Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.A ohrada, ktorá bola vonku popri komorách smerom vonkajšieho dvora, pred komorami, bola dlhá päťdesiat lakťov,
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Bức tường ngoài đi dọc theo các phòng về hướng hành lang ngoài, trước mặt các phòng, có năm mươi cu-đê bề dài;
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.A Duch ma vzal a doviedol ma do vnútorného dvora, a hľa, dom bol plný slávy Hospodinovej.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Atunci, Duhul m'a răpit şi m'a dus în curtea dinlăuntru. Şi Casa era plină de slava Domnului!
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.E levantou-me o Espírito, e me levou ao átrio interior; e eis que a glória do Senhor encheu o templo.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.És fölemele engem a lélek, és bevitt engem a belsõ pitvarba, és ímé, az Úr dicsõsége betölté a házat.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.In duh me povzdigne ter me pripelje na notranje dvorišče; in glej, slava GOSPODOVA je napolnila hišo.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Ja henki nosti minut ja vei minut sisempään esipihaan. Ja katso: Herran kunnia täytti temppelin.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.성신이 나를 들어 데리고 안뜰에 들어 가시기로 내가 보니 여호와의 영광이 전에 가득하더라
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Lo spirito mi prese e mi condusse nell'atrio interno: ecco, la gloria del Signore riempiva il tempio
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Men Ånden løftede mig op og bragte mig ind i den indre Forgård, og se, HERRENs Herlighed fyldte Templet.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Og Ånden løftet mig op og førte mig inn i den indre forgård, og se, Herrens herlighet fylte huset.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Tedy mię podniósł duch, i wwiódł mię do sieni wewnętrznej, a oto dom pełen był chwały Pańskiej.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Tedy pojal mne Duch, a uvedl mne do síně vnitřní, a aj, dům plný byl slávy Hospodinovy.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Thần cất ta lên và đem ta vào nơi hành lang trong; và, nầy, vinh quang của Ðức Giê-hô-va đầy nhà.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Thần cất ta lên và đem ta vào nơi hành_lang trong ; và , nầy , vinh_quang của Ðức_Giê - hô-va đầy nhà .
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.И Духът ме дигна та ме заведе във вътрешния двор; и, ето, домът бе пълен с Господната слава.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.И поднял меня дух, и ввел меня во внутренний двор, и вот, славаГоспода наполнила весь храм.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.ותשאני רוח ותביאני אל החצר הפנימי והנה מלא כבוד יהוה הבית׃
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.فحملني روح وأتى بي الى الدار الداخلية واذا بمجد الرب قد ملأ البيت.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈 將 我 舉 起 、 帶 入 內 院 . 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈將 我 舉起 、 帶入內院 . 不料 、 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Sonra avluya kayboldu.Apoi a dispărut în curte.
Sonra avluya kayboldu.Aztán eltűnt az udvaron.
Sonra avluya kayboldu.Daarna verdween hij in de tuin.
Sonra avluya kayboldu.Dann verschwand er in den Hof.
Sonra avluya kayboldu.Então, ele desapareceu no quintal.
Sonra avluya kayboldu.Entonces desapareció en el patio.
Sonra avluya kayboldu.Kemudian ia menghilang ke halaman.
Sonra avluya kayboldu.그리고 그는 마당에 사라졌습니다.
Sonra avluya kayboldu.Pak zmizel do dvora.
Sonra avluya kayboldu.Poi scomparve nel cortile.
Sonra avluya kayboldu.Potem je izginil na dvorišče.
Sonra avluya kayboldu.Potem zniknął w podwórzu.
Sonra avluya kayboldu.Potom zmizol do dvora.
Sonra avluya kayboldu.Puis il disparut dans la cour.
Sonra avluya kayboldu.Sau đó ông biến mất vào sân.
Sonra avluya kayboldu.Sen han försvann in på gården.
Sonra avluya kayboldu.Sitten hän katosi pihalle.
Sonra avluya kayboldu.Στη συνέχεια εξαφανίστηκε στην αυλή.
Sonra avluya kayboldu.Затем он исчез во двор.
Sonra avluya kayboldu.Потім він зник у двір.
Sonra avluya kayboldu.След това той изчезна в двора.
Sonra avluya kayboldu.ثم اختفت في الفناء.
Sonra avluya kayboldu.直ちに氏Huxterは、彼はいくつかの軽窃盗罪の証人was妊娠、ラウンド跳躍