"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Man kan inte hoppa över ett hundra i början, men om du tränar kommer du att montera upp.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Man kann nicht überspringen hundert auf den ersten, aber wenn Sie der Praxis werden Sie auffahren.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Nem hagyja száz először, de ha gyakorlatban akkor szerelhető fel.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Ne morete preskočiti sto na prvi, ampak če se boste urili boste mount gor.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Není možné vynechat sto na první, ale pokud máte praxi budete nahromadit.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Nie je možné vynechať sto na prvý, ale ak máte praxi budete nahromadiť.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Nie można pominąć sto na początku, ale jeśli praktyce będziesz rosnąć.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Non si può saltare un centinaio in un primo momento, ma se la pratica si alzano.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."No se puede saltar de un centenar al principio, pero si practicas te acumulan.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Nu poţi sări peste o sută de la inceput, dar daca practici vei monta în sus.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Você não pode pular de uma centena no início, mas se você praticar você vai montar.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Vous ne pouvez pas sauter une centaine au début, mais si vous pratiquez vous monter.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Δεν μπορείτε να παραλείψετε εκατό στην αρχή, αλλά αν πρακτική που θα τοποθετήσετε επάνω.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Вие не можете да пропуснете сто в началото, но ако практика ще се издигнат.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Ви не можете пропустити сто в перший, але якщо ви практикуєте ви піднятися.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."Вы не можете пропустить сто в первый, но если вы практикуете вы подняться.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."אתה לא יכול לדלג על מאה בהתחלה, אבל אם אתה נוהג תוכל לעלות למעלה.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz."لا يمكنك تخطي مئة في البداية ، ولكن إذا كنت الممارسة سوف يتصاعد.
"İlk başta yüz atlamak değil, ancak İnanç eğer monte edeceğiz.それは、母親が言ったことです。
İlk olarak "atlama" ve daha sonra "ip gerilme miktarı" yazabiliriz.점프, 그 다음엔 얼마나 줄이 늘어나는지 씁시다.
İlk olarak "atlama" ve daha sonra "ip gerilme miktarı" yazabiliriz.Můžeme zapisovat skoky a jak moc se lano natáhlo.
İlk olarak "atlama" ve daha sonra "ip gerilme miktarı" yazabiliriz.Можем да го напишем по този начин. Бихме могли да напишем, скок и след това колко се разтяга въжето.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Y así la gente trabaja mucho para subir niveles.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Zo doen mensen heel hard hun best om een level hoger te komen.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Ετσι όλοι εργάζονται πολύ σκληρά για ν' ανέβουν επίπεδο.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.И така, хората работят много усилено за да си вдигнат нивото.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Так и большинство людей упорно трудятся, чтобы поднять свой уровень.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.אז אנשים עובדים מאוד קשה כדי לעלות רמה.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.لذا الناس يعملون بجد للإرتقاء بالمستوى
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Donc les gens travaillent durement pour monter en niveau.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.그렇기 때문에 사람들은 레벨 업을 하기 위해 열심히 게임을 합니다.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Ludzie ciężko pracują na wyższy poziom.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Quindi la gente lavora sodo per salire di livello.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Så folk forsøger virkelig at stige i niveau.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Și deci oamenii muncesc din greu să se ridice.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Tehát az emberek keményen dolgoznak, hogy javuljanak.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.Und deswegen arbeiten Menschen sehr hart um aufzusteigen.
İnsanlar seviye atlamak için çok sıkı çalışıyorlar.World of Warcraft (WoW)は史上最も成功したゲームの1つです
Kahvaltiyi atlamak zorunda miyiz?Nous allons sauter le petit déjeuner?
Kahvaltiyi atlamak zorunda miyiz?¿Tenemos que saltarnos el desayuno?
Kahvaltiyi atlamak zorunda miyiz?Δηλαδή παραλείπουμε το πρωινό;
Kahvaltiyi atlamak zorunda miyiz?何か買っちゃいけませんか?
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Así que pronto mi meta fue descubrir lugares nuevos de los que nadie había saltado antes.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Hamar az lett a célom, hogy új helyszíneket fedezzek fel, ahonnan még senki sem ugrott korábban.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Jadi tujuan saya adalah menemukan tempat baru yang belum pernah dilompati orang sebelumnya.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.그래서 아무도 점프하지 않은 새로운 곳을 발견하는 것이 금새 제 목표가 되어 버렸죠.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Mein Ziel war es also, immer neue Stellen zu entdecken, von denen noch niemand zuvor abgesprungen war.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Mijn doel was vrij snel om plaatsen te vinden waar nog niemand gesprongen had.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Mon but était de découvrir des endroits d'où personne n'avait sauté.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Mục tiêu của tôi là khám phá ra những địa điểm nhảy dù mới mà chưa ai từng thực hiện.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Scopul meu s-a transformat curând în a descoperi noi locuri de unde nimeni nu a sărit înainte.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Subito mi sono messo in testa di scoprire nuovi posti da cui nessuno si era lanciato prima.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Takže skoro mojím cieľom bolo objaviť nové miesta, z ktorých ešte nikto nezoskočil.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Wkrótce moim celem było odkrywanie nowych miejsc z których nikt wcześniej nie skoczył.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Έτσι σύντομα ο στόχος μου ήταν να ανακαλύψω νέα μέρη απ'όπου δεν είχε πηδήξει κανένας πριν.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.И така, скоро моята цел стана да откривам нови места, откъдето никой не е скачал преди.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.Моя ближайшая цель -- открыть новые места, где еще никто не прыгал.
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.אז מהר מאד היעד שלי היה לגלות מקומות חדשים שאף אחד לא קפץ מהם קודם
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.إذا هدفي هو أكتشاف أماكن جديدة لم يقفز منها أحد قبل
Kısa sürede yeni hedefim o güne kadar kimsenin atlamamış olduğu yerden atlamak oldu.飛んだことのない場所を見つけることになりました 2000年の夏、私はスイスのアイガー北壁から