avantajı ile cümle
avantajı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Michael bunu kendi avantajı olarak kullanmayı başardı" dedi.Он увидел в этом предзнаменование» для себя.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Однако преимущество белых в блице и играх между новичками менее значимо.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.Льюис получил очередное предупреждение.
Eğer generalin avantajı çok değilse düşmanı bozguna uğratmayı seçebilirdi.Если их запас не слишком велик, то это улучшает шансы противника.
'Selektif yapışkanlık' özelliği DNA'dan makina inşa etmenin en önemli avantajıdır.Это свойство нуклеотидов является ключевым преимуществом в строительстве ДНК-машин.
Bu dezavantajlar birçok avantajı elimine etmektedir.Использование этой постановки даёт несколько преимуществ.
Oyunda her ırkın farklı bir avantajı vardır.Каждой расе в игре отведена отдельная кампания.
Yurt dışına ulaşımda ise deniz yolu avantajı kullanılabilmektedir.Во внешних перевозках преобладает морской транспорт.
Performans avantajı farkedilememiştir.Судьба спектаклей оказалась различной.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.فمناهج الأجايل تُسخر التّغيير لصالح الميزة التنافسية للعميل.
Bu üst açı grubunun oluşum sebebi ve en önemli avantajıdır.الهو هو الجزء الأساسي الذي ينشأ عنه فيما بعد الأنا والأنا الأعلى.
Bir bu gösterim'in bir avantajı yeni indisler için yeni harfler icat etmek zorunda değildir.ولكن لغة الكتابة التي كانت موجودة لا تتيح فرصة توصيل هذه الأفكار الجديدة للشعب.
Bu yaklaşımın avantajı çok az yazılım geliştirme gerektirir ya da hiç gerektirmez.من السهل نسبياً بناء هذه الصواريخ وتتطلب القليل من التدريب أو لا تحتاجه على الإطلاق.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.A vantagem do modelo de Moore é a simplificação do comportamento.
Bunun avantajını kullanarak 14 Eylül 1047 tarihinde başkentten Adrianopolis'e kaçtı.Aproveitando-se disso, ele fugiu da capital e foi para Adrianópolis em 14 de setembro de 1047.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.O Pedro II tinha outra vantagem.
Bütün sezon boyunca saha avantajı için çok çalıştık ve bugün o avantajı kullandık."Trabalhamos arduamente durante toda a temporada e agora recebemos a nossa justa recompensa."
Bu şehrin çok avantaji vardır."Essas localidades realmente precisam de muita ajuda."
Bir negatif değer gecikmeyi ve pozitif değer avantajı gösterir.Um valor negativo representa um atraso, e um valor positivo representa um adiantamento.
Avantajı ise müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesidir.Os servidores dedicados possuem a vantagem de atender a uma requisição de um cliente mais rapidamente.
Avantajı, ekstraksiyon işlemini daha basit olmasıdır.Vale salientar que a ventilação é mais eficiente do que a exaustão.
Ev sahibi avantajını eline almıştır.De winst komt toe aan de eigenaar.
Hüküm sürdüğü 14 yıl boyunca tek avantajı zekası olmuştur.Vanaf zijn 14de jaar kon iedereen een zeker bedrag sparen.
Bir klişeyi kendi avantajına dönüştürebiliyor." demiştir.Dan kan ik hem een fax sturen".
Avantajı ise müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesidir.Het voordeel voor de klant is de makkelijke vindbaarheid van gezochte materialen.
Basketbolda uzun oyuncuların avantajı vardır.Lange spelers hebben een voordeel in basketbal.
Fakat onun avantajını kullanamadı.Z przywileju jednak nie skorzystano.
Oklu gösterimin avantajı el yazılarında kolaylıkla kullanılabilir olmasıdır.Elektorencefalogram może być użyteczny w trudnych przypadkach.
Bu sözlüklerin en büyük avantajı o okulla ilgili bilginin yoğunluğudur.Jego prestiż przyczynił się do znaczenia tej szkoły.
Qin'in diğer bir avantajı da, verimli, büyük bir orduyla kabiliyetli komutanlara sahip olmasıydı.Karol miał szczęście posiadać bardzo zdolnych dowódców na tyłach swej armii.
