avın ile cümle

avın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,И известиха на Сисара, че Варак Авиноамовият син се изкачил на хълма Тавор.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,ויגדו לסיסרא כי עלה ברק בן אבינעם הר תבור׃
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,واخبروا سيسرا بانه قد صعد باراق بن ابينوعم الى جبل تابور.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西 西 拉 說 、 亞 比 挪 菴 的 兒 子 巴 拉 已 經 上 他 泊 山 了
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西西 拉說 、 亞比 挪菴 的 兒子 巴拉 已 經上 他 泊山了
Avının kokusunu alan bir avcının bakışlarıCelui d'un prédateur prêt à bondir sur sa proie, sans peur
Avının kokusunu alan bir avcının bakışları Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.Ez a ragadozó készen áll, hogy lecsapjon a áldozatát, félelem nélkül a szem a Freeman
Avını yakalamış.- Chytila svoji kořist.
Avını yakalamış.Dia menangkap mangsanya.
Avını yakalamış.Dia menangkap mangsanya.
Avını yakalamış.Ella atrapó a su presa.
Avını yakalamış.- Elle a une proie.
Avını yakalamış.Hon fångade hennes byte.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.Bà ấy đã bắt được con mồi của mình rồi.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.- Igen, az én leszek.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.- Kyllä, se olen minä.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.- Tak, to będzie mnie.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.- Vâng, là em đây.
Avını yakalamış. Kız kurusu tam bir zavallı.- Так, це буду я.
Avını yakalamış.Se le llamó la presa.
Avını yakalamış.Ze is gevangen haar prooi.
Avını yakalamış.Она нашла жертву.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó sói hay cấu-xé; Ban mai đi đánh chết mồi, Chiều phân chia mồi đã được.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó_sói hay cấu - xé ; Ban_mai đi đánh chết mồi , Chiều phân_chia mồi đã được .
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin este un lup care sfăşie; Dimineaţa, mănîncă prada, Iar seara, împarte prada răpită.``
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamino è un lupo che sbrana: al mattino divora la preda e alla sera spartisce il bottino
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin, vlk dravý, ráno bude jísti loupež, a večer rozdělí kořisti.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamim é lobo que despedaça; pela manhã devorará a presa, e � tarde repartirã o despojo.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin är en glupande ulv; om morgonen förtär han rov, och om aftonen utskiftar han byte.»
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin bude jako dravý vlk; ráno bude jesť lúpež a na večer rozdelí korisť.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin, den rovlystne Ulv, om Morgenen æder han Rov, om Aftenen deler han Bytte!"
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin er en glupende ulv; om morgenen eter han op rov, og om aftenen deler han ut hærfang.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin est un loup qui déchire; Le matin, il dévore la proie, Et le soir, il partage le butin.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››"Benjamín es un lobo rapaz: Por la mañana come la presa, y al atardecer reparte el botín.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin ist ein reißender Wolf; des Morgens wird er Raub fressen, und des Abends wird er Beute austeilen.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin jako wilk porywający, rano jeść będzie łup, a wieczór będzie dzielił korzyść.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin je volk, ki trga; zgodaj uživa rop in na večer deli plen.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin on raatelevainen susi; aamulla hän syö riistaa, ja illalla hän jakaa saalista."
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjámin ragadozó farkas: reggel ragadományt eszik, este pedig zsákmányt oszt.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benyamin adalah serigala ganas. Di pagi hari ia menerkam mangsanya. Di malam hari ia membagi-bagikannya.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››베냐민은 물어 뜯는 이리라 아침에는 빼앗은 것을 먹고 저녁에는 움킨 것을 나누리로다
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Ο Βενιαμιν θελει εισθαι λυκος αρπαξ το πρωι θελει κατατρωγει θηραμα, και το εσπερας θελει διαιρει λαφυρα.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Вениамин е вълк грабител; Заран ще пояжда лов. А вечер ще дели корист.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Вениамин, хищный волк, утром будет есть ловитву и вечером будет делить добычу.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››בנימין זאב יטרף בבקר יאכל עד ולערב יחלק שלל׃
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››بنيامين ذئب يفترس. في الصباح يأكل غنيمة وعند المساء يقسم نهبا
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››便 雅 憫 是 個 撕 掠 的 狼 、 早 晨 要 喫 他 所 抓 的 、 晚 上 要 分 他 所 奪 的
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››便 雅憫 是 個撕掠 的 狼 、 早晨 要 喫 他 所 抓 的 、 晚上 要 分 他 所奪的
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.A biolumineszencia -- társaik és zsákmányuk odacsalogatására, valamint kommunikációhoz használják fényüket.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescencja pomaga w wabieniu partnerów, łowach i komunikacji.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescenza - usano le luci per attirare compagni e prede e anche per comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscence - oni používají světla k lákání partnerů k vábení kořisti a ke komunikaci.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscencia - používajú svetlo na prilákanie partnerov, vábenie koristi a na komunikáciu.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscenţa -- folosesc luminile pentru atragerea partenerilor a prăzii şi pentru comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.교미와 의사소통을위해 이렇게 빛을 발합니다.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminescence - ils utilisent les lumières pour attirer leurs partenaires leurs proies et communiquer.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminisencia, estos peces usan las luces para atraer a sus parejas, atraer a sus presas y comunicarse.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Sie benutzen die Biolumineszenz, um Geschlechtspartner anzulocken, Beute zu ködern und zur Verständigung.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Ο βιοφωσφορισμός -- χρησιμοποιούν τα φώτα για να ελκύουν συντρόφους, να ελκύουν θηράματα και να επικοινωνούν.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Биолуминесценцията... те използват светлините за привличане на партньори, привличане на плячка и комуникация.
İlgili Sayfalar