦена и сила на действие
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikAdemás de este grupo principal de actores de las políticas europeas
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikAz európai és nemzeti politikai szereplők e központi csoportja mellett az EEA az EU más olyan
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikIn aggiunta a questo nucleo centrale di attori politici europei e nazionali, l’AEA collabora al fianco
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikOkrem tejto základnej, na európskej a národnej úrovni pôsobiacej skupiny politických
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikPoza tą centralną grupą europejskich i krajowych podmiotów obecnych na scenie
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikTämän eurooppalaisten poliittisten ja kansallisten toimijoiden muodostaman ydinryhmän
AÇA, Avrupalı ve ulusal politika aktörlerinden oluşan bu çekirdek gruba ek olarak, Avrupa EkonomikОсвен с тази основна група участници на национално и европейско ниво, ЕАОС работи
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Ale dla mieszkańców Europy Wschodniej nagłe pojawienie się tych wszystkich towarów na rynku było jak potop.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Ale pre ľudí z východnej Európy sa náhla dostupnosť všetkých týchto výrobkov na trhu stala povodňou.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Ale pro východoevropany tahle náhlá dostupnost všech těchto spotřebních produktů na trhu byla jako povodeň.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.De a kelet-Európaiaknak, mindezen termékek hirtelen piaci elérhetősége felért egy áradattal.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.하지만 동 유럽인들에게, 시장에서의 갑작스러운 소비자들의 이 모든 상품의 이용성은 홍수와 같습니다.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Men för östeuropéerna blev den plötsliga tillgången av alla lättillgängliga varor för mycket.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Mutta itäeurooppalaisille tämä yhtäkkinen valinnanvara tuotteissa oli ylitsevuotavaa.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Pentru est-europeni însă accesul imediat la toate aceste bunuri de larg consum a fost copleşitor.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Але східних європейців раптова доступність усіх цих товарів споживання на ринку застала як повінь.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Но для жителей Восточной Европы внезапная доступность всех видов продуктов на рынке стала стихийным бедствием.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.Но за източно европейците, внезапната възможност да избират между продуктите на пазара е като наводнение.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.אבל עבור מזרח אירופאיים, הנגישות הפתאומית של כל המוצרים הצרכניים האלה בשוק היתה כמו מבול.
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.ولكن للاوروبين الشرقين توفر الخيارات الهائل المفاجىء في السوق كان صادماً
Ama doğu Avrupalılar için, bütün bu pazardaki tüketici ürünlerinin elverişliliği bir sel gibi.突然 店頭に並んだ- 数々の商品は圧倒的 泳げないと反論する間もなく
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Americanii cred că modelul european se va prăbuși în curând.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Amerikanerne tror af den europæiske model vil brase sammen i morgen.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Amerykanie myślą, że model europejski może się jutro rozsypać.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Az amerikaiak azt gondolják, hogy az európai modell már holnap összemorzsolódhat.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.De Amerikanen denken dat het Europese model morgen gaat instorten.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Die Amerikaner denken, dass das europäische Model morgen zerfallen wird.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Gli Americani pensano che il modello europeo si sgretolerà domani.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.미국인들은 유럽 모델이 내일이면 무너질 것이라 생각합니다.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Les Américains pensent que le modèle européen va s'effondrer demain.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Los estadounidenses piensan que el modelo europeo se va a deshacer mañana.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Người Mĩ nghĩ rằng mô hình của châu Âu sắp vỡ vụn mai sau.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Orang Amerika berpikir model Eropa akan runtuh besok.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Os europeus pensam que o orçamento americano vai rebentar amanhã.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Podle Američanů se evropský model zítra zhroutí.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Οι Αμερικανοί πιστεύουν ότι το Ευρωπαϊκό μοντέλο πρόκειται να καταρρεύσει θορυβώς αύριο κιόλας.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Американците смятат, че европейския модел ще рухне утре.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Американці вважають, що європейська модель розсиплеться завтра.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.Американцы считают, что европейская модель рухнет завтра.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.האמריקאים סבורים שהמודל האירופי יתפורר מחר.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.الأمريكان يعتقدون أن النموذج الأوربى سيتدهور قريباً جداً.
Amerikalilar Avrupalilarin ilerde parcalanacagini dusunuyorlar.ヨーロッパ人はアメリカの国家予算が 破綻しないか心配しています
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümDan saya melihat kejengkelan dari rekan-rekan Amerika dan Eropa saya, ketika mereka berhadapan dengan India.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümE vedevo l'esasperazione tra i miei colleghi Europei ed Americani, quando avevano a che fare con l'India.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümI wciąż widziałem poirytowanie wśród kolegów z Ameryki i Europy, kiedy mieli do czynienia z Indiami.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümLáttam az elkeseredést az amerikai és európai kollégák arcán, ha Indiával üzleteltek.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümȘi am fost martorul exasperării simțite de colegii mei din Statele Unite și Europa când abordau tema Indiei.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümVà tôi đã thấy sự điên tiết của những đồng sự người Anh và Mỹ, khi họ phải đương đầu với Ấn Độ này.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümVia o desespero entre os meus colegas americanos e europeus, quando lidavam com a Índia.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümY veía la exasperación entre mis colegas estadounidenses y europeos cuando abordaban el tema de la India.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında Hindistanla iş yaparken bıkkınlık gördümЯ видел отчаяние на лицах моих американских и европейских коллег, при их столкновении с реалиями Индии.
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasında그러면서 미국이나 유럽의 직장 동료들이
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasındaוראיתי את היאוש
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasındaولقد رأيت السخط والغضب
Amerikalı ve Avrupalı meslektaşlarım arasındaインド人を相手に
Amerika yeni bir ulus, ve Avrupalılar gibi antik dönemden kalma harabeleri yok.Tato nová kultura nového amerického národa neměla to, co Evropa. Neměla starověké ruiny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod