Ana içeriğe geç
Sözlük

avare ile cümle

avare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çalışma avareliğe tercih edilir.Work is preferable to idleness.
Tom ne hakkında avare avare dolanıyor?What's Tom rambling on about?
Tom'un avare olduğunu biliyordum.I knew that Tom was a bum.
Tom, Boston caddelerinde avare avare dolaşıp şehri ve insanları gözlemleyen biri.Tom is a flâneur in the streets of Boston.
Hobo, göçmen işçi ya da evsiz avare gezen beş parasız kimse.A hobo is a migratory worker or homeless vagabond, often penniless.
Bu dönemde meteliksiz bir şekilde arkadaşlarından geçinerek avare bir hayat sürdü.More than once in his life he had to break unbridled horses.
Bana bak! Yoksa yine o avare ođlanla mý berabersin?Listen to me!Are you with that wanderer boy again?
Rabbi'nin hizmetini yap. Seni avare koymaz.Make service for your Lord and He doesn't leave you idle.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.It features two of these deep rovers, and I can criticize them because these sweet things are mine.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Let his children be wandering beggars. Let them be sought from their ruins.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.I have gone astray like a lost sheep. Seek your servant, for I don't forget your commandments.
Juanjo Avarez MartinezJuanjo Avarez Martinez
Ortadaki dişli avare dişlisidir.The middle, medium-sized gear is an idler gear.
Bu dönemde meteliksiz bir şekilde arkadaşlarından geçinerek avare bir hayat sürdü.Ab dieser Zeit führte er mit seiner Familie ein unstetes Leben.
Avarenin Oğlu, Raj Kapoor'un yönettiği 1973 yapımı Hint filmi.Bobby, film indien réalisé par Raj Kapoor en 1973.
Türkiye'de özellikle Avare (1951) filmiyle tanınmıştır.Quizás sea principalmente reconocida por su libro Una Tierra (1951).
Avare Yıllar, Orhan Kemal tarafından kaleme alınan, 1950 yılında basılan roman.Retrato de la década de 1930, atribuido a Karel van Campen.
Türkiye'de özellikle Avare (1951) filmiyle tanınmıştır.È nota anche per la sua opera A Land (1951).
Turist Ömer, avare, dertsiz tasasız yaşayan, fakir bir kişidir.Segundo ele, havia um oásis, pobre e pouco habitado.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!(108:10) да скитаются дети его и нищенствуют, и просят хлеба изразвалин своих;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Andem errantes os seus filhos, e mendiguem; esmolem longe das suas habitações assoladas.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Anden sus hijos vagabundos y mendigando; procuren su pan lejos de sus casas arruinadas
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Biarlah anak-anaknya menjadi pengemis yang mengembara, dan diusir dari reruntuhan rumahnya
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Buďtež běhouni a tuláci synové jeho, žebřete, vyhnáni jsouce z poustek svých.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!bujdossanak az õ fiai és kolduljanak, és elpusztult helyeiktõl távol keressenek [eledelt.]
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Copiii lui să umble fără niciun căpătîi şi să cerşească, să-şi caute pînea departe de locuinţa lor dărîmată!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!hans Børn flakke om og tigge, drives bort fra et øde Hjem;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!In neprestano naj se klatijo in beračijo otroci njegovi in iščejo naj kruha daleč od podrtih bivališč svojih.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Jeho synovia nech sú tulákmi, nech žobrú a nech hľadajú svoj chlieb zo svojich spustlých bývanísk.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Kierrelkööt hänen lapsensa alati kerjäten, anelkoot kaukana kotinsa raunioilta.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!그 자녀가 유리 구걸하며 그 황폐한 집을 떠나 빌어먹게 하소서
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Laten zijn kinderen maar overal ronddwalen en bedelen voor de kost; zij zullen overal weggejaagd worden.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Må hans barn alltid gå husvilla och tigga och söka sitt bröd fjärran ifrån ödelagda hem.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con cái nó hoang đàng và ăn mày, Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng nó.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con_cái nó hoang_đàng và ăn_mày , Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng_nó .
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Niech będą biegunami i tułaczami synowie jego, niech żebrzą, a niech żebrzą wychodząc z pustek swoich.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!og la hans barn flakke omkring og tigge, og la dem gå som tiggere fra sine ødelagte hjem!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Que ses enfants soient vagabonds et qu`ils mendient, Qu`ils cherchent du pain loin de leur demeure en ruines!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Seine Kinder müssen in der Irre gehen und betteln und suchen, als die verdorben sind.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Vadano raminghi i suoi figli, mendicando, siano espulsi dalle loro case in rovina
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Και ας περιπλανωνται παντοτε οι υιοι αυτου και ας γεινωσιν επαιται, και ας ζητωσιν εκ των ερειπιων αυτων.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Децата му нека се скитат винаги и станат просяци, И далеч от развалените си жилища нека просят хляб.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!ונוע ינועו בניו ושאלו ודרשו מחרבותיהם׃
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!‎ليته بنوه تيهانا ويستعطوا. ويلتمسوا خبزا من خربهم‎.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒 女 漂 流 討 飯 、 從 他 們 荒 涼 之 處 出 來 求 食
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒女 漂流 討飯 、 從他們荒涼 之 處出來 求 食
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Ci sono due rover sottomarini e potrei criticarli perché queste belle cosucce sono mie.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Er doen twee van deze diep onderzeers mee, en ik mag ze bekritiseren, want deze schatjes zijn van mij.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Es kommen zwei dieser Tiefenrover vor und ich kann sie bemängeln, denn diese hübschen Dinger gehören mir.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.영화에는 이런 심해 탐사정이 두 대 나오는데, 이것들은 비평할 수 있습니다. 왜냐면 이 귀여운 것들은 제가 만들었거든요.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Se trata de dos viajeros, y los puedo criticar porque esas dulces cosas son mías
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Występują w nim dwa głębinowe batyskafy i je mógłbym skrytykować, bo to moje dzieło.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.В него участват двама от тези дълбочинни скитници и мога да ги критикувам, защото тези сладури са мои.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.Там показаны два таких глубоководных аппарата, и я могу их критиковать, потому что эти лапочки мои.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.הסרט מציג שניים מרכבי העומק הללו, ואני יכול לבקר אותם כי הדברים החמודים האלה הם שלי.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.انه يلمّح لاثنين من هذه الغواصات الجوّالة، وأنا أستطيع أن أنتقدهم لأن هذه الأشياء الحلوة هي ملكي.
Iki tane derin avareyi konu alıyor, ve bunu eleştiriyorum çünkü bu şeker şeyler benim.ここがダメです あれらは私のものなんです これは古典的潜水艦の中でも
Juanjo Avarez MartinezJuanjo Avarez Martinez
Juanjo Avarez MartinezJuanjo Avarez Martinez
Juanjo Avarez MartinezJuanjo Avarez Martinez
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod