Bunların ikisini sözleşmeli takımı Trabzonspor'a atmıştı.Ambos seleccionados disputaban la Copa Trans-Tasman.
2011'de sona eren dizi ile oyunculuğa tam anlamıyla adım atmış oldu.En 2011 fichó por el Real Estelí.
Orada 61 maç yapıp; 2 gol atmayı başardı.Aquí jugó 126 partidos y consiguió marcar 2 goles.
Manchester United'da 345 maçta 74 gol atmıştır.Formado en el Manchester United donde jugó 340 partidos.
Ertesi gün Erhan Altın düzenlenen törenle resmi sözleşmeye imza atmıştır.El mes siguiente, Won formó un contrato con una agencia de talentos.
Daha doğrusu ilk adımlarını atmaya çalışıyor.Fue allí donde empezó a dar sus primeros pasos.
Orada da dizinden sakatlık yaşayınca sadece 13 maç yapabildi ve 2 gol atmayı başarabildi.Pese a ser un recién llegado conseguía 13 puntos y 2 rebotes.
Atmacagiller şekil ve büyüklük bakımdan çok çeşitlilik gösteren bir ailedir.Es una familia muy diversa en cuanto a su morfología y a su comportamiento.
Buradaki kişiler yüksek bir kalite düzeyine sahip ve bu çağda önemli projlere imza atmış kişilerdir.En esta época, la ciudad tenía una fisionomía particular que destacan estos autores.
Ayrıca ressamlığa da adım atmış, özellikle peyzaj konusunda ustalaşmıştır.También era muy aficionado a la pintura, sobre todo de paisajes.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Durante su vida viajó en múltiples ocasiones.
26 Eylül'de, Schürrle sezondaki ilk golünü FC Augsburg'a karşı kazanılan 3-1'lik maçta atmıştır.El 26 de septiembre, Schürrle anotó su primer gol de la temporada contra Augsburg en la victoria 3-1.
Odadaki hava en az %50 atmosferden oluşuyordu.La atmósfera de la cámara era al menos el 50% de oxígeno puro.
1559' dan sonra soyadındaki "h" ' yi atmış ve eserlerini Bruegel şeklinde imzalamaya başlamıştır.A partir de 1507 empezó a firmar con su nombre latinizado, IO.
Bu sebeple itici gaz karışımı atmosfer ile temasa gelir gelmez sür'atla buharlaşır.Esto significa que si el gas de hidrógeno tiene una fuga, se irá rápidamente en la atmósfera.
Burns öfkeyle onu işten atmakla tehdit eder.Desesperada, Violet amenaza con abandonarle.
Bu maçta bir gol de atarak Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü de atmış oldu.Incluso en ese campeonato, Mas hizo su primer gol dentro de la categoría máxima.
Muratpaşa Belediyesine 44 sayı atmıştır.Desaparecio 44 millones de pesos del municipio.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.El efecto del núcleo terrestre, protegiendo la atmósfera del viento solar.
Hollanda v İsveç Büyük Britanya v Danimarka Turnuva genelinde 15 futbolcu gol atma başarısını gösterdi.Gustavo V de Suecia Trece países decidieron introducir un equipo de fútbol en el torneo.
Prince de grup ile çalışmasını sürdürürken, aynı zamanda solo çalışmalara imza atmıştır.Francisco haría lo propio al abandonar al grupo también por sus estudios.
1955 yılında Mozart'ın Sihirli Flüt adlı operasıyla sanata ilk adımı atmıştır.En 1925 se transmitió por primera vez una opera: La flauta mágica de Mozart.
Bu, türün amaçladığı atmosferi sağlamak için bir yoldur.Esto se enfrenta a la clase de economía cuyo objetivo es el crecimiento.
Atmosferik demiryolu sistemi İngiliz mühendis Isambard Kingdom Brunel tarafından tasarlandı.Fue diseñado por Isambard Kingdom Brunel.
Angel ise onu neden hala dışarı atmadığını merak etmektedir.«Andrea no entiende por qué la echaron».
Gol ve asist atma başarısı gösteremedi.Los reductos de Surco y Ate no combatieron.
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.Chi vive in una casa di vetro non dovrebbe gettar sassi contro le case altrui.
Tom onların onu kilitlemelerinden ve anahtarı atmalarından korkuyordu.Tom aveva paura che lo rinchiudessero e gettassero via la chiave.
Göz atmama izin ver.Fammi dare un'occhiata.
Bunu atmamı istiyor musun?Vuoi che lo butti?