D sınıfı bir amplifikatör kullanmanın genel avantajı verimli oluşudur.Obecne implementacje języka D generują kod maszynowy, aby zapewnić maksymalną wydajność.
Avantajı ise müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesidir.Miarą dojrzałości firmy informatycznej jest szybkość odpowiedzi na potrzeby klienta.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.Agila metoder utnyttjar förändring till kundens konkurrensfördel.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.Adeln hade även andra privilegier.
Firmaya avantajı üretim maliyetlerini düşürme doğrultusunda bir yaklaşım olmasıdır.Kan företaget göra en vinst om produkten lanseras?
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Перевагою моделі Мура є спрощення поведінки.
Bu şehrin çok avantaji vardır."Зараз у країни є хороший шанс».
Bu dezavantajlar birçok avantajı elimine etmektedir.Використання цієї постановки дає кілька переваг.
Satrançta ilk hamle avantajı, satrançta ilk hamleyi yapan taraf olan Beyazın doğal avantajıdır.Výhoda prvního tahu je míra zvýhodnění bílého, tedy začínajícího hráče v šachu.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.V rapidu je statistická úspěšnost menší a stejně tak při partiích slabších hráčů.
Hangi maliyet merkezinde rekabet avantajınız var ?Jaká je vaše konkurenční výhoda?.
Avantajı ise müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesidir.Výhodou pro podniky je rychlá zpětná vazba od zákazníků.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Výhodou Panhardovy tyče je její jednoduchost.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Avantajul modelului Moore este simplificarea comportamentului.
Bir klişeyi kendi avantajına dönüştürebiliyor." demiştir.Putea oricând să transforme un clișeu într-un avantaj.”
Bütün sezon boyunca saha avantajı için çok çalıştık ve bugün o avantajı kullandık."Am muncit din greu tot sezonul și tocmai am primit premiile.”
İkincil duyaçların(sensörlerin) en büyük avantajı ulaşılamayan yerlere ulaşabilme yeteneklerinin olmasıdır.Un beneficiu major al senzorilor extrinseci este abilitatea lor de a ajunge în locuri altfel inaccesibile.
R&B tarzı ritimlerin uyumu -ve R. Kelly'nin konuk görünüşü- Gaga'nın sesine yeni bir ruh avantajı sağlıyor.Pentru a potrivi ritmul în stil R&B — și colaborarea cu R. Kelly — Gaga își găsește o latură soul a vocii ei.”
Fakat onun avantajını kullanamadı.Nu știuse să profite de avantajul avut.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.Cum s-a modificat comportamentul de consum al potențialilor clienți?
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.De aceea, el trebuie să ajungă în acel loc în care să-l făurească.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Principal avantaj al minelor este costul lor scăzut și posibilitatea de a fi ascunse.
Kontrat almanın tek avantajı koz belirleyebilmektir.Singura diferenta apare la modalitatea de prindere.
Elde ettiği avantajı takip ederek Tizpon şehrini ele geçirmiş ve 298'de barış istemek zorunda kalmıştır.Kihasználva a helyzeti előnyét bevette Ktezifon (Ctesiphon) városát és 298-ban Narses békét kért.
Siyah ve Beyazın Satrançtaki Avantajı.Tollazatuk színében a fehér és a barna dominál.
Radyo teleskopların en önemli avantajı, birbirlerine bağlanabilmeleridir.A rezonátorcső hosszát legegyszerűbben teleszkópszerűen egymásba tolható részekkel lehet megváltoztatni.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Tilastojen mukaan valkean voittoprosentti on hieman pienempi pikapeleissä ja heikkojen pelaajien välillä.
Buna ek olarak, aktif karbon üzerinde grafen bir avantajı daha yüksek elektrik iletkenliği.Grafeenin etu aktivoituihin hiiliin nähden on sen korkeampi sähkönjohtokyky.
Hangi maliyet merkezinde rekabet avantajınız var ?Mutta mitä ihmiset ovat valmiita maksamaan omasta paikasta kisassa?
Söz konusu metot, kolay çözüm avantajına karşın ters Laplace dönüşümünün zorluğu ile dengelenir.Paineilmaan verrattuna monimutkaistava tekijä on paluulinjan tarve.
İlgili Sayfalar