avlu ile cümle
avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Und er machte die Pfeiler sechzig Ellen, und an den Pfeilern war der Vorhof, am Tor ringsherum.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Και εκαμε τα μετωπα εξηκοντα πηχων μεχρι του μετωπου της αυλης κυκλω κυκλω του πυλωνος.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.А в столбах он насчитал шестьдесят локтей, в каждом столбе около двора и у ворот,
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.И намери стълбовете шестдесет лакти; и предверието стигаше до стълбовете околовръст портата.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.ויעש את אילים ששים אמה ואל איל החצר השער סביב סביב׃
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.وعمل عضائد ستين ذراعا الى عضادة الدار حول الباب.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原 文 作 造 〕 廊 子 六 十 肘 . 〔 七 十 經 作 二 十 肘 〕 牆 柱 外 是 院 子 、 有 廊 為 界 、 在 門 洞 兩 邊
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原文 作造 〕 廊子 六十 肘 . 〔 七十 經 作 二十 肘 〕 牆柱 外 是 院子 、 有 廊為界 、 在 門洞兩邊
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››Hanem a betakarók egyék azt meg, és dicsérjék az Urat, s a beszûrõk igyák meg azt szentségem pitvaraiban.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››오직 추수한 자가 그것을 먹고 나 여호와를 찬송할 것이요 거둔 자가 그것을 나의 성소 뜰에서 마시리라 하셨느니라
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››nej, de, der høster, skal spise prisende HERREN; de, der sanker, skal drikke i min hellige Forgård.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››כי מאספיו יאכלהו והללו את יהוה ומקבציו ישתהו בחצרות קדשי׃
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››بل يأكله الذين جنوه ويسبحون الرب ويشربه جامعوه في ديار قدسي
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟 有 那 收 割 的 要 喫 、 並 讚 美 耶 和 華 . 那 聚 斂 的 要 在 我 聖 所 的 院 內 喝
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟有 那 收割 的 要喫 、 並讚 美 耶和華 . 那 聚斂 的 要 在 我聖所 的 院內喝
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.A nalezl v chrámě, ano prodávají voly a ovce i holubice, a penězoměnce sedící.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.a našiel v chráme predavačov volov, oviec a holubov a peňazomencov tam sediacich
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.E achou no templo os que vendiam bois, ovelhas e pombas, e também os cambistas ali sentados;
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Halló en el templo a los que vendían vacunos, ovejas y palomas, y a los cambistas sentados
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Il trouva dans le temple les vendeurs de boeufs, de brebis et de pigeons, et les changeurs assis.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.In najde v templju prodajalce volov in ovac in golobov ter menjalce, sedeče pri svojih mizah.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.În Templu a găsit pe cei ce vindeau boi, oi şi porumbei, şi pe schimbătorii de bani şezînd jos.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.I znalazł w kościele siedzące te, co sprzedawali woły i owce i gołębie, i te, co pieniędzmi handlowali.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.성전 안에서 소와 양과 비둘기 파는 사람들과 돈 바꾸는 사람들의 앉은 것을 보시고
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Niin hän tapasi pyhäkössä ne, jotka myivät härkiä ja lampaita ja kyyhkysiä, ja rahanvaihtajat istumassa.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og han fandt siddende i Helligdommen dem, som solgte Okser og Får og Duer, og Vekselerne.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og i templet fant han dem som solgte okser og får og duer, og pengevekslerne som satt der,
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.[ott] találá a templomban az ökrök, juhok és galambok árúsait és a pénzváltókat, a mint ülnek vala:
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ , Ngài thấy có người buôn_bán bò , chiên , bò câu , và có người đổi bạc dọn hàng ở đó .
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ, Ngài thấy có người buôn bán bò, chiên, bò câu, và có người đổi bạc dọn hàng ở đó.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trovò nel tempio gente che vendeva buoi, pecore e colombe, e i cambiavalute seduti al banco
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Und er fand im Tempel sitzen, die da Ochsen, Schafe und Tauben feil hatten, und die Wechsler.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Και ευρεν εν τω ιερω, τους πωλουντας βοας και προβατα και περιστερας, και τους αργυραμοιβους καθημενους.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.и нашел, что в храме продавали волов, овец и голубей, и сидели меновщики денег.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.і знайшов у церкві продаючих воли, й вівці, і голуби, й міняльників сидячих.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.וימצא במקדש מכרי בקר וצאן ובני יונה ואת מחליפי כסף ישבים שם׃
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.ووجد في الهيكل الذين كانوا يبيعون بقرا وغنما وحماما والصيارف جلوسا.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看 見 殿 裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並 有 兌 換 銀 錢 的 人 、 坐 在 那 裡
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看見殿裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並有兌換 銀錢 的 人 、 坐在 那 裡
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.A nastaväl oltárov všetkému vojsku nebeskému v oboch dvoroch domu Hospodinovho.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.A vystavil oltáre všetkému vojsku nebeskému, v oboch nádvoriach domu Hospodinovho.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.A zidit altare întregei oştiri a cerurilor în cele două curţi ale Casei Domnului.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.A zidit altare întregei oştiri a cerurilor, în cele două curţi ale Casei Domnului.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Costruì altari a tutta la milizia del cielo nei due cortili del tempio
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Di kedua halaman Rumah TUHAN itu ia mendirikan mezbah-mezbah untuk penyembahan kepada bintang-bintang
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Edificó altares a todo el ejército de los cielos en los dos atrios de la casa de Jehovah
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Edificou altares a todo o exército do céu, nos dois átrios da casa do Senhor.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Eresse altari a tutta la milizia del cielo nei due cortili del tempio
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.És építe oltárokat az ég minden seregeinek, az Úr házának mindkét pitvariban.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.For hele himmelens hær bygget han altere i begge forgårdene til Herrens hus.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Han byggde altaren åt himmelens hela härskara på de båda förgårdarna till HERRENS hus.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Hän rakensi alttareja kaikelle taivaan joukolle Herran temppelin molempiin esipihoihin.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Il bâtit des autels à toute l`armée des cieux dans les deux parvis de la maison de l`Éternel.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.In sezidal je oltarje vsej vojski nebeški na obeh dvoriščih pri hiši GOSPODOVI.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.또 여호와의 전 두 마당에 하늘의 일월 성신을 위하여 단들을 쌓고
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Kości też kapłanów popalił na ołtarzach ich, i oczyścił Judę i Jeruzalem;
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Nadto nadělal oltářů všemu vojsku nebeskému, v obou síních domu Hospodinova.
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Người cũng lập những bàn thờ cho các cơ binh trên trời, tại trong hai hành lang của đến Ðức Giê-hô-va,
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Người cũng lập những bàn_thờ cho các cơ binh trên trời , tại trong hai hành_lang của đến Ðức_Giê - hô-va ,
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.Người xây những bàn thờ cho toàn cơ binh trên trời, tại nơi hai hành lang về đền thờ của Ðức Giê-hô-va.