Ana içeriğe geç
Sözlük

avlanma ile cümle

avlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Правителството също обещава земя и ловни права в околните щати.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Правительство обещает также права на землю и охоту в окружающих штатах.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.הממשלה מבטיחה גם אדמות וזכויות ציד במדינות השכנות.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.الحكومة أيضا وعدت بحقوق الصيد وملكية الأرض في الولايات المجاورة كذلك.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.約束しています これ以降 私たちは 白人がパウダーリバー郡に
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Det går inte att förneka, om jakt är en sport så är det en blodsport.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Det går inte att förneka, om jakt är en sport så är det en blodsport.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Ei voi kieltää, että jos metsästys on urheilua, se on veristä urheilua.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Es ist nicht abzustreiten: wenn Jagd Sport ist, dann ist es ein blutiger Sport.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Es ist nicht abzustreiten: wenn Jagd Sport ist, dann ist es ein blutiger Sport.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Este de necontestat faptul ca, daca vanatoarea este un sport atunci este un sport sangeros.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.O governo também promete terras e direitos de caça nos estados em volta.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Pemerintah juga menjanjikan hak tanah dan berburu di negara-negara bagian di sekitarnya.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Regeringen lovar också mark och jakträttigheter i närliggande stater.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Rząd obiecuje również ziemie i prawa do polowania na terenie sąsiednich stanów.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Vláda také přislíbila pozemky a právo lovit v okolních státech.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Vláda tiež sľubuje pozemky a lovecké práva v okolitých štátoch.
Hükümet aynı zamanda toprak ve çevre eyaletlerde avlanma hakkı da vadeder.Η κυβέρνηση υπόσχεται επίσης γη και δικαιώματα κυνηγιού στις γύρω πολιτείες.
Tek başına avlanmak zorunda kalacakAle bude si muset něco chytit sama.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Будучи сыном фермера, умевшим охотиться, мой отец стал превосходным снайпером.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Като син на фермер, който знаеше как да ловува, моят баща беше изключителен стрелец.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Як син фермера, який умів полювати, мій батько був відмінним стрільцем.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.כבן של חקלאי שידע לצוד, אבי היה צלף מצויין.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.وكإبن مزارع كان يعلم كيف يقنص وكان والدي قناصاً بارعاً
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.狩りが得意で 優れた射撃手でした 彼が狙いを定めた標的は
Avlanmayı deneyebiliriz. - Çorbayı da sevmiyorsun ha.Podemos ir de caza. - ¿No te gusta la sopa, tampoco?
Avlanmayı deneyebiliriz.Kita bisa pergi berburu.
Avlanmayı deneyebiliriz.Vadászhatnánk.
Avlanmayı deneyebiliriz.Vi kan gå på jagt.
Avlanmayı deneyebiliriz.We kunnen gaan jagen.
Avlanmayı deneyebiliriz.- Μπορούμε να πάμε για κυνήγι.
Avlanmayı deneyebiliriz.Можем да отидем на лов.
Avlanmayı deneyebiliriz.Не бих отказал пържола. Можем да се опитаме да ловуваме.
Avlanmayı deneyebiliriz..סטייק היה נחמד .נוכל לצאת לצייד
Bir biftek iyi olurdu. Avlanmayı deneyebiliriz.شريحة لحم ستكون أفضل . بإمكاننا محاولة الصيد
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Dus hij zag deze kunst niet als jagersmagie, maar als ansichtkaarten van nostalgie.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.즉 그는, 이 벽화를 사냥의 기술에 대한 것이 아니라, 향수 어린 엽서로 보았습니다
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Postrzegał więc tę sztukę nie jako łowiecką magię, ale jako nostalgiczne pocztówki.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Quindi non vede quest'arte come magia correlata alla caccia, ma come cartoline nostalgiche.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.So sah er diese Kunst nicht als Jagdzauber, sondern als nostalgische Postkarten.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.И така той виждаше това изкуство не като ловна магия, а като картички, описващи носталгия.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Он видел в этом искусстве не охотничью магию, а прощальное ностальгическое послание.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.כך שבעיניו, האמנות הזו לא מייצגת את קסם הציד, אלא היא בגדר גלויות נוסטלגיות.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.لذلك فهو رأى هذا الفن ليس كالسحر، وإنما كمشاعر حنين
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.単に狩猟の儀式を描いたというより 郷愁のメッセージだと考えたのです そのような目で見ると
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.A tyto cvaky používají pro lov a krmení.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Eles usam estes estalidos para caçar e se alimentarem.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Heel snelle kliks worden gezoem dat sociaal wordt gebruikt.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.I delfini usano questi click per cacciare e per nutrirsi.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Ils utilisent ces clics pour chasser et se nourrir.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.이 딸깍거리는 소리를 이용해서 사냥을 하고 먹이를 섭취합니다.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Og de bruger disse klik til at jage og spise.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.(Ruidos de ecolocalización de delfines) Y utilizan estos clics para cazar y alimentarse.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Se folosesc de păcănituri pentru a vâna și a se hrăni.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Tieto cvakavé zvuky používajú pri love a kŕmení.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Und diese Klicks setzen sie zur Jagd und zum Fressen ein.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Używają tych dźwięków podczas polowań i żerowania.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Và chúng dùng những âm này để săn mồi.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Χρησιμοποιούν αυτά τα κλικ για να κυνηγήσουν και να τραφούν.
Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar.Вони клацають, коли полюють і годують.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod