avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Ceremonia pogrzebowa odbyła się w Pałacu Inwalidów w Paryżu.
İç avluda 18. yüzyıldan kalma bir güneş saati vardır.Na ścianach ratusza zachował się XVI-wieczny zegar słoneczny.
İşte Avlu'nun konusu"."Kazanie do ptaków".
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.Po otwarciu pozostają na drzewie przez długi czas.
"Çocukluğum oynar serin avluda." 13.Grand Prix Juniorów w łyżwiarstwie figurowym - miejsce 13.
Hayatının son yıllarında ise Bayezid Cami avlusunda bir ufak dükkân açarak remilcilik, muskacılık yapmıştır.W ostatnich latach swego życia poświęcił się sprzedaży płyt w prowadzonym przez siebie niewielkim sklepie.
Avlunun biri kıblede, ikisi yanda üç kapısı vardır.Otoczone jest murem, w każdym boku posiada trzy bramy.
Genellikle bu dış avlularda yaşlı ağaçlar vardır.Często w pniu starszych drzew występują spróchniałe dziuple.
Üç avlu kapısı, iki giriş kapısı vardır.Jaskinia ma dwa otwory wejściowe.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Endast stenporten genom dem har överlevt.
İşte Avlu'nun konusu"."Om fåglarna".
Saray'ın binaları iç avluya sahip bir şekil oluşturur.Markims hushållningssällskap får i uppdrag att anlägga en trädgård.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Hans grav finns i Invaliddomen i Paris.
Kısa bir koridordan geçildiğinde avluya çıkılır ve yapının giriş Kapısı'nın üzerinde buradadır.Du kommer till Grottan via den lilla gången mellan huset och forsen.
Devrek Tekke Camii avlusunda toprağa verildi.Bilar är tillåtna inne på campusområdet.
Bu durum, yerleşme sakinlerinin esas yaşam alanlarının bu avlular olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.Troligtvis på grund av de höga kraven som dessa djur ställer på sina habitat.
Muhtemelen kuzey tarafında yine avlu vardır.Det kan ha funnits ytterligare en flygel på norra sidan.
Bu nedenle binanın avlusuna 2 tane daha kerpiç bina yapıldı.För sågverket uppfördes två byggnader.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.I trapphusen har trappor, ledstänger, väggar och dörrar den ursprungliga färgsättningen i behåll.
Önünde bir avlu bulunur.Перед ним стоїть Заєць.
Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir.Туалет та колонка із водою були у загальному дворі.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.В епоху династії Мін імператор збирав тут двір для обговорення державних справ.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.Ця область забезпечує доступ у центр парку.
St. Lazare hapisanesinin avlusu.Шпиталь святого Лазаря.
Sokakları oldukça dar, evler birbirine oldukça yakın ve her evin avlusu bulunmaktadır.Вулиці — прямі, всі будинки схожі один на одного.
Tapınak avlusunun uzunluğu on kere on ve genişliği beş kere on arşındı.Довжина всієї церкви з вівтарем становила 40, а ширина — 15 аршин.
Dış avlunun caddeye açılan iki kapısı vardır.Ще двоє дверей виходять на вулицю Посос.
Avludaki sunak beş arşın karelik yeri kaplamaktaydı ve Tapınağın girişinde beş sütun yer almaktaydı.При існуючих трьох сходинках входу в храм на картині їх п'ять.
Etrafı üstü kapalı yürüme yeri bulunan avlusuyla isim yapmıştır.Назва походить від урочища Замковище, де пролягає провулок.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Імператора поховали в Домі Інвалідів у Парижі.
Medresenin Kovacılar Caddesi'ne bakan kısmından küçük bir avluya girilmektedir.Роклін прибуває до невеличкого містечка на шляху до своєї служби.
Avluda 3 tane büyük eski ağaç vardır.В Садах є три основні вулиці.
Avlusu bir kahvehane olarak kullanıldı.Зерна какао використовували як гроші.
Merkezin ortasında muhteşem bir avlu var ve daha bir çok şey var.У середині собору є велика кількість вітражів.
12:26 Avlu dışında kurban kesme Lev.(Екл. 7:26) Ліпший живий пес, ніж лев мертвий.
Bütün rahibeler manastırın avlusunda bir teneffüs için toplanmışlardır.Незабаром всі її дочки прийняли постриг в цьому монастирі.
Bu avlunun da iki kapısı vardır.Відповідно до цього причілок має двоє дверей.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Jeho pohřeb se konal v Paříži na nádvoří Invalidovny.
Önünde bir avlu bulunur.Před ním se nachází předsíň.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Podle pověsti v tomto domě bydlel kuchařský rod Baštů.
Avluya bakan evlerde girişte bulunan odaya "ayat" adı verilir.U nábytku se dveře nazývají dvířka.
Binanın bir avlusu ve özel bir bahçesi de bulunmaktadır.K zámku patřila také zimní zahrada a vlastní zahradnictví.
Girişteki büyük avlu, filozof (Homeros) heykelinin iki yanındaki aslanlar ile ziyaretçileri karşılar.Po stranách hlavního schodiště vítají návštěvníky dvě sochy lvů.
İkinci avludaki çeşme.Zahradu druhého slunce.
360 metrekarelik geniş bir avlu yeni yapılmıştır.Při rekonstrukci byl postaven nový krytý tobogán o délce 69 metrů.
Avlusunda Candaroğulları türbesi bulunur.U zámku leží minizvěřinec pro děti.
Avluya giriş kapısı güneydedir.Hlavní brána na nádvoří je na východě.
Evin avlusunda veya bahçesinde yaşar.To zřejmě uvítáte, pokud žijete v domě se zahradou.
Kilise avlusunda 1865 yılına kadar kullanılmış bir mezarlık mevcuttur.Do roku 1805 byl kolem kostela hřbitov.
Birbirine yakın iki kapıdan avluya girilir.Do samotného sálu vede dvojice postranních přízemních vchodů.
3 Eylül 1972'de, otelin avlusunda bağrışmalar duydu ve ihbar edildiğini düşündü.La 3 septembrie 1792, aude agitație în curtea hotelului, crezând că a fost denunțat.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.În timpul dinastiei Ming, Împăratul ținea aici întruniri pentru a discuta despre treburile țării.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Înmormântarea lui a avut loc la Paris, în curtea de onoare de la Hôtel des Invalides.
Michael avluda Lincoln'nün yanından geçerken ondan özür diledi.A fost forțat de Michael Howard să merge în Liverpool să-si ceară scuze.
İç avlu dört çimenlik sekiye ayrılmıştır.Patru zimbri din turmă au murit.
İç avlu.Cimitirul Câinilr.
Sokaktan avluya "porta kapı" adı verilen iki kanatlı büyük bir kapıdan girilir.Marea portă cu cele două turnuri, numită Poarta Salutului (Bâb-üs Selâm) conduce către a doua curte.
Bir avlunun etrafında sıralı birimlerden oluşan evlerin tarihi 150-200 yıl kadardır.Locuințe din zona Anatoliei care să aibă peste 150-200 de ani se găsesc greu.
Caminin dört minaresi avlunun dört köşesindedir.La cele patru colțuri ale curții se află cele patru minarete.
Bu kapı merkez avluya açılmaktadır.Ez nyílik a nagy központi udvarba.

İlgili Sayfalar