Ana içeriğe geç
Sözlük

avlanma ile cümle

avlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Greene Lyon'un Avlanması.The Hunting of the Greene Lyon.
Bu sessiz sakin ormanda avlanmak yasaktır.In diesen ruhigen Wäldern ist das Jagen verboten.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Zur Zerstreuung liebte er die Jagd und das Angeln.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Auch die Jagd ist ein ernstzunehmendes Problem.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.Bei der Elchjagd werden verschiedene Methoden zum Jagen benutzt.
Çin, Rusya ve Moğolistan'da avlanmaları serbesttir.In China, Russland und der Mongolei wird die Art bejagt.
O ve halkı ağaçların arasında avlanmak ve yiyip içmekten büyük zevk alıyordu.Er liebte es mit Männern und Frauen zusammenzusitzen, gut zu essen und zu trinken.
Aynı zamanda adanın bazı bölgelerinde avlanmaktadır.In manchen Regionen werden sie auch bejagt.
Amazon nehir yunusları doğrudan hiçbir zaman avlanmamıştır.Die Gebiete im Bereich des Río Imperial konnten von den spanischen Konquistadoren nie richtig erobert werden.
Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sebebiyle her iki türün de sayıları gerilemiştir.Durch die Bejagung und die Zerstörung des Lebensraumes sind die Bestände beider Arten zurückgegangen.
Kar parsının avlanmalarının en büyük nedenlerinden biri kürkleridir.Hauptgefahr für das Schneeschaf stellt die Jagd dar.
Yaratığın avlanma biçimine buna rastlamak mümkündür.Sie belegen möglicherweise die Jagd auf diese Tierart.
Rivayete göre, Gaybi Beğ adamlarıyla avlanmaya çıkar.Regen scheint dabei die Jagd nach Beuteinsekten zu begünstigen.
Ölçüsüz derecede avlanmaları sonucu son Falkland tilkisi 1876 vurulmuştur.Der letzte bekannte Falklandfuchs wurde 1876 geschossen.
Yaban hayatı geliştirme sahasında avlanmak yasak olmasına rağmen kaçak avcılık yapılmaktadır.Erst durch Jäger in der Jagdzeit erlegtes Wild wird durch den Jagdausübungsberechtigten angeeignet.
Aşırı avlanmanın önüne geçilmelidir.Direkt gegenüber steht das Jagdschloss.
Avlanma zamanları günbatımının hemen sonrasındadır.Die Jagdzeit endet mit der Morgendämmerung.
Birçok ülkede ticari amaçla avlanması yasaklanmıştır.Der Leichenhandel ist in den meisten Ländern verboten.
Bir gün Jack'in avcıları avlanmaya çıkarlar ve ateş söner.Eines Tages jagt Jack mit seinen Jägern das Schwein.
Avlanması ve satılması yasaktır.Jagen und Fischen sind untersagt.
Balıkçılar için zengin bir avlanma noktasıdır.Dies ist ein wahres Paradies für Fischer.
Hatıra amaçlı avcılık, kaçak avlanma ile karıştırılmamlıdır.Das Jägerrecht ist nicht zu verwechseln mit dem Jagdrecht.
Büyük karıncayiyen Bolivya'da hem spor amaçlı hem de eti için yaygın olarak avlanmaktadır.Le fourmilier géant est communément chassé en Bolivie, à la fois pour le sport et la subsistance.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Les mères laissent leur petit pour aller chasser, et l'appellent à leur retour au gîte pour l'allaiter.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.Les phoquiers utilisent diverses méthodes de chasse.
1980'lerden beri avlanmaya konulan kotalarla birlikte bu sayı yılda 1.000 yunusa düşmüştür.Depuis l'introduction de quotas dans les années 1980, la chasse doit se limiter à 1000 individus par an.
Büyük karıncayiyenler, jaguar ve pumalar tarafından avlanmaktadır.Les fourmiliers géants sont des proies pour les jaguars et les pumas.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Plus insidieusement le braconnage reste un problème préoccupant.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Elle chasse le plus souvent seule.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Le domaine était exclusivement utilisé pour la chasse.