Cehenemlikleri Cehennem'e atmaya mecbur melektir. ^ "Zebâni".E invece sei stato precipitato negli inferi, nelle profondità dell'abisso!".
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır.Allah è il nome che designa l'Essenza Divina qualificata dall'insieme dei suoi attributi.
Fanyamar, Bulutlar Ülkesi, Bulutların oluştuğu yukarı atmosfer.Fanyamar, Casa delle Nubi- L'aria superiore, dove si formano le nuvole.
Aiwenórë, Kuşlar Ülkesi - Kuşların rotalarının yer aldığı aşağı atmosfer.Aiwenórë, Terra degli Uccelli - L'aria più bassa, nella quale volano gli uccelli.
Platini gümüş cevherleri içerisinde istenmeyen bir empürite olarak görmüşler ve çoğunlukla da atmışlardır.Il platino veniva considerato allora un'impurezza indesiderata dell'argento e spesso veniva gettato via.
Dansının sonunda takla atmaya çalışırken düşer.Alla fine della discussione lui la bacia.
Dosyalara göz atma, paylaşma ve saklamada dört ana kategori vardır: video, müzik, fotoğraf ve kitaplar.Le categorie per archiviare, condividere, e navigare tra i file, sono quattro: video, musica, foto e libri.
Bunların 53 tanesini serbest vuruştan atmıştır.Di questi, 35 furono lanciati con successo.
Lilo & Stitch 2: Stitch Has a Glitch'le yönetmenliğe adım atmıştır.Lilo & Stitch 2 - Che disastro Stitch!, su INDUCKS.
Atmacacılık ^Emergenza!
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Werner sviluppò le basi delle moderne teorie della chimica di coordinazione.
İlk olarak Hamza, halife El-Hâkim'in Allah'ın adına yönetici olduğunu ortaya atmıştır.Allah avrebbe rivelato ad Adamo, il primo uomo, la Sua volontà, additandogli i suoi doveri.
Stratopoz, stratosfer ve mezosfer arasındaki sınır olan atmosfer seviyesidir.La stratopausa è il livello dell'atmosfera che si trova tra la stratosfera e la mesosfera.
Resimlerinin altında 'A. Mauve' ya da 'A.M.' şeklinde imzasını atmıştır.Firmava i suoi dipinti 'A. Mauve' o con il monogramma 'A.M.'.
Helyum atmosferde çok az miktarda bulunmaktadır. .Il composto è naturalmente presente in minime quantità nell'atmosfera.
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.Se ci fosse stata la collisione si sarebbe probabilmente disintegrato nell'atmosfera.
Çekiç atma branşında mücadele etmektedir.Sam schiaccia il pulsante di espulsione.
Atmosfer kimyası, Atmosfer biliminin bir dalıdır.La chimica atmosferica è sempre più studiata come parte del Sistema Terra.
Atmaca ile birlikte Piri Reis'e hizmet eder.Ridiamo, allora, con Totò pirata per forza.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Vengono inoltre emessi vari tipi di carte di credito e debito per clienti privati e aziendali.
1833 yılında daha sonra Royal Entomological Society of London'a dönüşecek olan kurumun temellerini atmıştır.Nel 1833 venne eletto presidente di quella che in seguito divenne la Royal Entomological Society.
Ana madde: Kripton izotopları Dünya atmosferinde doğal olarak bulunan kripton altı kararlı izotoptan oluşur.In natura il kripton è composto di sei isotopi stabili.
İtalya grup maçında 1 gol atmış ve 1 penaltı kaçırmıştır.Sta raccogliendo quelle del campionato italiano di calcio e ormai gliene manca soltanto una.
Mars yüzey basıncı Dünya’nın %1 ine eşit olsa da bir atmosfere sahiptir.Per un paragone Marte ha una pressione atmosferica che è meno dell'1% rispetto a quella della Terra.
Neden çığlık atmaya başladıklarını bilmiyorum.Perché la girandola incomincia a ruotare?
İlk golünü Lecce'ye karşı atmıştır.Uslecce.it ^ Jeda al Lecce.
Bodrumda volta atmaya başlar.Comincia a giocare nel Vasco.
Termopoz, termosferin üzerinde yer alan sınır olan atmosfer seviyesidir.La termopausa è uno strato dell'atmosfera terrestre, situato al di sopra della termosfera.
Üçüncü ve son kol ise atmosfer durağanlığını konu almaktadır.Il terzo e ultimo piano è infine dedicato alla tematica Luce.
Bosch bir tanesi dışında tablolarının hiçbirine tarih atmamıştır.Bosch non datò mai i suoi dipinti e ne firmò solo alcuni.