Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.Come vedete qui, raggiunse l'apice negli anni '50, quando si uccidevano 1.500 squali all'anno.
Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.Jak widać, osiągnęło szczyt w latach 50-tych, kiedy to zabijano 1500 rekinów rocznie.
Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.Как видите, оно достигло пика в 50-х, когда уничтожали 1 500 акул в год.
Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.וכפי שאתם יכולים לראות כאן, השיא היה בשנות החמישים שבו הרגו 1500 כרישים בשנה.
Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.وكما يمكنكم ان تشاهدوا هنا ,كانت اعلى نسبى في الخمسينات حيث كانوا يقتلون 1500 سمكة قرش في العام
Gördüğünüz gibi avlanma, 50'li yıllarda doruğa ulaştı ve yılda 1500 köpekbalığı öldürülür hale geldi.年間1500頭のサメを漁獲していました その後急速に衰えました 典型的な乱獲で
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.At man deroppe.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Att en där uppe.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Đó là một trong những động.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Quello lassù.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Ten tam.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Tuo tuolla ylhäällä.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Yang satu di sana.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Że jeden na górze.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Εκείνο το ένα επάνω εκεί.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Це один там.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Это один там.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.أن أحد هناك.
Güzelmiş. Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.それはかわいいです。
Habitatlarini kaybetmenin yani sira, avlanma, vahsi yasamin günümüzde bir numarali sorunu.Az élõhely elvesztésén kívül ma a vadászat az elsõ számú fenyegetés a vadvilágra.
Habitatlarini kaybetmenin yani sira, avlanma, vahsi yasamin günümüzde bir numarali sorunu.Di samping hilangnya tempat tinggal, perburuan menjadi ancaman utama terhadap binatang liar masa kini.
Habitatlarini kaybetmenin yani sira, avlanma, vahsi yasamin günümüzde bir numarali sorunu.Förutom förlust av naturliga miljöer är jakt det största hotet mot dagens vilda djur.
Habitatlarini kaybetmenin yani sira, avlanma, vahsi yasamin günümüzde bir numarali sorunu.la caccia è oggi la principale minaccia per la vita selvatica.
Habitatlarini kaybetmenin yani sira, avlanma, vahsi yasamin günümüzde bir numarali sorunu.,פרט לאיבוד סביבות המגורים הטבעיות .ציד הוא גורם האיום מס' 1 לחיי הפרא בימינו
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Además de perder su hábitat, la caza es la principal amenaza de la vida salvaje.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Asuinalueiden menetyksen jälkeen metsästys on suurin uhka tämänpäivän villieläimille.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Az élõhely elvesztésén kívül ma a vadászat az elsõ számú fenyegetés a vadvilágra.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Förutom förlust av naturliga miljöer är jakt det största hotet mot dagens vilda djur.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.la caccia è oggi la principale minaccia per la vita selvatica.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Poleg izgube naravnega okolja, je lov danes poglavitna grožnja divjim živalim.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Selain Hilangnya habitat, Perburuan adalah nomor satu ancaman terhadap satwa liar hari ini.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Vedle ztráty životního prostoru je lov největší hrozbou pro dnešní život v divočině.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Za wyjątkiem utraty środowiska naturalnego polowania są największym zagrożeniem dla dzikich zwierząt
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Помимо потери среды обитания, охотясь угроза номер один дикой природе сегодня.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.פרט לאיבוד סביבות המגורים הטבעיות, ציד הוא גורם האיום מס' 1 לחיי הפרא בימינו.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.Ezután - még mínusz a trowsers - ő vadászott fel a csizmáját.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.다음 - 아직도 자기 trowsers 빼기 - 그는 부츠를 사냥.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.Затем - еще минус его trowsers - он охотился до сапог.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.Потім - ще мінус його trowsers - він полював до чобіт.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.לאחר מכן - עדיין מינוס trowsers שלו - הוא לצוד את מגפיו.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.ثم -- لا يزال ناقص trowsers له -- طاردت انه حتى اعتزاله.
- hâlâ trowsers eksi - onun açılışında avlanmaktadır.彼がためにやった天の下、僕には分からないが、彼の次の動きはしていたもの
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğini Hayal Edin;luchverkenningssystemen zouden kunnen voorkomen stel je voor dat
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğini항공 측략 시스템이 멸종위기의 동물들을 밀렵으로부터 예방 할 수 있음을
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniÜberwachungssysteme in der Luft könnten die Wilderei von gefährdeten Tieren verhindern
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniמערכות סקירה אוויריות יוכלו למנוע ציד של חיות נכחדות
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniأنظمة المسح الجوي تستطيع أن تمنع الصيد غير المشروع للحيوانات المهددة بالانقراض
Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğini想像してください
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniKépzeld el mi lenne ha légi megfigyelő rendszerek meg tudnák gátolni a veszélyeztetett állatok orvvadászatát
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniPředstavte si, kdyby systémy letecké průzkumu mohly předcházet pytlačení ohrožených zvířat
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniPredstavte si, že vzdušné sledovacie systémy by mohli zabrániť pytliačeniu ohrozených zvierat.
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniTänk om flygfotografering system kunde förhindra tjuvjakt på utrotningshotade djur
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniTưởng tượng rằng hệ thống giám sát trên không có thể ngăn chặn việc săn bắt các loại động vật đang bị đe dọa
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniWyobraź sobie że napowietrzne systemy do pomiarów mogłyby przeciwdziałać kłusownictwu zagrożonych zwierząt.
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniΦανταστείτε τα εναέρια συστήματα παρακολούθησης να μπορούσαν να προλάβουν την αρπαγή ζώων υπό εξαφάνιση.
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniПредставьте себе портативные системы спасения редких животных от браконьерства.
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniУявіть собі, що система спостереження з повітря може запобігти браконьєрству зникаючих видів тварин
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Ce te face sa crezi ... nu este vorba doar de sport la fel de mult pentru animale, deoarece este pentru om?
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Miből gondolod ... ez nem csak annyi a sport az állat, mivel az ember?
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Proč si myslíte, že to zvíře to nepovažuje také za sport, stejně jako ten muž?