av ile cümle

av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Avukatının ismi ne?What's your lawyer's name?
Tom'un bir avukatı var mı?Does Tom have an attorney?
Neye aval aval bakıyorsun?What are you gawking at?
Tom, Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia.
Sen Avustralyalı mısın?Are you from Australia?
Bir avukatın var mıydı?Did you have a lawyer?
Tom'un avukatı mısın?Are you Tom's lawyer?
Ne avlıyorsun?What're you hunting?
Avukatlarımla konuş.Talk to my lawyers.
Sana bir avukat lazım.You need a lawyer.
Bir avukata ihtiyacın var.You need a lawyer.
Avukatımla konuş.Talk to my lawyer.
Avukatım ile konuş.Talk to my lawyer.
Tom'un bir avukatı var.Tom has a lawyer.
Avrupa'da yaşamak istiyorum.I'd like to live in Europe.
O, Avrupa'da dolaştı.She travelled around Europe.
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.They robbed a stage coach for a fistful of dollars.
Bazı gemiler Avrupa'dan geliyordu.Some ships were arriving from Europe.
O, Avustralya'da büyüdü.She grew up in Australia.
Sydney Avustralya'da bir şehirdir.Sydney is a town in Australia.
Melbourne bir Avustralya şehridir.Melbourne is an Australian town.
Tom'un seninle Avustralya'da seyahat ettiğini duydum.I heard that Tom was traveling with you in Australia.
Avustralya'nın nüfusu nedir?What's the population of Australia?
Gelecek yıl Avustralya'ya gidiyorum.I'm going to Australia next year.
O bir yıl önce Avustralya'dan geldi.He arrived from Australia a year ago.
Kamyonetler Kuzey Amerika'da popüler ama Avrupa'da değil.Pickup trucks are popular in North America, but not in Europe.
O, Avrupa arabalarının Amerikan arabalarından daha iyi olduğunu düşünüyor.She thinks that European cars are better than American cars.
Tom daha iyi bir avukat tutmalıydı.Tom should've hired a better lawyer.
Kral Arthur'un kılıcı Excalibur, Avalon adasında dövüldü.King Arthur's sword Excalibur was forged on the island Avalon.
Kral Arthur'un kılıcı Excalibur, Avalon adasında üretildi.King Arthur's sword Excalibur was forged on the island Avalon.
Gölün kraliçesi, Avalon hükümdarıydı.The Lady of the Lake was the ruler of Avalon.
Alman bankaları Avrupa'nın en sıkıntılıları arasındadır.German banks are among Europe's most troubled.
Fransa, Avusturya ve Rusya; Prusya'ya karşı bir ittifak kurdu.France, Austria and Russia formed an alliance against Prussia.
Tom Avustralya'dan döndü.Tom came back from Australia.
Bu metodun avantajları ve dezavantajları nelerdir?What are the advantages and drawbacks of this method?
Tom üç yıl önce Avustralya'yı ziyaret etti.Tom visited Australia three years ago.
Önümüzdeki şubat eğitim için bir yıllığına Avusturalyaya gidiyorum.Next February, I'll be going to Australia for one year to study.
Avrupa'da hiç piramit yok.There are no pyramids in Europe.
Eski çağlardan beri insanlar şurup yapmak için avokadonun taşını kullanılmışlar.The people from ancient times used the stone of the avocado fruit to make syrup.
Bu durumda, peşin almak daha avantajlıdır.In this case, it is more advantageous to buy in cash.
Tüketim amaçlı yasadışı kaplumbağa avcılığı hala vardır.Illegal turtle hunting for purposes of consumption is still present.
O başarılı bir avukat.He is a successful lawyer.
Karis Avusturyalı.Karis is Austrian.
Tom Amerikan filmlerini seviyor ama Mary Avrupa filmlerini sever.Tom likes American movies, but Mary likes European movies.
Avokado bir meyvedir.Avocado is a fruit.
Sanırım o Avustralyalı ama emin değilim.I think he's Australian but I'm not certain.
Kaçak avcılar bazı kaplumbağa yumurtalarını çaldılar.The poachers stole some turtle eggs.
Avrupa projesiyle ne yanlış gitti?What has gone wrong with the European project?
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.The existence of nation-states gave Europe a great advantage over the rest of the world.
Bu ekipte çalışan birçok avukat var.There are many lawyers working with this outfit.
Avucumun içinde bir kıymık var.I have a splinter in the palm of my hand.
Bu teknolojinin avantajları nelerdir?What are the advantages of this technology?
Avrupa ülkeleri arasında bir anlaşma gerekli.An agreement between European countries is needed.
Büyükbabam bir korsandı, bir hazine avcısıydı.My grandfather was a pirate, a treasure hunter.
Balık avlamaya gidiyor.She's going fishing.
Avrupa'ya gitmek çok heyecan verici ama aynı zamanda korkutucu.Going to Europe is very exciting, but also scary.
Yarın Avrupa'dan iki tane genç Esperanto konuşanı geliyor.Tomorrow two young Esperanto speakers are coming from Europe.
Avustralyalı aktör, Andy Whitfield, vefat etti.The Australian actor, Andy Whitfield, has passed away.
Alman Devlet Kütüphanesi Avrupa'nın en büyük kütüphanelerinden biridir.The German State Library is one of the biggest libraries of Europe.
Başarılı bir avukata âşık oldu.She fell in love with a hotshot lawyer.

İlgili Sayfalar