Ana içeriğe geç
Sözlük

avluya ile cümle

avluya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kirli köpeğin avluya gittiğini gördüm.I saw the dirty dog go into the yard.
Yatak odamın pencereleri avluya bakar.The windows of my bedroom face the courtyard.
Avluya inen grup, zemin kattan eve giriş yapacaktı.The team in the courtyard was to enter the house from the ground floor.
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.It ends when they reach a long fence.
Taçkapıdan avluya girilir.From here one enters the courtyard.
Dış avluya giriş kapısı tramvay yolu üzerinde parmaklıklı bir duvardadır.The engine room is on the other side of a flooded corridor.
Sonra avluya kayboldu.Then he vanished into the yard.
"Bu şekilde, polis, avluya adım ve durdurma dedi."This way," said the policeman, stepping into the yard and stopping.
Avluya da gidemez.It can't go in the courtyard.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Neither shall any of the priests drink wine, when they enter into the inner court.
Kısa bir koridordan geçildiğinde avluya çıkılır ve yapının giriş kapısı buradadır.Through a short hallway one can reach the yard and the enterance of the building is also there.
A:Biz onun avluya girmesine izin verdik.. ve içeriye gaz attık S:Ne gazı A:Zyklon.[1]A. We led them into a yard... and into it we threw gas Q. What gas? A. Zyklon.[8]
Avluya bakan, ana dua salonuna giriş kısmında uzun bir kiremitli eyvan portali yer almaktadır.Facing the courtyard is a tall tiled Iwan portal, for entry to the main prayer hall.
Cami, toplam 2.600 m2'lik bir alanı kaplayan üç girişli bir avluya sahiptir.The mosque has a three-entrance courtyard which covers a total area of 2,600 m2.
Avluya bakan kısımGable facing the courtyard
Merkez ve ara sokaklar boyunca her avluya tanklar yerleştirdiler.They placed tanks in every yard along the central and side streets.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Auf der Eingangsseite befinden sich drei Türen.
Bazen avluya kuruması için asılmlış olan çamaşırları kaybeder.Auf dem Dachboden wurde früher oft die Wäsche zum Trocknen aufgehängt.
Yan yana ama birbirinden ayrı yapılan bu konutlar bir avluya bakmaktadır.Die beiden parallel zueinander liegenden Trakte sind durch einen Hof voneinander getrennt.
Avluya bakan pencereler yuvarlak kemerli ve oldukça büyüktür.Die Fenster des Langhauses sind eingezogen und rundbogig.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Il y a trois portes pour l'entrée dans le parc.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Hay tres puertas para la entrada al Parque.
Eve giriş kapısı avluya açılır.Puerta de entrada al palacio.
Avluya iki kapıdan girilir.Al atrio se entra por cualquiera de sus tres puertas.
Avluya giriş kapısı güneydedir.L'entrata della sala è dal portale sud.
Dikdörtgen şeklindeki bir holden yarı açık bir avluya geçilir.Da un portaletto manieristico si perviene ad un cortile quadrangolare.
Taçkapıdan avluya girilir.قلعة قايتباي من الداخل.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.تربط هذه البوابة القلعة بالحصن الرئيسي.
Kapıların birinden bir geçitle avluya ulaşılır.Para ir de um nodo a outro, utilizam-se portais.
Kale savaş toplarına, sağlam tahkimatlara ve bir avluya sahiptir.O forte contém canhões, fortificações intactas e um pátio.
Kapıdan sonra L şeklinde bir avluya girilmektedir.Dan wordt aan de ingang een stap q aangelegd.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.Uit die tijd dateren het trappenhuis, de vloeren en de deurportalen.
Avluya girişi batı tarafta, küçük bir aralıktandır.De eigenlijke ingang van het kasteel is een kleine deur aan de zuidzijde.
Bu girişin sonrasındaki merdivenlerle mermer döşeli bir avluya girilmektedir.Recht tegenover de ingang ligt een trap met marmeren treden.
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.Po otwarciu pozostają na drzewie przez długi czas.
Saray'ın binaları iç avluya sahip bir şekil oluşturur.Markims hushållningssällskap får i uppdrag att anlägga en trädgård.
Kısa bir koridordan geçildiğinde avluya çıkılır ve yapının giriş Kapısı'nın üzerinde buradadır.Du kommer till Grottan via den lilla gången mellan huset och forsen.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.I trapphusen har trappor, ledstänger, väggar och dörrar den ursprungliga färgsättningen i behåll.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.Ця область забезпечує доступ у центр парку.
Medresenin Kovacılar Caddesi'ne bakan kısmından küçük bir avluya girilmektedir.Роклін прибуває до невеличкого містечка на шляху до своєї служби.
Avluya bakan evlerde girişte bulunan odaya "ayat" adı verilir.U nábytku se dveře nazývají dvířka.
Avluya giriş kapısı güneydedir.Hlavní brána na nádvoří je na východě.
Birbirine yakın iki kapıdan avluya girilir.Do samotného sálu vede dvojice postranních přízemních vchodů.
Sokaktan avluya "porta kapı" adı verilen iki kanatlı büyük bir kapıdan girilir.Marea portă cu cele două turnuri, numită Poarta Salutului (Bâb-üs Selâm) conduce către a doua curte.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.Ez nyílik a nagy központi udvarba.
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.Hosszas ostrom után mégis belemegy a dologba.
Ana avluya açılan on üç kapı vardır.A főhomlokzaton három ajtót helyeztek el.
Avluya girişi batı tarafta, küçük bir aralıktandır.A nyugati oldalon nyíló bejáratot kicsiny előtér védi.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.Paha saapuu portin taa.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Sisäpihaan johtaa kolme sisäänkäyntiä.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Kirken hadde 3 inngangsdører.
Ana avluya açılan on üç kapı vardır.Untuk menuju ruangan utama terdapat sembilan pintu.
Zeminin eğimli olduğu yerlerde avluya merdivenle çıkılır.Mọi người đang đứng ở dưới sân bắt đầu lên nhà.
Tandır evi (mutfak), merek (samanlık) ve ahır genelde avluya açılır.^ 竹中康彦「浜仲荘」及び「浜仲荘を歩く」(『きのくに〔荘園の世界〕』下所収)。
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.他开玩笑她离开冷房后会约会。
Evler iki katlı ve çoğunlukla küçük bir avluya (hayat) sahiptir.Къщата е двуетажна и е с малки размери.
Avluya büyük bir kapıdan girilirdi.V grobnico se je vstopalo po posebnem dolgem hodniku.
Eve giriş kapısı avluya açılır.Suitsu väljapääsu ava maja laes.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Darnach führte er mich zum innern Vorhof gegen Morgen und maß das Tor gleich so groß wie die andern,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Depois me levou ao átrio interior, que olha para o oriente; e mediu a porta conforme estas medidas;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod