Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Die Arbeiten gehörten zum Sowjetischen Atombombenprojekt.
B-29 lar Hiroshima ve Nagasaki'ye atom bombasını taşıyan uçaklardır.B-29 wurden auch für die Atombombenabwürfe auf Hiroshima und Nagasaki verwendet.
Rutherford atom modeli, Ernest Rutherford tarafından 1911 yılında ortaya konan fiziksel model.Das rutherfordsche Atommodell ist ein Atommodell, das 1911 von Ernest Rutherford aufgestellt wurde.
Her bir iyon tipik olarak tek bir atom veya moleküldür.Ein Ion ist ein elektrisch geladenes Atom oder Molekül.
Isı enerjisi: Atomların hareketinin enerjisidir.Die Nutzbarmachung der Energie der Atomkerne.
Hibakusha (被爆者), Atom bombaları patladığı anda Hiroşima ve Nagazaki'de bulunup hayatta kalan insanlara denir.Als "Hibakusha" werden die Überlebenden der Atombombenabwürfe auf Hiroshima und Nagasaki bezeichnet.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA).In: International Atomic Energy Agency (IAEA).
9 Ağustos - Nagasaki'ye atom bombası atıldı.9. August: Zweiter Atombombenabwurf auf Nagasaki.
En geniş yayılma yüzeyine sahip olan elementler genellikle küçük atom ağırlıklarına sahiptirler.Die am häufigsten vorkommenden Elemente haben kleine Atomgewichte.
1815’te kimyacı William Prout, diğer bütün atomların hidrojen atomundan türediğini düşünüyordu.William Prout vermutete 1815, dass die Atome aller Materie aus Wasserstoffatomen aufgebaut seien.
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.Im Jahr 1957 wurde zu diesem Zweck die Internationale Atomenergieorganisation (IAEA) gegründet.
Moseley’in buluşu atom numaralarının aslında deneysel ölçümlerle elde edilebileceğini göstermiş oldu.Moseleys Entdeckung zeigte, dass die Ordnungszahlen eine experimentell messbare Basis hatten.
Daha sonraları modern atom teorisi ortaya çıktı.Die Geburt der modernen Atomtheorie.
Bu sırada Pink Floyd da Atom Heart Mother albümünü kaydetmekteydi.If ist ein Lied der britischen Rockband Pink Floyd, der 1970 auf dem Album Atom Heart Mother erschienen ist.
Fransa ilk atom bombası testini 1960 yılında Cezayir'de yapmıştır.1960 führte Frankreich in Algerien seinen ersten Atomtest durch.
Bu amino asit L-Sistein’den farklı olarak kükürt atomunun yerine Selenyum atomu barındırır.Selenocystein enthält statt des Schwefelatoms ein Selenatom.
Bu komite, Atom Enerjisi Komisyonu’na nükleer ve politika konularında öneriler verdi.Seine politische Arbeit konzentrierte sich auf die Atom- und Energiepolitik.
Daha sonra ise Philadelphia Atoms kulübünde oynadı.Er spielte später Football bei den Philadelphia Eagles.
O zamanlar maddenin atomik doğası hala tartışmalı bir kavramdı.Zardens privater Lebensstil war damals nicht unumstritten.
Bu geçiş sırasında atomlar alışılmadık bir biçimde davranır.Bei Normaltemperatur scheint dieser Weg inaktiv zu sein.
Bu atom bilgisi bizim mantığımıza dayanır.Der Gegenstand der Theologie fußt in diesem Problembewusstsein.
İzobar atomların fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.Cis-trans-Isomere unterscheiden sich in ihren physikalischen und chemischen Eigenschaften.
Ancak daha sonra bu parlamaya Nagasaki'ye atılan atom bombasının neden olduğunu öğrenir.In ihr wurde seinerzeit auch der Befehl für den Atombombenabwurf auf Nagasaki erteilt.
Sadece bağ yapan atomlar arasındaki uzaklık hesaplanabilir.Die Distanz ist dabei die Anzahl der Bindungen zwischen den Atomen.
Resmi sağ tarafında ise, Dalí'nin henüz tamamlanmamış olan Leda Atomica isimli tablosu yer alır.Der Titel des Fotos bezieht sich auf Dalís Gemälde Leda Atomica, das rechts im Hintergrund zu sehen ist.
Atom bombasının parçalarının nakliye görevi Portland sınıf Ağır Kruvazör "USS Indianapolis (CA-35)" üstlendi.Nach dem Angriff wurde er auf die USS Indianapolis (CA-35) versetzt.
