Ana içeriğe geç
Sözlük

avcı ile cümle

avcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çayır köpekleri avcılarına karşı da uyum sağlamışlardır.Также для отстрела собак привлекались охотники.
Ancak bu mağaradaki insanlar avcı-toplayıcıydılar.Эти первые народы были охотниками-собирателями.
Kendinden emin bir ödül avcısı.Такой самоуверенный охотник.
Buşman kültürü geleneksel bakımdan toplayıcı-avcı bir kültürdür.Ниакорнат представляет собой традиционную культуру охоты.
Geleneksel olarak balıkçılık ve avcılık yaparlar.Традиционно занимаются охотой и рыбалкой.
Bay Bayanay: Avcı Tanrıçası.Кинуин — богиня-охотница.
"Alaturka Uyarlamalar / Kullanılmış Hikâye Avcıları".Охотники за бриллиантами // Следствие вели…
Bu zaman insanların temel meşguliyeti avcılık ve toplayıcılık vardı.Люди в то время занимались охотой и собирательством.
Kaynak: Minür Avcı.Роль: охотница.
Erişkin bir Tyrannosaurus rex, Şimdiye kadar yaşamış en büyük süper avcılardan biri olmalıydı.Tyrannosaurus rex был одним из самых крупных наземных хищников всего времени.
Esas başarı, 3 BF-109 avcı grubu tarafından elde edilmiştir.33-я эскадрилья заявила о 4 сбитых Bf 109.
Bu nedenle Kuzey Amerika'da birçok yerde yusufçuklar "sivrisinek avcıları" olarak adlandırılırlar.Индейцы Северной Америки широко известны как «охотники за скальпами».
Avcılık yapılabilir.Может охотиться.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.Артемида - богиня диких животных, охоты и лунного света.
Avcı uçakları öncelikle hava üstünlüğü kazanmak için silahlanmışlardır.Палубные истребители одержали первую воздушную победу.
Lara Croft, İngiliz Arkeolog ve Hazine Avcısı dır.Лара Крофт — английская аристократка и искательница приключений.
Alman 420 sınıfı denizaltı avcı gemileri.478-я береговая база бригады подводных лодок.
Göl kıyısında yaşayan kabileler, balıkçılık ve avcılıkla geçinir.Окрестности озера используются для рыбалки и охоты.
Fakat babasının görünümüne bürünen ilk avcı, onun da kalbini alır.Кроме того, первый человек, который съест его плоть, в свою очередь, получит эти знания.
Türk halkları, Altay Dağları bölgesinde yaşayıp, avcılık ve çobancılıkla geçinirler.Подобно поколениям, жившим на Аляске, он живёт охотой и ловлей.
Örneğin, 19. yüzyılda avcılar et ticareti için Kuzey Amerika'daki bizonları hemen hemen yok ettiler.В XIX веке популяция американских бизонов подверглась массовому истреблению в коммерческих целях.
Kuşağın altında bulunan M 42 bulutsusu (nebulası) avcının kılıcıdır.В нижней части M 42 обнаружены несколько коричневых карликов.
Eskiden bir insan avcısıdır.Известно, что он когда-то был охотником.
Halay biterken avcı sesleri duyulur.Слышатся звуки охоты Командора.
Balıkçılık ve Avcılıkla ilgilenmiştir.Увлекается рыбалкой и охотой.
Kız kardeşi Bahar (Sedef Avcı) hastadır ve yüksek maliyetli bir tedaviye gereksinimi vardır.محمود عبد المغني : "صبحي" ٱسم الشهرة "شربية" وهو ٱبن أخت "عطه"، يحب "عزيزة" ويتمنى الزواج منها.
1530 ile 17. yüzyılın başları arasında, Red Bay büyük bir balina avcılığı bölgesi idi.بين عامي 1530 و أوائل القرن السابع عشر، كان الخليج الأحمر منطقة صيد الحيتان الباسكية الرئيسية.
Bu yaratıkların süper avcı olmasına gerek yoktur.لا تحتاج هذه الكائنات إلى أن تكون مفترسات عليا.
F-16 büyük Batı kökenli avcı projesi sonucunda üretimi 1976 yılında onaylanmıştır.وتم التصديق على انتاج الصقر المقاتل إف 16 كنتيجة لمشروع القنص الغربي الكبير في عام 1976.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.وكانت مجموعات هنود باليو صيادين محترفين وحملوا معهم مجموعة متنوعة من الأدوات.
