Hem binesiniz diye hem de bir süs olarak atları, katırları, eşekleri de yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Astarları atlastan döşeklere yaslanırlar. İki cennetin meyveleri elle alınacak kadar yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı).He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar. İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Hani kendisine bir zaman akşam üstü iyi cins ve rahvan atlar gösterilmişti.When they brought fleet-footed chargers in the evening to show him,
Onlar da bunu atlatacak değillerdir.They cannot get the better (of Us).
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
Bir hileniz varsa beni atlatın.So if you have any plot to devise against Me, then devise it.
Hem binmeniz, hem de zinet olsun diye atlar, katırlar, merkepler yarattı.He created horses, mules and donkeys for riding and for splendour.
Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atların hakkı için ki:Penetrating deep into the armies,
Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar?Do those who do evil think that they will get the better of Us?
Atlatıp kaçamadılar.Yet they could not run away from Us;
Bir akşam, ona güzel koşu atları sunulmuştu.When they brought fleet-footed chargers in the evening to show him,
İpek ve atlastan giysiler içinde karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Astarları atlastan yataklara yaslanırlar, her iki cennetin meyveleri pek yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
"Biz, yeryüzünde ALLAH'ı aciz bırakamıyacağımızı, kaçmakla da O'nu atlatamıyacağımızı anladık."We realised that we could not weaken the power of God on earth, nor outpace Him by running away.
DVD- R Çift Katman AtlamaDVD-R Dual Layer Jump
Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.Or bethink those who work ill deeds that they shall outstrip Us? lll do they judge!
Nihayet bu atlar perde ile gizlendi (koşup dağın arkasına düşmekle gözden kayboldu).And when the horses disappeared,
Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.And when the horses disappeared,
Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi.And when the horses disappeared,
Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır.Their raiment will be fine green silk and gold embroidery.
(Orada) Astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
Astarları atlastan döşeklere yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
Astarları atlastan yataklara yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
O cennetlikler, astarları kalın atlasdan döşeklere yaslanırlar.[They will be] reclining on beds lined with green silk.
Öge atlandı...Item skipped...
Atlanmış dosya% 1Skipped file %1
hedef dosya zaten var (kullanıcı tarafından atlandı).destination image file already exists (skipped by user).
hedef dosya zaten var (otomatik olarak atlandı).destination image file already exists (skipped automatically).
Özgün: Kullanılabilir Değil Resim atlanacakOriginal: N/ A Image will be skipped
10 İleri AtlaSkip 10 Forward
100 İleri AtlaSkip 100 Forward
1000 İleri AtlaSkip 1000 Forward
10 Geri AtlaSkip 10 Backward
100 Geri AtlaSkip 100 Backward
1000 Geri AtlaSkip 1000 Backward
İlerdeki çalma listelerini atlaSkip forwards in playlist
Buraya atlaJump to
Last. fm: Geçerli Parçayı AtlaLast. fm: Skip Current Track
Last. fm: AtlaLast. fm: & Skip
Bu parçayı atlaSkip this track
Okunamayan veri sektörlerini atlaSkip unreadable data sectors
< wait > zaman aşımına uğrayınca atlanacak hedef.Target to be jumped to on time-out of < wait >.
Uzun atlama süresi:Long skip duration:
Konuma atlaJump to Position
Atlasubmenu of 'Skip'Skip
Çıkışı AtlaSkip Output
Okunamayan ses bölümlerini atlaSkip unreadable audio sectors
% 1 dosyasından, mevcut olmayan% 2 dosyasına gidilemiyor. Atlanıyor...Could not follow link %1 to non-existing file %2. Skipping...
Çift Katman AtlamaLayer Jump
Sıraya alırken atlaSkip when queuing