Atletler genellikle sigaradan kaçınırlar.Athletes usually abstain from smoking.
Bir atlet formda olmalıdır.An athlete must keep in good condition.
Atletik yarışma gelecek haftaya kadar ertelendi.The athletic meet was put off until next week.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.The athletic meet was postponed due to rain.
Atletizm yarışması 15 Ekim'de düzenlendi.The athletic meet took place on October 15.
Atletik toplantı ertelenecek.The athletic meeting will be put off.
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Biz şirketimizin atletizm karşılamasına katıldık.We participated in the athletic meet of our company.
Atletizm karşılaşması yoğun yağış nedeniyle iptal edildi.The track meet was called off on account of the heavy rain.
Atlet her türlü sporda yükseldi.The athlete excelled in all kinds of sports.
Atlet yorgunluğa bağışıklı gibi görünüyordu.The athlete seemed immune from fatigue.
Atletizm yarışması yıllık bir etkinliktir.The athletic meet is an annual event.
Atletin güçlü bir yapısı vardı.The athlete had a strong build.
Her öğretmen Ann'in iyi bir atlet olduğunu bilir.Every teacher knows that Ann is a good athlete.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında o kötü bir atlet.Compared with his brother, he is a poor athlete.
Böyle kısa bir zamanda bir mili koşmak için, iyi bir atlet olmalısın.You must be a good athlete to have run a mile in such a short time.
Ken oldukça iyi bir atlet.Ken is quite an athlete.
Birisi dünya standartlarında bir atlet olmak için her gün pratik yapmalı.One must practice every day in order to become a world-class athlete.
Yarın atletik yarışmaya katılmamız gerekiyor.We are supposed to take part in the athletic meet tomorrow.
Ben, atletizm karşılaşmalarına katıldım.I took part in the athletic meeting.
Zayıf görme bir atlet için bir engeldir.Poor sight is a handicap to an athlete.
Her durumda, atletik karşılaşma düzenlenecek.Rain or shine, the athletic meet will be held.
O iyi bir atlet.He is a good athlete.
O, atletizm karşılaşmasına katıldı.He took part in the athletic meeting.
Büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he was a great athlete.
Tom olağanüstü gücü olan bir atlettir.Tom is an athlete with extraordinary strength.
Tom olağanüstü hızı olan bir atlettir.Tom is an athlete with extraordinary speed.
Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.The injury caused the athlete great pain.
İyi bir öğrenci ve iyi bir atletti.He was a good student and a good athlete.
Dilbilimciler hem atletik hem de eğitimlidir ve bu sadece onların dilleridir.Linguists are both athletic and educated, and that's just their tongues.
En sevdiğin atlet kimdir?Who's your favorite athlete?
Çocuklar genellikle büyük atletlere saygı duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Çocuklar genellikle büyük atletlere hayranlık duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Tom büyük ölçüde bir atlet değil.Tom isn't much of an athlete.
Tom kim, atlet olmak kim!Tom isn't much of an athlete.
Tom, iyi bir atlet.Tom is a good athlete.
Tom'un atlet ayağı var.Tom has athlete's foot.
Uzun zaman önce, Yunanlılar sık sık büyük atletik olaylar düzenlerdi.Long ago, the Greeks would frequently hold great athletic events.
Eskiden büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he used to be a great athlete.
Jose atletizm'i seçti ve bundan hiç pişman olmadı.Jose chose atheism and he never regretted it.
Japonya 1912'den beri Olimpiyatlara atletler gönderiyor.Japan has been sending athletes to the Olympics since 1912.
Bugün alışveriş merkezinde yeni bir atlet satın aldım.I bought some new wife-beaters at the mall today.
Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.The army decided to clone hundreds of copies of the handsome, athletic man.
O, lisede bir atletti.He was an athlete in high school.
Sen atletiksin.You're athletic.
Tom atletik.Tom is athletic.
Ben atletiğim.I'm athletic.
Atletizm okul hayatının önemli bir parçasıdır.Athletics are an important part of school life.
Çok atletik değilim.I'm not very athletic.
O çok atletik değil.She's not very athletic.
Adil çalışmada çok iyidir fakat atletizme geldiğinde, o biraz kötüdür.Adil is very good at studying, but when it comes to athletics, he's a bit lousy.
Atlet koşu parkurunda koşuyor.The runner is running on the track.
Tom biraz fazla kiloludur ama o eskiden oldukça iyi bir atletti.Tom's a bit overweight, but formerly he was quite a good athlete.
O oldukça atletik.He is quite athletic.
Gençken çok atletik değildim.I wasn't very athletic when I was young.
Tom'un atletik olduğunu düşünüyorum.I think Tom is athletic.
Atletik misin?Are you athletic?
Tom hem akademik ve atletik olarak üstündür.Tom excels both academically and athletically.
Tom çok atletik.Tom is very athletic.
Tom çok atletik değil.Tom isn't very athletic.