av ile cümle
av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Avustralya siyasetini asla anlayamayacağım.I'll never understand Australian politics.
Onlar Avustralya'da Fransızca mı konuşuyorlar?Do they speak French in Australia?
Biz Avustralya'daki en iyi takımız.We're the best team in Australia.
Avustralya'da insanlar samimi.People are friendly in Australia.
Avustralya'nın büyüleyici olduğunu düşünüyorum..I think Australia is fascinating.
Gerçekten herhangi bir avantaj görmüyorum.I really don't see any advantage.
Tom avazı çıktığı kadar bağırdı.Tom shouted at the top of his lungs.
Tom, Mary'yi bir avukat olarak tutmak istedi.Tom wanted to get Mary an attorney.
Tom Jackson, Mary'nin yeni avukatıdır.Tom Jackson is Mary's new attorney.
Tom avukatına danıştı.Tom consulted with his attorney.
Yayla avlanma sezonu bugün açılıyor.Bow hunting season opens today.
Avukatlarımızı bekliyoruz.We're waiting for our lawyers.
Kaplanlar, av bulmak için çok geniş bir alanı dolaşırlar.Tigers roam over a very large area to find prey.
Tom avukatıyla görüştü.Tom conferred with his lawyer.
Avrupa bizim en büyük pazarımızdır.Europe is our biggest market.
O Avustralya'da olabilir mi?Can that happen in Australia?
Tom ele avuca sığmaz bir çocuk.Tom is an unmanageable child.
Avans ödemesi gereklidir.Advance payment is required.
Bu bizi gafil avladı.This caught us by surprise.
Başka bir avukat tutuyorum.I'm getting another lawyer.
Avustralya'yı sevmelisin.You gotta love Australia.
Avustralya bir örnektir.Australia is an example.
Sadece bir av var.There's only one catch.
En iyi avukat kim?Who's the best lawyer?
Tom avukatım için ödedi.Tom paid for my lawyer.
Avusturya-Macaristan imparatorluğunun kalbi Viyana idi.Vienna was the heart of the Austro-Hungarian empire.
Tom avukatı kovdu.Tom fired the attorney.
Avantaj hâlâ Tom'da.Tom still has an edge.
Tom hâlâ avantajlı.Tom still has an edge.
Tom hiç avlanmadı.Tom has never hunted.
Balayı için Avustralya'ya gitmek güzel olurdu.It would be nice to go to Australia for the honeymoon.
"Ne kadar süredir Avustralya'dasınız?" "3 yıl.""How long have you been in Australia for?" "3 years"
Av bitti.The hunt is over.
Tom Mary'yi nasıl avucunun içine alacağını bilir.Tom knows how to push Mary's buttons.
Ben bir Avrupalıyım.I'm a European.
Ben Avrupalı değilim.I'm not from Europe.
Ben Avustralya'lı değilim.I'm not from Australia.
Ben hiç Avustralya'da yaşamamıştım.I've never lived in Australia.
Tom ekim ayında Avustralya'ya geri gidebilir.Tom might go back to Australia in October.
Avuç içini okuyayım.Let me read your palm.
Genişlemiş bir sosyal ufuk avantaj getirecektir.An enlarged social horizon will bring advantages.
Jazz, Avustralya'da icat edilmedi.Jazz was not invented in Australia.
Avustralya'da saat kaç?What time is it in Australia?
Mary, Avustralya uçuşunda öldü.Mary died on the flight to Australia.
Tom, Avustralya'da Kanada hükümetine casusluk ederken yakalandı.Tom was captured while spying on the Canadian government in Australia.
Burada kim Avustralya'lı değil?Who here isn't from Australia?
Tom, kırsal Avustralya'da yaşamaktan hoşlanıyordu.Tom liked living in rural Australia.
Tom, Avustralya kırsalında yaşamaktan hoşlanıyordu.Tom liked living in rural Australia.
Xavier pazarda avokado ekmeği satıyor.Xavier sells avocado bread at the market.
Avustralya seyahat etmek için boktan bir yer.Australia is a shitty place to travel.
Tom, Avustralya'ya ücretsiz bir gezi kazandı.Tom won a free trip to Australia.
Tom bütün Avrupa'da seyahat etti.Tom has traveled all over Europe.
Tom, Avustralya'ya geri dönmelidir.Tom has to go back to Australia.
Avukatlarımızın yüzde doksanı insanlarımızın yüzde 10'una hizmet ediyor.Ninety percent of our lawyers serve 10 percent of our people.
Yerli Amerikalılar Avrupalılar gelmeden önce Amerika'da yaşıyordu.Native Americans lived in America before the Europeans arrived.
Bir avukata ihtiyacın var mı?Do you need a lawyer?
Tom, Avustralya'ya geri gidiyor.Tom is going back to Australia.
Avustralya'da bunun gibi bir şeyimiz yok.We don't have anything like this in Australia.
Bir anne, bir eş ve bir avukat olmayı nasıl dengeliyorsun?How do you balance being a mother, a wife and a lawyer?
Ne kadar büyük bir avlunuz var?How big a yard do you have?