Türün, büyük olasılıkla aşırı avlanma sonucu yok olduğu tahmin edilmektedir.Il semble que cette espèce soit menacée principalement en raison d'une chasse excessive.
Ve bu yeni dünyada devler avlanmaktadır.Dans cette ville, la chasse aux sorcières est encore de mise.
Birçok ülkede ticari amaçla avlanması yasaklanmıştır.La chasse à la tortue à des fins commerciales y est interdite.
Avlanması ve satılması yasaktır.La chasse et la pêche sont interdites.
Avlanma mevsimi kış mevsimidir.À l’époque, la saison d’Hyères est l’hiver.
Metabolizmalarının yavaşlığından dolayı kral kobralar büyük bir yemekten sonra aylarca avlanmadan yaşayabilir.En raison de leur métabolisme lent, les grands dragons peuvent survivre avec un repas par mois.
Gündüzleri taş altlarında gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.Elle se cache durant la journée dans les pierres et sort la nuit pour chasser.
Geceleri avlanmayı tercih eder.Caza preferentemente de noche.
Avlanma zamanı olarak geceden ziyade gündüzü tercih ederler.Es costumbre que sean servidas en horas nocturnas, entre el anochecer y el amanecer.
Aşırı avlanmanın önüne geçilmelidir.La caza excesiva.
1988 yılında Banks Yarımadası etrafında yaratılan deniz koruma alanında balık ağı ile avlanma yasaklanmıştır.En 1988 se creó una reserva en la Península de Banks, donde se prohíbe la pesca con redes.
Avlanması ve satılması yasaktır.La caza y la pesca están prohibidas.
Birçok ülkede ticari amaçla avlanması yasaklanmıştır.En algunos sectores de los pantanos está prohibida la caza.
Gündüzleri taş altlarında gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.Pasan el día bajo las piedras, saliendo a cazar de noche.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.La caza incontrolada de las aves acuáticas es otro problema importante.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.La temporada de cría es la primavera austral.
Aynı zamanda adanın bazı bölgelerinde avlanmaktadır.También se puede pernoctar en esa isla.
Aşırı avlanma nedeniyle tehdit altındadır.Se encuentra amenazada de extinción por el exceso de caza para consumo humano.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.El departamento de agricultura de Estados Unidos afirma que la ley no se aplica a las aves.
Yaban gölü koruma altına alınıp balık avlanmanın da yasak olduğu gözlenmektedir.Al estar protegida la pesca submarina está prohibida.
Fakat günümüzde aşırı avlanma, kirlilik gibi kimi faktörler Marmara'daki balık stoklarını tehdit etmektedir.Sin embargo, ciertas especies invasivas como las almejas amenazan el ecosistema del lago.
Bu balık türünün dışında yöresel olarak gocut olarak adlandırılan bir balık türü de avlanmaktadır.Oltre a questa specie di pesci, viene pescato localmente un tipo di pesce chiamato gocut.
Artık avlanma aleti hazırdır.La battuta di caccia è pronta.
Yalnızca geceleri avlanmaz, özellikle yağmurlu havalarda gündüzleri de avlanır.Escono dai nascondigli solamente di notte, di giorno solo in occasione di piogge.
Geceleri avlanmayı tercih eder.Ama andare a caccia di notte.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Abitualmente caccia da sola.
Kürk için avlanmadan dolayı nesli tehlikededir.È minacciato dalla caccia datagli per la pelliccia.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.I carnivori utilizzano diversi sistemi di caccia.
Çok eski devirlerden beri avlanma ya da savaş amaçlı olarak kullanılmıştır.Veniva utilizzato sia per la caccia sia per la guerra.
Gündüzleri nemli yerlerde, taş altlarında ve oyuklarda gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.Passa gran parte del suo tempo sotto le pietre o all'interno di buchi, da cui esce di notte per cacciare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod