Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?이제, 명확히 하기 위하여, 개와 말의 비는 얼마입니까?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?Na most, csak ha valaki azt kérdezné, hogy mennyi az arány a kutyák és lovak között?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?Ora, giusto per fare chiarezza, se qualcuno mi chiede qual è il rapporto tra cani e cavalli?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?Pro ujasnění, co když se mě někdo zeptá, jaký je poměr psů ke koním?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?Sekarang, untuk memperjelas semuanya, bagaimana jika seseorang mempertanyakan Apa rasio anjing banding kuda?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?Така че каква е разликата в тези две твърдения? Тук казваме коне - кучета. А тук нека кажем кучета -коне.
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?עכשיו, רק כדי להבהיר את העניינים? מה אם מישהו שאל אותי מה האם היחס של כלבים סוסים?
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?الآن، حتى نوضح الامور، ماذا لو سألني احدهم ما هي نسبة الكلاب الى الاحصنة؟
Açıklığa kavuşturmak için, eğer birisi bana "Köpeklerin atlara oranı nedir?" diye sorsaydı?それはなんでしょう? これら 2 つの文の違いは何ですか?
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.A les voir, on dirait des chevaux, Et ils courent comme des cavaliers.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.A milyen a lovak alakja, olyan annak alakja, és száguldoznak, mint a lovasok.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.A sua aparência é como a de cavalos; e como cavaleiros, assim correm.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.At se til er de som Heste, som Hingste farer de frem;
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.De te sig likasom hästar, och såsom stridshästar hasta de åstad.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Hình trạng chúng nó như hình trạng ngựa, và chúng nó chạy tới như người cỡi ngựa.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Hình_trạng chúng_nó như hình_trạng ngựa , và chúng_nó chạy tới như người cỡi ngựa .
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Il loro aspetto è aspetto di cavalli, come destrieri essi corrono
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Jeho vzhľad bude jako vzhľad koní, a jako jazdci, tak pobežia.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.그 모양은 말 같고 그 달리는 것은 기병 같으며
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Kształt ich jest jako kształt koni, a tak pobieżą jako jezdni.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Ne ovat näöltänsä kuin hevoset, ja niinkuin ratsut ne juoksevat.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Njih podoba je kakor podoba konj, in kakor konjiki, tako dirjajo.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Parcă sînt nişte cai, şi aleargă ca nişte călăreţi.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Rupa mereka seperti kuda; larinya seperti kuda di medan laga
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Sie sind gestaltet wie Rosse und rennen wie die Reiter.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Som hester er det å se til, og som ryttere løper de avsted.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Su aspecto es como el aspecto de caballos, y corren como gente de a caballo
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Zij zien eruit als paarden en rennen razendsnel.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Způsob jeho bude jako způsob koní, a jako jízdní, tak poběhnou.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Η θεα αυτων ειναι ως θεα ιππων, και ως ιππεις, ουτω θελουσι τρεχει.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Вид его как вид коней, и скачут они как всадники;
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.Изгледът им е като изгледа на коне; И тичат като конници.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.כמראה סוסים מראהו וכפרשים כן ירוצון׃
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.كمنظر الخيل منظره ومثل الافراس يركضون.
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.牠 們 的 形 狀 如 馬 、 奔 跑 如 馬 兵
Atlara benziyorlar, Savaş atları gibi koşuyorlar.牠們 的 形狀如馬 、 奔跑 如 馬兵
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Angkatan perang surga mengikuti Dia dengan menunggang kuda-kuda putih, dan berpakaian lenan yang putih bersih
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A rytířstvo nebeské jelo za ním na bílých koních, jsouce odíni v kment bílý a čistý.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A vojská, ktoré sú na nebi, išly za ním na bielych koňoch, odiati kmentom, bielym a čistým.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A wojska, które są na niebie, szły za nim na koniach białych, obleczone lnem cienkim, białym i czystym.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn , trắng và sạch , cỡi ngựa_bạch theo Ngài .
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn, trắng và sạch, cỡi ngựa bạch theo Ngài.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.De hemelse legers volgen Hem op witte paarden; zij hebben kleren van zuiver wit linnen aan.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.És mennyei seregek követik vala õt fehér lovakon, fehér és tiszta gyolcsba öltözve.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Gli eserciti del cielo lo seguono su cavalli bianchi, vestiti di lino bianco e puro
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.In vojske, ki so v nebesih, so šle za njim na belih konjih, oblečene v tenčico belo in čisto.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.하늘에 있는 군대들이 희고 깨끗한 세마포를 입고 백마를 타고 그를 따르더라
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Les armées qui sont dans le ciel le suivaient sur des chevaux blancs, revêtues d`un fin lin, blanc, pur.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Los ejércitos en el cielo le seguían en caballos blancos, vestidos de lino fino, blanco y limpio
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Och honom följde, på vita hästar, de himmelska härskarorna, klädda i fint linne, vitt och rent.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og Hærene i Himmelen fulgte ham på hvide Heste, iførte hvidt, rent Linklæde.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og hærene i himmelen fulgte ham på hvite hester, klædd i hvitt og rent fint lin.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Oştile din cer Îl urmau călări pe cai albi, îmbrăcate cu in supţire, alb şi curat.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Seguiam-no os exércitos que estão no céu, em cavalos brancos, e vestidos de linho fino, branco e puro.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Und ihm folgte nach das Heer im Himmel auf weißen Pferden, angetan mit weißer und reiner Leinwand.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Και τα στρατευματα τα εν τω ουρανω ηκολουθουν αυτον εφ' ιππων λευκων, ενδεδυμενοι βυσσινον λευκον και καθαρον.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.А війська, що на небі, йшли слїдом за Ним на білих конях, з'одягнені у виссон білий і чистий.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.И воинства небесные следовали за Ним на конях белых, облеченные в виссон белый и чистый.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.וצבאות השמים יצאים אחריו על סוסים לבנים מלבשים בגדי בוץ לבן וטהור׃
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.والاجناد الذين في السماء كانوا يتبعونه على خيل بيض لابسين بزا ابيض ونقيا