Fakat bellek uydumculuğunun bazı avantajları da vardır.Nepotizem ima lahko tudi določene prednosti.
Fakat onun avantajını kullanamadı.Ta privilegij ni izkoristila.
Avatar (film), James Cameron'un 2009 yılı ABD yapımı bilim-kurgu filmi.Avatar je ameriški znanstvenofantastični film iz leta 2009, ki ga je režiral James Cameron.
Avarlar ile müttefik olan Persler Konstantinopolis'i almaya teşebbüs ettiler, ancak yenildiler.Povezani z Avari, so Perzijci skušali zavzeti Konstantinopel, vendar so bili premagani.
Yapımcılığı Bloodshy & Avant tarafından gerçekleştirilen şarkı, aslında In the Zone albümü için kaydedildi.Pesem je produciral duet Bloodshy & Avant in v originalu so jo nameravali izdati na albumu In the Zone.
Bu özelliğinin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır.Razumeti moramo lastne prednosti in pomanjkljivosti.
Asfalt leşlerinin birçok avantajı vardır.Termični pristop ima številne prednosti.
Gemilere eklenen dümen çetrefil hava koşullarında avantaj sağlamaktaydı.Razvrstitev ladij v zgodnjih trenutkih spopada.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Presenetljiva lastnost evolucije je njena preprostost.
Bu sayede İşçi Partisi ilk kez Avam Kamarası'na girebildi.Tu je prvič prišel v stik z delavskim socialnim gibanjem.
Bu sırada Avar topraklarında Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır.V tem času se je v Srbiji domnevno začelo širiti krščanstvo.
Erkekler ortalama olarak daha ızın boyludurlar ve bunun hem avantajları hem de dezavantajları bulunmaktadır.Tema o anoreksiji je vedno bolj aktualna,kar s seboj prinaša prednosti in slabosti.
Bhakti'nin zirvesini sembolize eder ve kimilerine göre Şiva'nın avatarlarındandır.Bonomi verjame, da so bili, in zdi se, da nekaj skulptur podpira njegovo stališče.
602 itibarıyla, başarılı Bizans seferleri Avarları ve Slavları Tuna'nın gerisine itti.Do leta 602 je z nizom uspešnih vojnih pohodov potisnil Avare in Slovane nazaj preko Donave.
Bu cephede uzun ve kanlı savaşlar sonucunda taraflar birbirine karşı bir avantaj elde edememiştir.Končni spopad je bil srdit in krvav, vendar nobeni strani ni prinesel odločilne prednosti.
Bu küçük kuvvet Avar'ın ilerlemesini engelledi ve hatta ganimetlerin bir bölümünü elde etti.Edina uspeha te vojne sta zavzetje Askalona ter manjša razširitev zaledja.
Betonarmenin Avantajları Yangına karşı iyi bir koruyucudur.Je vitek steber s kipom varuha pred ognjem.
Konstantinopolis kuşatmaları, Avar Kağanlığı'nın en büyük askeri başarılarından biri olmuştur.To videnje je bilo prav gotovo eno od Konstantinovih propagandnih orožij.
Beyaz, 6.d4 (Lolli Akını) ile küçük bir avantaj yakalar.L-39 uporablja rahlo naklonjeno krilo z majhnim (2½0) dihedralom.
Bunun gibi bazı araştırmacılar da Avarlar ile Uarların aynı olduğunu söylemektedir.Dolgoletne raziskave so pokazale, da so s podobnimi virusi okužene opice.
İnsanlar yüzyıllardır bu türü avlamak için Kuzey Atlantik'te ava çıkmışlardır.Japonci že stoletja nabirajo hrano v morju.
Her yerde avaz avaz bağırmaya başladı.Tedaj je na vso moč zajokal.
Bu çok önemli bir avantajdır.Tai didelis jo privalumas.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Pirmieji gyventojai buvo įvairios ilyrų gentys.
Stirling motorunun uygulamada bazı avantaj ve dezavantajları vardır.Mini sijono dėvėjimas turi tam tikrų privalumų ir trūkumų.
Efsaneye göre, kral ava çıktığı bir gün ormanda uyuyakalmıştır.Pasakojama, kad imperatorius Pranas Juozapas kartą, grįždamas iš medžioklės, pasiklydo miške.
Bu özelliğinin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır.Tai turi savų privalumų bei trūkumų.
Oyunda her ırkın farklı bir avantajı vardır.Kiekvieną žaidimo frakcija rangus gauna skirtingai.
Bir klişeyi kendi avantajına dönüştürebiliyor." demiştir.Gali save pakeisti į auksą“.
Ancak daha büyük kafesler bu küçük evcil kuşlar için daha da avantajlıdır.Šis porūšis tik nežymiai didesnis už sibirines mažąsias gulbes.
