atlayış ile cümle
atlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ki bu da demek oluyor ki atlayış yapmadan önce yapmam gereken tüm alıştırmaları güvenle yapabilirim.実際に降下する前にです どうもありがとう コスタ (拍手)
Manik-egzantrik. İlk atlayışın mı?- Maníaco depresivo. - ¿Es su primer salto?
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Kiedy Marwood skoczył, otoczyły go osy żądląc go w twarz i oczy.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.그리고 마러드가 점프했을 때, 말벌떼가 그의 얼굴과 눈을 쏘아대면서 공격했어요. 그는 내버려 둘 수 밖에 없었죠.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Și când a sărit Marwood, a fost acoperit de viespi care îl înțepau pe față și pe ochi.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Sie stachen ihn ins Gesicht und die Augen. Er ließ beinahe los. Das war in 23 Metern Höhe.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Toen Marwood sprong, werd hij bedolven door wespen die hem in zijn gezicht en ogen staken.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Và khi tới Marwood nhảy sang anh ta bị bao vây bởi ong bắp cày chích vào mặt và mắt anh ta.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Y cuando Marwood saltó lo cubrieron las avispas que le picaron la cara y los ojos.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когато Маруд направил скока, бил покрит с оси, жилещи го в лицето и очите.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когда прыгнул Марвуд, его облепили пчелы, жалящие в лицо и глаза.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.כאשר מרווד קפץ, הוא כוסה בצרעות שעקצו אותו בפניו ובעיניו. הוא כמעט והרפה מהענף.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.وحين قفز "ماروود"، كان مغطى بالدبابير تلدغه في الوجه والعينين. وقد كان على وشك أن يفلت.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.顔中を刺しまくりました 彼は危うく手を離すところでした 地上20メートルです もしそうしたら死んでいたことでしょう
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Det här är en indikation på hur bra du hanterade rasterna. Den minskar varje gång du hoppar över en rast.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Dette er en indikation på hvor godt du håndterede pauserne. Den mindskes hver gang du springer over en pause.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Ésta es una indicación de lo que ha respetado los descansos. Se reduce cada vez que se salte un descanso.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Questa è un' indicazione di quanto ti sei trovato bene con le pause. Decresce ogni volta che salti una pausa.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.To jest wskaźnik postępowania z przerwami. Zmniejsza się każdym razem, gdy pomijasz przerwę.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Toto je indikace Vašeho přístupu k přestávkám. Klesá pokaždé, když přeskočíte přestávku.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.Αυτό εμφανίζει τη συμπεριφορά σας με τα διαλείμματα. Μειώνεται κάθε φορά που παραλείπετε ένα διάλειμμα.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.هذا هو من مع itإيطالياهو كل وقت تخطِّ a توقّف.
Molalara ne kadar riayet ettiğinizin bir göstergesidir. Bir molayı her atlayışınızda azalır.これは、あなたがどれくらいきちんと休憩を取ったかを表しています。休憩をスキップするたびにスコアが下がります。
Sabit alan atlayışlarına başladım.각각이 다른 훈련법을 바탕으로 전 베이스점핑을 시작했습니다.
Sabit alan atlayışlarına başladım.בצניחה, עברתי לקפיצת בסיס
Sabit alan atlayışlarına başladım.في الغوص الجوي ، إلى القفز القاعدي
Sabit alan atlayışlarına başladım.ベースジャンピングは固定した物体、たとえば
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Ik zal het voor alle sprongen gebruiken.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Îl voi folosi pentru toate salturile.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Je l'utiliserai pour tous les sauts.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.La userò per tutti i lanci.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Lo voy a usar para todos los saltos.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Saya akan menggunakannya untuk semua penerjunan.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Wykorzystam go do wszystkich skoków.
Tüm atlayışlar için kullanacağım.Ще го използвам за всички скокове.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Een parachutesprong vanaf de rand van de ruimte.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Ein Fallschirmsprung vom Rande des Weltalls.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.제가 말하는 스턴트는 우주의 가장자리에서 낙하산 점프를 하는 것입니다.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Skok ze spadochronem z samej granicy przestrzeni kosmicznej.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Terjun payung dari ujung angkasa.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un lancio col paracadute dal limite stesso dello spazio.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un salt cu paraşuta chiar de la limita spaţiului
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un saut en parachute depuis le bord même de l'espace.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Парашутен скок от самия ръб на космоса.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Прыжок с парашютом с самого края космоса.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.קפיצה עם מצנח מגבול החלל החיצון ממש.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.انها قفزة بالمظلمة من حافة الفضاء
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.詳しくは後ほどにして
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,A keď som skočila do diaľky, prišiel za mnou chlapík, ktorému amputovali obe nohy:
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Épp végeztem a távolugrással, és a srác akinek mindkét lába hiányzott odajött hozzám és azt mondta:
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Ich hatte gerade den Weitsprung absolviert und ein Typ, dem beide Beine fehlten, kam auf mich zu und sagte,
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Ik was net klaar met verspringen, toen er een vent zonder benen op me af kwam en zei:
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Jag hade just gjort längdhoppet, och en kille utan två ben kom fram till mig och sa,
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,그냥 롱점프를 해 버렸어요 두 다리가 없던 한 남자가 저에게 와서는 말했어요
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Krátce předtím jsem dokončila skok daleký a jeden chlap po amputaci obou nohou ke mě přišel a řekl,
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Tocmai terminasem o săritură, când a venit un băiat căruia îi lipseau ambele picioare şi mi-a zis:
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Tôi vừa thực hiện nhảy xa, và một gã mà thiếu hai chân đến với tôi và nói,
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Μόλις πραγματοποίησα το άλμα εις μήκος, και ένας τύπος που του έλειπαν και τα δύο πόδια ήρθε και μου είπε,
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Тъкмо бях минала скока на дължина и един човек без два крака идва при мен и казва:
Uzun atlayışı yapmıştım, iki bacağı olmayan bir çocuk bana doğru yaklaştı ve dedi ki,Я только прыгнула свой прыжок в длинну, и парень, у которого не было двух ног, подошел ко мне и сказал: