İnsan avlamak mı?Hãy đến, Rainsford.
İnsan avlamak mı?Hunt mannen?
İnsan avlamak mı?Hunt moški?
İnsan avlamak mı?Jagd auf Menschen machen?
İnsan avlamak mı?Jestem myśliwym nie zabójcą. Przyjdź, Rainsford.
İnsan avlamak mı?Kom, Rainsford.
İnsan avlamak mı?Kom, Rainsford.
İnsan avlamak mı?Lovit muže?
İnsan avlamak mı?Είμαι κυνηγός δεν είναι δολοφόνος. Έλα, Rainsford.
İnsan avlamak mı?Хънт мъже?
İnsan avlamak mı?Я мисливець не вбивця. Ну, Рейнсфорд.
İnsan avlamak mı?Я охотник не убийца. Ну, Рейнсфорд.
İnsan avlamak mı?يأتي ، رينسفورد. نقول لكم سوف مطاردة معي.
İnsan avlamak mı?ハント男性?
"Onları avlamak korkunç bir şey. Bunun yerine piyasa kendine çeki düzen vermeli.""그들을 잡아들이는것은 끔찍한 일이에요, 대신, 시장 자신이 변해야 해요"
"Onları avlamak korkunç bir şey. Bunun yerine piyasa kendine çeki düzen vermeli.""Zamiast ich ścigać, rynek mógłby się przystosować do tego."
"Onları avlamak korkunç bir şey. Bunun yerine piyasa kendine çeki düzen vermeli.".זה נורא איך שרודפים אותם ".במקום שהשוק חייב להתאים עצמו
"Onları avlamak korkunç bir şey. Bunun yerine piyasa kendine çeki düzen vermeli."人生はネットより面白い
"Onları avlamak korkunç bir şey." C'est horrible de les pourchasser.
"Onları avlamak korkunç bir şey.'Dar lor la caccia e' orribile.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Det är hemskt att jaga dem. Marknaden får anpassa sig i stället."
"Onları avlamak korkunç bir şey."Det är hemskt att jaga dem. Marknaden får anpassa sig i stället."
"Onları avlamak korkunç bir şey."Det er forfærdeligt at jagte dem.
"Onları avlamak korkunç bir şey."E oribil să-i hăituim aşa.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Es horrible cazarlos.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Es ist schrecklich sie so zu jagen.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Heidän jahtaamisensa on karmaisevaa.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Het is vreselijk om ze op te jagen.
"Onları avlamak korkunç bir şey.'Het is vreselijk om ze op te jagen.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Je strašné je takhle nahánět.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Mengerikan untuk memburu mereka seperti itu.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Szörnyû dolog vadászni õket.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Szörnyű dolog vadászni őket.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Thật khó để tìm chúng.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Thật kinh tởm khi săn đuổi họ.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Είναι φρικτό να τους κυνηγάτε.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Потресаващо е да ги преследват.
"Onları avlamak korkunç bir şey."Это ужасно, чтобы охотиться на них.
"Onları avlamak korkunç bir şey.إنه لأمر مرعب القبض عليهم" "يجب ضبط السوق بدلا من ذلك
Tüm zamanını vahşi imzaları avlamakla mı geçirdin?Вообще-то, я была на свидании.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A v niektorých kútoch sveta používajú nástroje, ako napr. hubky, na lov rýb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A w niektórych częściach świata, używają narzędzi, takich jak gąbki, aby polować na ryby.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Et dans certaines régions du monde, ils utilisent des outils, comme des éponges pour chasser les poissons.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In alcune parti del mondo si servono di strumenti come le spugne per catturare i pesci.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In einigen Erdteilen setzen sie Werkzeuge ein, etwa Schwämme zur Fischjagd.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.În unele părți ale lumii, delfinii folosesc unelte, precum bureții pentru a prinde pești.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.어떤 지역의 돌고래는 도구를 이용합니다. 물고기를 잡는데 스펀지를 쓴다거나요.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Nalgumas partes do mundo usam ferramentas, tais como esponjas, para caçar peixes.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Ngoài ra ở một vài nơi trên thế giới, chúng còn sử dụng các công cụ, như là bọt biển để săn mồi.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Og i nogle dele af verden, bruger de redskaber, som svampe til at jage fisk.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.V některých částech světa používají nástroje jako mořské houby k lovení ryb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Και σε μερικά μέρη του κόσμου, χρησιμοποιούν εργαλεία, όπως σφουγγάρια, για να κυνηγήσουν ψάρια.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.А в некоторых областях они используют приспособления — вроде морской губки — для ловли рыбы.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.У деяких частинах світу вони використовують знаряддя на кшталт губки, щоб полювати на рибу.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.בכמה אזורים בעולם, הם משתמשים בכלים כמו ספוג, כדי ללכוד דגים.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.وفي بعض أنحاء العالم، الدلافين قادرة على استخدام الأدوات مثل استخدام الإسفنج لاصطياد الأسماك.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.魚を捕るイルカもいます しかし大きな疑問が残ります
Yırtıcı hayvan bir şeyleri avlamak istediğinde, gerçek duran şeylere giderCuando algún predador quiere comer una de estas cosas, ir para lo que se ve más sustantivo.
Yırtıcı hayvan bir şeyleri avlamak istediğinde, gerçek duran şeylere giderKhi một con vật săn mồi muốn ăn, chúng sẽ tìm đến một thứ trông có vẻ hấp dẫn.
Yırtıcı hayvan bir şeyleri avlamak istediğinde, gerçek duran şeylere giderKiedy drapieżnik chce zjeść motyla, atakuje tę część jego ciała, która wydaje się najbardziej odżywcza.