Futbolda sonuca ve skora gitmede avantaj sağlayacak pozisyonlarda pas almak, önemli bir beceridir.Europos pirmenybių mastą atitinkančios sporto halės projektavimas ir statyba buvo nelengvas uždavinys.
Bu şehrin çok avantaji vardır."Miestas gavo daug privilegijų.
Ama ara frekansın pek çok avantajı vardır.Horizontalus segmentavimas turi daug privalumų.
Başkenti Raratonga atolündeki Avarua'dır.Sostinė – Avarua, esanti Rarotongos saloje.
Ancak nişastanın daha az yer tutmasını sağladığı için bir avantaj temin eder.Pagrindinis plokštelių pranašumas buvo toks, jog jos užėmė mažiau vietos.
Radyo teleskopların en önemli avantajı, birbirlerine bağlanabilmeleridir.Pro didelius teleskopus galima pamatyti didžiausias jų paviršiaus detales.
Hatta Avar soylularının büyük bir kısmı ölmüştür.Buvo išžudyta ir didžioji dalis Jaunimo sodybos vaikų.
Avarların savaş taktikleri Moğolların savaş taktiklerine benzemektedir.Nindzių taktika skiriasi nuo samurajų taktikos.
Avarlar 582 yılında şehri ele geçirip, yıkmışlardır.Avaarid vallutasid ja hävitasid linna aastal 582.
Ava adında bir kız kardeşi vardır.Tal on üks õde, Ava.
Bir genin (hatta tüm bir genomun) kopyalanmasının diğer bir avantajı ise yedeklemeyi artırmasıdır.Veel üheks eeliseks duplikaatsete geenide (või isegi terve genoomi) juures on suurem kõdusus (redundancy).
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Mitmed elanikud on teise põlvkonna immigrandid.
Nanoantenlerin öne sürülen en büyük avantajlarından biri -teorik olarak- yüksek olan etkinlikleridir.Üheks suuremaks nanoantennide eeliseks peetakse nende suurt teoreetilist efektiivsust.
Avar Ordusu, Temmuz 626'da Konstantinopolis şehri önünde geldi.Pärsia liitlased avaarid piirasid juulis 626 Konstantinoopoli ümber.
Bunun pek çok yönden avantajları bulunmaktadır.See on mitmes suhtes soodne tulemus.
Ticarete izin vermek yerine, birçok alan, serbest ticaretin avantajlarına odaklanmaktadır.Kasutusele on võetud mitmeid infosüsteeme, eelistatud on vabavaralised lahendused.
Avarlar, yaklaşık aynı zamanlarda Tuna boyunca ortaya çıkmışlardır.Lennukite katsetamine toimus peaaegu samaaegselt.
Vergi avantajları sebebiyle kentin nüfusu büyüme eğilimi göstermektedir.Elanike arv kasvab hoogsalt maksusoodustuste tõttu.
Tekrar-kullanılabilirlik teknik ve ekonomik olarak çeşitli avantajlar sunmaktadır.Tal on rida eeliseid nii tehnilises kui ka majanduslikus mõttes võrreldes teiste töötlemisviisidega.
Avantaj İngilizler'in elindeydi.Jõudude tasakaal kaldus järjekindlalt inglaste kasuks.
Nakliyat sigortası hasar incelemelerinde, avaryanın müşterek mi yoksa hususi mi olduğu önem taşır.Põrututusindikaator näitab, kas kaup on transportimisel või ladustamisel saanud ohtlikke põrutusi.
E-kitap okuyucular bu avantajından ötürü kullanıcılara çok daha iyi bir okuma deneyim sunar.Kirjade sildistamise abil saavad kasutajad oma kirjadest parema ülevaate.
Karşılığında Avatar'ın teslim olmasını isterler.Ordu pidi pakkuma vastutasuks piiskopkonnale sõjalist kaitset.
Avarların ekonomik sistemi zayıftır ve göçebe hayvancılık üzerine kuruludur.Metslaste eksistents on avalik ja seda hoiavad ohjes hõimuseadused.
Avantajları arasında düşük sistem-kaynak kullanımı, basitlik ve hız vardır.Selle viisi eelis on lihtsus, kiirus ja odavus.
Bu durum onlara savaşlarda avantaj sağlar.Hinnatakse omadusi, mis annavad nendes kaklustes eelist.
Siyah ve Beyazın Satrançtaki Avantajı.Sulestikus domineerivad valged ja mustad toonid.
Bu bakımdan gerek üreticilere gerekse tüketicilere önemli avantajlar sağlamaktadır.Oluline on seadmetes kasutada valmistaja poolt soovitatud rõhku.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Partei ei ole kunagi võitnud kohti Briti parlamendi alamkojas.
Bir diğer avantajı da daha düşük bant genişliğine ihtiyaç duymasıdır.Eespool nimetatud tehnoloogia teine tähtis eelis on see, et see vajab vastuvõtjas vähem tasakaalustamist.