6 Ağustos - Hiroşima'ya atom bombası atıldı.Am 6. August folgte der Atombombenabwurf auf Hiroshima.
Atomlar birleşerek maddeleri meydana getirir.Es ist die Bewegung, welche die Atome zusammenführt und die Dinge entstehen lässt.
Kimyasal elementler aynı atom numarasına sahiptirler.Chemische Elemente bestehen nur aus Atomen gleicher Ordnungszahl.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Seit 1943 arbeitete sie am National Bureau of Standards (NBS).
Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.Wasserstoff) aus der Hochatmosphäre in den Weltraum.
Atom numarası 52'dir.Die Liniennummer ist M52.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Ainsi, la masse atomique du tellure doit se trouver entre 123 et 126, et ne peut pas être 128.
The Decision to Drop the Atomic Bomb (İngilizce).The Decision to Drop the Atomic Bomb.
Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Il dirigea le projet de la bombe atomique soviétique.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura était la cible première du bombardement nucléaire Fat Man du 9 août 1945.
Bu geçiş sırasında atomlar alışılmadık bir biçimde davranır.Pendant la transition, les atomes se comportent de façon inattendue.
Dalton, maddenin atom teorisinin bu düzeni mükemmel bir şekilde açıklayabileceğini fark etti.Dalton trouvait qu'une théorie atomique de la nature expliquait bien ce phénomène.
Phocylides'e göre, cisimler atomlardan ve atom eksikliğinden oluşur.Selon Phocylides, les corps sont constitués d'atomes et de vide.
Bununla birlikte bu koşullarda lityumdan daha ağır atom çekirdeklerinin oluşması mümkün değildir.Il n’est cependant pas possible de fabriquer ainsi des noyaux atomiques lourds plus gros que le lithium.
Bu da bir atomun boyutundan bile küçüktür.Elle a une taille inférieure à celle d'un atome.
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Cet acte du Congrès fait de l'atoll Palmyra l'unique territoire incorporé et non-organisé des États-Unis.
İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir.Plus la différence d'électronégativité entre deux atomes est importante, plus la liaison est ionique.
Nicelikli değerlerdir, çünkü atom sayısı sonludur.Ce nombre prend des valeurs quantifiées parce que le nombre d'atomes du système est fini.
Soy gazların özellikleri, atom yapısının modern teorileri ile açıklanmaktadır.Les propriétés des gaz nobles s'accordent bien avec les théories modernes décrivant la structure des atomes.
O, vücuttaki bir atom yayılımıdır.Elle est une dispersion d’atomes dans le corps.
Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir.La liaison covalente se produit le plus fréquemment entre des atomes d'électronégativités semblables.
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.C'est le 26 février 1952 que Winston Churchill annonce publiquement que le Royaume-Uni a la bombe atomique.
1995 tarihli Atom Enerjisi Kurumu Yasası (c.Convention de Bâle Droit de l'environnement Pollution Source : 1990
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .En 1984, des arrangements similaires ont été observés dans la disposition des atomes des quasicristaux.
Goldsmith 1946'da kurulan Atom Enerjisi Komisyonu'nun yaratıcılarından biridir.Bertrand Goldschmidt est un des créateurs du Commissariat à l'énergie atomique en 1945.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Elle est embauchée par le National Bureau of Standards (NBS) en 1943.
Bu bomba Hiroşima'ya atılan atom bombasından yaklaşık 3.800 kat daha güçlüdür.C'est presque 400 fois la puissance de la bombe lancée sur Hiroshima.
2005 yılında atom saati biraz daha geliştirildi.En 2005, le moteur est légèrement optimisé.
Niyobyum, sembolü Nb, atom numarası 41 olan kimyasal elementtir.Le symbole Nb représente le niobium, l'élément chimique de numéro atomique 41.
Mürettep Grubu" adlı ekibe alınarak, atom bombası atmaya hazırlandı.Et il dit à son équipage de se préparer à faire feu.
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.Ce résultat conforte l'idée que les électrons existent comme composants des atomes,.
İlk planlanan sayıları 77 olduğu için uydulara o atom numaralı element olan İridyum adı verilmiştir.Le nom "Iridium" est choisi parce que les 77 satellites prévus correspondant au numéro atomique de l'iridium.
21 Ocak - Fransa son kez atom bombası test etti.3 octobre : premier essai d'une arme nucléaire par la Grande-Bretagne.
Lityum sembolü Li atom numarası 3 olan kimyasal elementtir.Le lithium est l'élément chimique de numéro atomique 3, de symbole Li.