Tom uzun boylu ve atletik.Tom is tall and athletic.
Tom hem yüzme hem de atletizm takımında.Tom is on both the swim team and the track team.
Sen bir atletin vücuduna sahipsin.You have the body of an athlete.
Atletizm takımını kurdun mu?Did you make the track team?
Tom atletik değil.Tom isn't athletic.
Biz Afrikalılar mükemmel atlet ve koşucularız.We Africans are excellent athletes and runners.
O atletizm antrenörüdür.She is the athletic trainer.
Tom müthiş çok yetenekli bir atlettir.Tom is a terrific all-around athlete.
Sen bir atlet misin?Are you an athlete?
Tom'un sırım gibi, atletik bir vücudu vardır.Tom has a wiry, athletic physique.
Tom adeleli ve atletik.Tom is muscular and athletic.
Yeraltı şehrinden kaçan atlet sen misin?Are you the runner who escaped the underground city?
Tom atletizm takımında.Tom is on the track team.
Tom bir atlet.Tom is an athlete.
Tom profesyonel bir atlet.Tom is a professional athlete.
Olimpik atletler, oyunlar sırasında Olimpiyat köyünde yaşarlar.Olympic athletes live in the Olympic village for the duration of the games.
Bu atlet güçlü ve çevik.This athlete is strong and agile.
Övünmek için değil ama ben oldukça iyi bir atletim.Not to brag, but I'm a pretty good athlete.
Tom oldukça atletik.Tom is quite athletic.
Ben asla çok iyi bir atlet değildim.I was never a very good athlete.
Hayatım boyunca bir atletim.I've been an athlete my whole life.
Ben harika bir atlet olduğumu düşünüyorum.I think I'm a great athlete.
Ben büyük bir atlet olduğumu düşünüyorum.I think I'm a great athlete.
Ben bir atletim.I'm an athlete.
Oldukça atletiğim.I'm pretty athletic.
Ben atletik değilim.I'm not athletic.
Ben oldukça atletiğim.I'm quite athletic.
Tom oğlunun iyi bir atlet olduğunu söyledi.Tom said his son was a good athlete.
Tom Mary'nin her zaman atletik olduğunu söyledi.Tom said Mary has always been athletic.
Tom çok atletik bir adamdır.Tom is a very athletic guy.
Sen iyi bir atletsin.You're a good athlete.
Ben bir atlet değilim.I'm not an athlete.
Tom'un çok atletik olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't very athletic.
Tom, Mary'nin atletik olduğunu söyledi.Tom said that Mary was athletic.
Tom bir atlet, değil mi?Tom is an athlete, isn't he?
Olağanüstü hızlı bir atlet.He is an athlete with extraordinary speed.
O, yılın atleti.He is the athlete of the year.
Emekliliğinin ardından Kenya Savunma Kuvvetlerinde atletizm antrenörlüğü yapmaktadır.After retirement, he has been an athletics coach for Kenya Defence Forces.
Atletik tights unisex olarak kabul edilir.Athletic tights are considered unisex.
Bunun yanında 4 Timorlu 2000 Yaz Olimpiyatları'nda Bireysel Olimpic Atletler vardı.In addition, there were four Timorese Individual Olympic Athletes at the 2000 Summer Olympics.
Böylece 1995'ten sonra ilk kez bir İrlandalı atlet dünya şampiyonalarında madalya kazandı.It was the first time since 1995 that an Irish athlete had won a World Championship medal.
EAA : Avrupa Atletizm Birliği bayrağı altında yarışan bağımsız atlet.EAA : Independent athlete competing under European Athletics Association flag.
Not: Oleksiy Kasyanov Ukraynalı atlet tamamlayamadı.Note: Oleksiy Kasyanov of Ukraine did not compete.
2010 Litvanya Atletizm Şampiyonası'nda ise ilk ulusal altın madalyasını kazandı.At the 2010 Lithuanian Athletics Championships, she won her first national gold medal.
Ritola 1928 Olimpiyatları'ndan kısa süre sonra atletizmi bıraktı.Ritola retired from athletics soon after the 1928 Olympic Games.
Bir hafta sonra bu sayıya belirlenen sekiz atlet daha eklendi.A week later, a further eight athletes were added.
Carleton College'ın atletik renkleri de mısır ve mavi renktedir.The athletic colors of Carleton College are also maize and blue.
Letonya'nın ilk kapalı atletizm salonu 2008'de Kuldīga'da açıldı.Latvia's first indoor arena for athletics was opened in Kuldīga in 2008.
Bir atın ölçüsü ile onun doğal atletik yetenekleri arasında doğrudan bir ilişki yoktur.There is no direct correlation between a horse's size and its inherent athletic ability.
Daliņš Letonya'da II. Dünya Savaşı öncesi dönemin en iyi atleti olarak kabul edilir.Daliņš is regarded as the best athlete of pre-World War II Latvia.
Maçlarını 26.638 kişilik Stadio Atleti Azzurri d'Italia'da oynamaktadır.The club stadium is the 26,638 seater Atleti Azzurri d'Italia.
Yürüyüş, uzun mesafeli bir atletizm yarışıdır.Racewalking is a long-distance athletic event.
Yarış rekoru kıran bir atlet US$5,000 ikramiye ile ödüllendirilir.An athlete, who broke the course record, is awarded with a bonus of US$5,000.
Stadyum ayrıca büyük bir atletizm kulübüne ev sahipliği yapmaktadır, CAL Spora Luxembourg.The stadium is also home to the biggest athletics club in the country, CAL Spora Luxembourg.
1923) 20 Haziran - Esther Brand, Güney Afrikalı atlet (d.1920) June 20 – Esther Brand, South African athlete (b.
Kuveytli atıcı Fehaid Al-Deehani, altın madalya kazanan ilk bağımsız atlet oldu.Kuwaiti shooter Fehaid Al-Deehani became the first independent athlete to win a gold medal.
Organizasyona 115 ülkeden toplam 487 atlet katılmıştır.There were a total number of 487 participating athletes from 115 countries.
1997 Dünya Oyunları ve 2009 Dünya Masterlar Atletizm Şampiyonası Lahti'de düzenlenmiştir.The 1997 World Games and the 2009 World Masters Athletics Championships were held in Lahti.
Peter George Norman (15 Haziran 1942 - 3 Ekim 2006), Avustralyalı atlet.Peter George Norman (15 June 1942 – 3 October 2006) was an Australian track athlete.
Madalyaların tamamı atletizmde elde edildi.All their medals were won in athletics.