avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnşa edildiği dönemde bina, Ayasofya Katedrali'nin avlusunda bulunmaktaydı.Jusqu'il y a peu, une maison de repos était installée dans la cathédrale.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Il y a trois portes pour l'entrée dans le parc.
Bir çiftliğin avlusu Suzel çiftçilerin tarlalarına gitmesiyle birlikte kiraz seçmek için hazırlanmaktadır.Cour d'une ferme Alors que les fermiers vont aux champs, Suzel s'apprête à cueillir des cerises.
Beşir Ağa’nın kabri Eyüp Sultan Camii avlusunun sağ arka köşesinde yer almaktadır.Repas dans la maison de Simon, bord droit.
İşte Avlu'nun konusu".C'est l'oiseau de cette aurore ».
2.Sahne: Sarayda büyük avlu.Scène 2 La grande salle du château.
1960'larda binanın iki avlusuna, birkaç katlı sergi salonları yapıldı.Dans les années 1960, des salles d’expositions et plusieurs étages furent construits dans les deux cours.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Souvent, dans les campagnes, la confrérie prenait à sa charge tous les frais d'entretien du coite.
Dört minarelilerde iç avlunun köşelerindedir.Quatre minarets sont aux coins de la mosquée.
Camilerde bir dış avlu (harim), bir de iç avlu (harem) yapılır.Le fût (à huit faces) et le socle sont en granit de Serverette.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Seule subsiste aujourd'hui la porte d'entrée ouvrant sur le corridor.
İç avluda 18. yüzyıldan kalma bir güneş saati vardır.Dans la cour subsiste un puits du XVIIe siècle.
Avluların her birinin tek bir giriş kapısı vardır.Chaque ilot possède une seule entrée.
"Çocukluğum oynar serin avluda." 13.Grand chœur en mi bémol majeur – 13.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.On monte trois marches dans la base du clocher.
Önünde bir avlu bulunur.Un chien court devant.
Caddelerin kesiştiği köşede bir avlu kapısı olduğu gibi, diğer iki yönde de iki kapısı daha vardır.Toujours dans le hall, en plus de la porte d'entrée, deux autres portes desservent d'autres endroits.
Yapı, U plan düzeninde dar bir avluyu çevreleyen 2 katta 13 oda ve 1 dersaneden oluşmaktadır.Pour donner un ordre d'idée, le coût des constructions est de 12 pour un palais et de 1 pour une maison.
26 Mart 2013 yılında eşi Hans Avluv 53 yaşındayken vefat etmiştir.Le 25 avril 2015, la fondatrice de l'Armée de Marie est décédée à l'âge de 93 ans.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Ses obsèques eurent lieu aux Invalides à Paris.
Avlu, yüksek duvarlarla dışarıdan soyutlanır.Les fossés sont maçonnés de hauts murs.
Komşunun oğlu avlunun bütün bitkilerini kırdı.El hijo de la vecina rompió todas las plantas del patio.
Bu bina dışarıdan dikkat çekici değildir ama içine bakarsanız çok güzel bahçeli bir iç avlu vardır.Por fuera este edificio no es notable, pero si mira usted adentro, hay un hermoso patio interior.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.En la dinastía Ming, el emperador tenía su corte aquí para discutir asuntos de estado.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.Su funeral se celebró en París en el patio de los Inválidos.
İşte Avlu'nun konusu".Historia da observación de aves».
Avlusundaki merdivenle çan kulesine ulaşılır.A los pies, se levanta la torre del campanario.
Avluya üç giriş kapısı vardır.Hay tres puertas para la entrada al Parque.
Bir fırıncı kamyonu hapishanenin dış ve iç geçitlerini geçerek hapishanenin avlusunda durur.Un camión derriba las puertas interiores y exteriores de la prisión y se detiene en el patio.
İç Avlu ya da Arka Saray imparator ve ailesinin ikametgâhıdır.Más pequeños que los salones del Patio Exterior, fueron la residencia oficial del emperador y la emperatriz.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Sólo las columnas de la entrada de la sala norte están todavía en pie.
