Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.飛んだことのない場所を見つけることになりました 2000年の夏、私はスイスのアイガー北壁から
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miAli ni tvoj concept da ne razmišljaš o svojem statusu in si radovedna?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miApakah sudah menjadi konsepmu untuk tidak berpikir tentang statusmu dan sok ikut campur?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miÄr det din koncept att inte tänka på din status och vara beskäftig?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miC'est ton truc de ne pas penser à ton statut et d'être une fouineuse ?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miCzy to twoje założenie nie myśleć o swoim statusie i być wścibską?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miEste acesta principiul tau - sa nu-ti stii statutul tau si sa fii o bagacioasa?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miIs dat jou concept niet aan je imago te denken en een bemoeial te zijn?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miIst es dein Konzept nicht an deinen Status zu denken und dich einzumischen?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miJe tohle tvoje koncepce, myslet o statusu a o vzhledu?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miJe to taký tvoj spôsob, nemyslieť na tvoje postavenie, a miešať sa do všetkého?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miKhái niệm của cô là không cần nghĩ đến thân phận của mình và gây rắc rối àh?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen mi주제파악 못하고 오지랖 넓은게 네 콘셉이냐?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miOnko tyylisi olla ajattelematta asemaasi ja olla turhan utelias?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miTalán az az elved, hogy figyelmen kívül hagyva a rangod, feleslegesen fecsegj?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miΕίναι συνήθειά σου να μην υπολογίζεις κοινωνική θέση και να κάνεις φασαρίες;
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miЭто твой принцип - не знать своё место и лезть в чужие дела?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miהאם זה הקונספט שלךלא לחשוב על הסטוטס שלך ולהיות מעצנת?
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen miهل هذا مبدأك، عدم الاهتمام بأموركِ و كونك فضوليه؟
Konumunu düşünmeden olaya atlamak senin felsefen mi何で他人のことにそんなに首つっこむんだ?
Kuzey denizine atlamak için cesaret topluyordum, ve bu çok, çok yalnız anlardı.Das waren wirklich sehr einsame Momente.
Kuzey denizine atlamak için cesaret topluyordum, ve bu çok, çok yalnız anlardı.북해로 뛰려고 용기를 내고 있었어요. 그땐 정말 너무 너무 외로운 순간이었죠.
Kuzey denizine atlamak için cesaret topluyordum, ve bu çok, çok yalnız anlardı.ומנסה לעזור אומץ ולקפוץ לים הצפוני, שהוא -- ואלה היו מספר רגעים מאד, מאד, מאד בודדים.
Kuzey denizine atlamak için cesaret topluyordum, ve bu çok, çok yalnız anlardı.محاولا إستجماع شجاعتى للقفز نحو بحر الشمال, و كانت لحظات شعرت فيها بالوحدة الشديدة.
Kuzey denizine atlamak için cesaret topluyordum, ve bu çok, çok yalnız anlardı.ものすごい究極の孤独な瞬間だった だけど どうにか助かった
Lee Min-Ha atlamak üzere! Ciddi misin?Lee Min-A ada disana! serius?
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ah est là-bàs!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee MinHa aikoo hypätä!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ha chce skoczyć!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee MinHa er dér!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ha gaat er vanaf springen nu!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ha ha intenzione di buttarsi ora!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min Ha je tam!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ha ott bújkál!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee MinHa se chystá skočit!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min-Ha tänker hoppa!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Lee Min Ha will jetzt springen!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Ο Λη ΜινΧα είναι εκεί!
Lee Min-Ha atlamak üzere!Лее Мин-Ха е там!
Lee Min-Ha atlamak üzere!На крыше! Ли Мин А сейчас на крыше!
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Bolo vidieť, že tam nebolo veľa sily v náručí pani Marie a nohy, keď sa prvýkrát začala preskočiť.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Bylo vidět, že tam nebylo mnoho síly v náručí paní Marie a nohy, když se poprvé začala přeskočit.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Es war klar, dass es nicht sehr viel Kraft in Herrin Mary die Arme und Beinen, als sie anfing zu springen.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Het was duidelijk dat er niet veel kracht in de armen van Mary en benen toen ze voor het eerst begon te slaan.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Jasno je bilo, da ni bilo veliko moči v rokah Mistress Marijino in noge, ko je prvič začela preskočite.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.그것은 아씨 마리아의 팔에 힘이 큰 거래가 없었다고 일반되었습니다 그리고 다리는 그녀가 먼저 건너하기 시작했을 때.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Oczywiste było, że nie było dużo siły w rękach Pani Marii i nogi kiedy po raz pierwszy zaczął pominąć.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Було ясно, що там не було багато сил зброєю Пані Марії і ноги, коли вона вперше стала пропускати.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.Было ясно, что там не было много сил оружием Госпожи Марии и ноги, когда она впервые стала пропускать.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.היה ברור כי לא היה הרבה כוח בזרועות המאהבת של מרי והרגליים כשהיא החלה לדלג.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.كان من الواضح أن لم يكن هناك قدرا كبيرا من القوة في السلاح وماري العشيقة وساقيه عندما بدأت أول من القفز.
Mistress Mary kollarında büyük bir gücü yoktu ki düz ve bacakları o ilk atlamak için başladı.彼女が最初スキップし始めたと脚。 彼女はそれで非常に巧妙ではなかったが、彼女はそんなに彼女が望んでいないこと、それが好き
Öğünleri atlamak olmaz.Nie omijaj posiłków.
Öğünleri atlamak olmaz.Nu sãri peste mesele zilnice.
Öğünleri atlamak olmaz.Sie müssen doch essen!
Öğünleri atlamak olmaz.Μην παραλέιπετε το γεύμα.
O hızlı ve uzun vadede, o da olabilir yüz atlamak.그것을 즐겼다. 그녀는 빠르게, 그리고 더 이상을 실행하고, 그녀가 수 최대 100까지 뛸 수있다.
O hızlı ve uzun vadede, o da olabilir yüz atlamak.Cô có thể chạy nhanh hơn, và lâu hơn, và cô ấy có thể bỏ qua lên đến một trăm.
O hızlı ve uzun vadede, o da olabilir yüz atlamak.Dia bisa berlari lebih cepat, dan lebih lama, dan dia bisa melewatkan sampai seratus.
O hızlı ve uzun vadede, o da olabilir yüz atlamak.Ea ar putea alerga mai repede, şi mai mult, şi ea ar putea sări până la o sută.