Belki de bu durum iki avantaj sunuyor.Vielleicht bietet es zwei Vorteile.
Belki de bu durum iki avantaj sunuyor.Може, вони пропопують нам дві переваги.
Belki de bu durum iki avantaj sunuyor.もう1つの理論は、たぶんこの模様が
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Talvez tenhamos sido nós quem pegou nesta vantagem natural que tínhamos e a desperdiçou.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Chúng ta có thể là những người lấy đi ưu điểm này của mình và phá hỏng nó.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Forse siamo quelli che hanno preso questo vantaggio naturale e l'abbiamo rovinato.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Kanske vi är dom som har tagit den naturliga fördelen vi hade och förstörde den.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.아마도 우리가 가진 이런 선천적인 이점을 망치고 있는 존재들입니다.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Misschien zijn wij degenen die het natuurlijk voordeel dat we hadden verspild hebben.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Może wzięliśmy tę naturalną przewagę i ją popsuliśmy.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možná, že jsme sebrali tuto přírodní výhodu, kterou jsme měli, a zničili jsme ji.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možno, že sme sme zobrali túto prírodnú výhodu, ktorú sme mali a zničili sme ju.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Mungkin kita sendirilah yang mengambil keunggulan alamiah ini dan kita merusaknya.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.On avait peut-être un avantage naturel et on l'a gâché.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Poate că noi suntem cei care am luat acest avantaj natural şi l-am stricat.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Quizá hemos tomado esta ventaja natural que siempre hemos tenido y la hemos estropeado.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Talán mi voltunk azok, akik vettük ezt a természetes előnyünket, és elrontottuk.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Vielleicht sind wir diejenigen, die diesen natürlichen Vorteil haben verderben lassen.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Ίσως εμείς είμαστε αυτοί που πήραμε αυτό το φυσικό πλεονέκτημα που είχαμε και το χαλάσαμε.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Може би ние сме тези, които са взели това природно предимство, което сме имали, и сме го развалили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Может быть, нам изначально было дано это природное преимущество, а мы его испортили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.אולי לקחנו את היתרון הטבעי שהיה לנו וקלקלנו אותו.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.اننا الفصيل الذي استحق هذه الميزة ولكنها افسدناها
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.私たちなのかもしれません どうやってダメにしてしまったのでしょう?
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Ăsta-i avantajul meu competitiv, nu vă văd, e mai puțin înfricoșător.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.C'est ça, mon avantage concurrentiel, je vous vois pas, alors ça fait moins peur.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Dat is mijn competitief voordeel: ik zie jullie niet, dus is het minder angstaanjagend.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Esa es mi ventaja, no los veo, así que da menos miedo.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.제 경쟁우위는 제가 여러분을 보지 못하기 때문에 덜 두려워한다는 것입니다.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Questo è il mio vantaggio concorrenziale, non vi vedo, quindi fate meno paura.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.A lucra pe cont propriu îşi are avantajele sale.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.A saját biznisznek is megvan az előnye!
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Att vara sin egen har vissa fördelar.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.At være selvstændig har visse fordele.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Bekerja sendiri ada keuntungannya.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Eigen baas zijn heeft z'n voordelen.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Essere il capo ha i suoi vantaggi.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Être son propre patron, ça a ses avantages.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var. İstediğim kadar çalışıyorum.?מקס, מותק, מה קורה
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Posiadanie własnej firmy ma swoje zalety. Sam ustalam sobie godziny.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Ra làm ăn độc lập cũng có những ưu điểm...
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Svoj posel ima prednosti.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Tener tu propio negocio tiene sus ventajas.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Trabalhar por conta própria tem as suas vantagens.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Wenn man sein eigener Boß ist, das hat Vorteile.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Yksityisyrittäjyydessä on etunsa.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Η δική σου επιχείρηση έχει τα πλεονεκτήματά της.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Има си предимства да си собственик.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Има си предимства да си собственик.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.حسناً والعمل لحسابك الخاص له مميزات عديدة
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Ahora bien, tener un gran cerebro, como saben, es una gran ventaja porque uno puede influir en el ambiente.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Grote hersenen hebben is een groot voordeel, want je kan je omgeving gaan beïnvloeden.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.아시다시피 큰 뇌를 가지고 있는 것은 큰 이점이 있습니다. 실제로 우리가 환경에 영향을 줄 수 있기 때문입니다.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Ni vet att det är ett starkt övertag att ha en stor hjärna, för då kan man påverka sina omgivningar.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Posiadanie dużego mózgu jest, jak wiecie dużą zaletą, bo można dzięki temu wpływać na swoje środowisko.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.To, že máme veľký mozog, je, ako viete, veľkou výhodou, pretože tak sa dá ovládať prostredie.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Wir haben also ein großes Gehirn, ein großer Vorteil, weil wir unsere Umgebung beeinflussen können.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.Як ви знаєте, великий мозок це головна перевага, оскільки він дозволяє впливати на навколишнє середовище.
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.קל יותר לעכלו. כאשר יש מוח גדול, כפי שאתם יודעים, זהו יתרון גדול,
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.الان نحن نملك دماغ كبير كما تعلمون انه فائدة كبيرة لنا لانه يؤثر على محيطك