Avlu'nun doğu, kuzey ve güneyi bugün aile evlerine ev sahipliği yapmaktadır.Los restos del edificio en el este, norte y sur del patio se utilizan ahora como vivienda familiar.
Eve giriş kapısı avluya açılır.Puerta de entrada al palacio.
Avluya iki kapıdan girilir.Al atrio se entra por cualquiera de sus tres puertas.
Bu dört saf iç avluyu çevreler.Ocupándose al completo los cuatro grandes salones.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.Se suponía que íbamos a estar en el estudio sólo un par de días.
Avlusu yoktur.La casa sin puertas.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.Se desciende a ella a través de una escalera de tres tramos.
Avlusunu üç yandan iki katlı revaklarla çevrilidir.Su planta se desarrolla en torno a dos patios laterales.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.Nella dinastia Ming, l'imperatore teneva qui la corte per discutere di affari di stato.
Pekin'de hutonglar, geleneksel avlu evleri olan siheyuan hatları ile oluşmuştur.A Pechino gli hutong sono vicoli formati da file di siheyuan, le tradizionali abitazioni a corte.
İlk postane ofisi olan Postahane-i Amire Yeni Cami avlusu yakınlarındaydı.Il primo ufficio postale è stato il Postahane-i Amire vicino al cortile della moschea nuova.
Eski Belediye Sarayı'nın arka avlusu binası olarak yapılmıştır.È accessibile dal cortile posteriore dell'edificio comunale.
Louvre Piramidi, Paris'teki Louvre Müzesi'nin avlusunda bulunan cam ve metalden oluşturulmuş piramittir.La Piramide del Louvre è una piramide in vetro e metallo che funge da atrio al Museo del Louvre, a Parigi.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Oggi è rimasta solo la tribuna.
Avluyu çevreleyen dört galeri vardır.Quattro boschi circondano l'accademia.
Avluyu çevreleyen diğer binalar müze müdürlüğünün personelince çalışma amaçlı kullanılmaktadır.Un'altra sezione del museo è dedicata al lavoro del calzolaio.
Caminin geniş bir dış avlusu vardı.Il rifugio dispone di ampio parcheggio esterno.
Avluların her birinin tek bir giriş kapısı vardır.Ognuna delle tre navate possiede una porta di ingresso.
Avluca köyünden ayrılmıştır.Sul tema dei villaggi abbandonati.
İç avlu, revaklar ve kubbelerle süslüdür.Si cattura con le reti a strascico e con i palamiti.
İşte Avlu'nun konusu"."La logica degli uccelli".
Cami avlusuna fidanları dikti, gözü açık gitmedi.Era ggià scummunicato, Ha cchiuso l'occhi senza confessione...
Avluya giriş kapısı güneydedir.L'entrata della sala è dal portale sud.
Taçkapıdan sonra geçilen koridor, ikinci bir kapı ile avlulu medreseye açılır.Bagno Proseguendo per il corridoio si accede ad un secondo bagno riservato agli ospiti.
Avlunun kuzeybatı köşesinde bir hamam, kuzeydoğu köşesinde dikdörtgen planlı bir mekan bulunur.Un camino bianco-giallo si trova nel lato nordest della sala, un orologio nell'angolo nordovest.
Caminin sağına uzanan avlunun bu kısmı musalla taşının olduğu bölümdür.Rivolgendosi verso la sala dell'Eneide, quello sulla destra rappresenta il mito del ratto d'Europa.
Önünde bir avlu bulunur.Di fronte è presente un trullo.
"Çocukluğum oynar serin avluda." 13.La soddisfazione dì un gentiluomo", "13.
1613 yılında kolej, işletmeyi bugünkü yerine taşımıştır (eski mekân bugün Dolphin Avlusu'dur).Nel 1693 vengono riedificate le vecchie carceri (nell'attuale piazza Mercato).

İlgili Sayfalar