1986’dan 1990 yılına kadar Türkiye’de kerevit avcılığı yasaklanmıştır.تم حظر لحم الكلاب في ألمانيا منذ عام 1986.
Geleneksel olarak balıkçılık ve avcılık yaparlar.خرجوا للصيد كعادتهم.
"Avcı'dan sürpriz kadro"."الصياد غراخوس" «Der Jäger Gracchus».
Orion avcı bir Yunan devdir ve dünyanın en yakışıklı erkeğidir.أرسطو أوناسيس، رجل أعمال يوناني وأحد أغنى الرجال في العالم.
Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı.قبل اكتشاف النفط ركز اقتصاد المنطقة القطرية على صيد السمك واللؤلؤ.
Avcılar, ve Hırsızlar...اللص والكلاب..
Angel avcılıkta ona yardım ediyordu.وأن رستم يقتله بمعونة العنقاء.
Son olarak da İlk Avcı tarafından Willow saldırıya uğrar.و"هاربون" تتعرض للهجوم للمرة الأولى.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.ديانا وهي أم الحيوانات المتوحشة والغابات وإلهة القمر.
Balıkçılık ve Avcılıkla ilgilenmiştir.وتشتهر بالزراعة و صيد السمك.
1974 yılında avlanması yasaklanmadan önce 176 balina Sovyet avcılarınca yakalanmıştır.ويبلغ عدد الحيتان الموثقة التي قتلت في مياه الاتحاد السوفيتي 176 حوتاً، وذلك حتى توقُّف الصيد عام 1974.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.أصبح هجره لغون محفزاً لهذا الأخير على أن يكون صياداً.
Fakat özellikle 2008'den bu yana define avcıları tarafından tahrip edildi.اعتبارا من عام 2008، ما زال مرتكبي هجمات الحرمان مجهولين.
Avcılar, güçlü olmaya hazır mısınız?"فهل الأقباط مضطهدون؟!
Eurofighter Typhoon ,Avrupa Birliği yapımı çok amaçlı, çift motorlu, delta kanatlı avcı uçağı.يوروفايتر تايفون، ذات المحركين، ومن الطائرات المقاتلة متعددة المهام.
Havalimanı, avcı uçakları tarafından da kullanılmaktadır.ونفس الشيء جري مع طائرات سلاح الجو الاسباني.
Nazi avcısı Simon Wiesenthal ise, Bormann'ın Güney Amerika'da yaşadığına inanıyordu.O caçador de nazis Simon Wiesenthal acreditava que Bormann vivia na América do Sul.
Noland ayrıca, daha büyük Avcılar ve daha küçük Avcılar arasında kan davası yaşandığını da ortaya anlatır.Noland também revela que há uma rixa de sangue entre os predadores maiores e os menores.
Brown tilki avcılığı yapmaktan hoşlanır ve kendi tilki avcılığı kulübünün ustabaşısıdır.Brown gosta de caça à raposa e dirige o Fox Hunt Club.
Ayrıca, başarılı bir uzaylı türün, tıpkı Homo sapiens gibi, bir süper avcı olması gerektiği öne sürülmüştür.Também foi proposto que uma espécie alienígena bem sucediada seria um superpredador, como é o Homo sapiens.
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.Nesta zona é proibida a caça.
Avcılık için uygun bi doğaya sahipdir.Possui um instinto natural de caça.
Tank Avcıları Taburu.Batalhão de Caçadores.
Japonya ayrıca yarı ticari balina avcılığını destekleyerek tartışmalara yol açmıştır.O Japão também foi criticado por apoiar, quase comercialmente, a pesca baleeira.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Suas diversões preferidas eram a caça e a pesca.
Lightning, Britanya yapımı tek Mach 2 avcı uçağıdır.O Lightning era a única aeronave britânica capaz de atingir Mach 2.
Melaka "Mel" Fray 19 yaşında bir hırsız ve bir vampir avcısıdır.Uma ladra de 19 anos, também chamada de "Mel" caçadora de vampiros.
Bu avcılar, zamanla pek çok yeniliğe yol açan cihazlar için bir ticari pazar açtılar.Estes caçadores abriram um comércio de dispositivos que levaram a várias melhorias ao longo do tempo.
Elde edilen veriler ve prehistorik avcılık hipotezleri arasında bazı tutarsızlıklar vardır.Existem algumas inconsistências entre os dados atualmente disponíveis e a hipótese da matança pré-histórica.
Alçak Ada fok balığı avcılarıyla 1820 yıllarıyla tanınır.A ilha Baixa foi muito conhecida por caçadores de foca em idos de 1820.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod