atlılar ile cümle

atlılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.A doua zi au lăsat pe călăreţi să-şi urmeze drumul înainte cu el, iar ei s'au întors în cetăţuie.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.A drugi dan so se vrnili v grad, pustivši konjike, da so šli ž njim.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.a druhého dňa nechajúc jazdcov, aby odišli s ním, navrátili sa do tábora.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.A nazajutrz, zostawiwszy jezdne, aby z nim jechali, wrócili się do obozu.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.A nazejtří, nechavše jízdných, aby s ním jeli, vrátili se do vojska.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Dagen därefter vände de själva tillbaka till kasernen och läto ryttarna färdas vidare med honom.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Des andern Tages aber ließen sie die Reiter mit ihm ziehen und wandten wieder um zum Lager.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Il mattino dopo, lasciato ai cavalieri il compito di proseguire con lui, se ne tornarono alla fortezza
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.이튿날 마병으로 바울을 호송하게 하고 영문으로 돌아 가니라
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Le lendemain, laissant les cavaliers poursuivre la route avec lui, ils retournèrent à la forteresse.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Másnap pedig hagyván a lovagokat tovább menni õ vele, visszatérének a várba.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Mas no dia seguinte, deixando aos de cavalaria irem com ele, voltaram � fortaleza;
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Men næste Dag lode de Rytterne drage videre med ham og vendte selv tilbage til Borgen.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.og dagen efter lot de hestfolket dra videre med ham og vendte selv tilbake til festningen.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Sáng ngày , lính kỵ đi với người , còn quân khác trở_về đồn .
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Sáng ngày, lính kỵ đi với người, còn quân khác trở về đồn.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Seuraavana päivänä he antoivat ratsumiesten jatkaa hänen kanssaan matkaa, mutta itse he palasivat kasarmiin.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.Y al día siguiente, dejando que la caballería siguiera con él, regresaron a la fortaleza
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.την δε επαυριον, αφησαντες τους ιππεις να υπαγωσι μετ' αυτου, υπεστρεψαν εις το φρουριον
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.А като го прочете, попита го от коя област е; и като разбра, че е от Киликия, рече:
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.А на другой день, предоставив конным идти с ним, возвратились в крепость.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.А назавтра, зоставивши комонників ійти з ним, вернулись у замок.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.וממחרת הניחו את הפרשים ללכת אתו וישובו למצד׃
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.وفي الغد تركوا الفرسان يذهبون معه ورجعوا الى المعسكر‎.
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.第 二 天 、 讓 馬 兵 護 送 、 他 們 就 回 營 樓 去
Ertesi gün, atlıları Pavlusla birlikte yola devam etmek üzere bırakarak kaleye döndüler.第二 天 、 讓馬 兵 護送 、 他 們 就 回 營樓去
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.(75:7) От прещения Твоего, Боже Иакова, вздремали и колесница и конь.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.(76:7) A ta menace, Dieu de Jacob! Ils se sont endormis, cavaliers et chevaux.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar. tua repreensão, ó Deus de Jacó, cavaleiros e cavalos ficaram estirados sem sentidos.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.A tu reprensión, oh Dios de Jacob, fueron paralizados el carro y el caballo
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.De stormodiga äro avväpnade, de hava slumrat in och sova; alla stridsmännen hava måst låta händerna falla.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.furono spogliati i valorosi, furono colti dal sonno, nessun prode ritrovava la sua mano
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Hỡi Ðức Chúa Trời của Gia-cốp, khi Chúa quở trách, Xe và ngựa bèn bị ngủ mê.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Hỡi_Ðức_Chúa_Trời của Gia-cốp , khi Chúa quở_trách , Xe và ngựa bèn bị ngủ_mê .
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Jakobs Gud, da du truede, faldt Vogn og Hest i den dybe Søvn.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Kifosztattak a bátor szívûek, álmukat aluszszák, és minden hõs kezének ereje veszett.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.야곱의 하나님이여 주께서 꾸짖으시매 병거와 말이 다 깊은 잠이 들었나이다
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.La mustrarea Ta, Dumnezeul lui Iacov, au adormit şi călăreţi şi cai.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Od hudovanja tvojega, o Bog Jakobov, sta onemogla voz in konj.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Olúpení sú mužovia udatného srdca; usnuli svojím spánkom, a niktorí mužovia silní nenašli svojich rúk.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Semua kuda dan pengendaranya jatuh mati oleh hardik-Mu, ya Allah Yakub
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Urhoollisilta ryöstettiin aseet, he uupuivat uneen; kaikkien sankarien kädet herposivat.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.V loupež dáni jsou udatní srdcem, zesnuli snem svým, aniž nalezly zmužilé hrdiny síly v rukou svých.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Von deinem Schelten, Gott Jakobs, sinkt in Schlaf Roß und Wagen.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.Απο επιτιμησεως σου, Θεε του Ιακωβ, επεσον εις βαθυτατον υπνον και η αμαξα και ο ιππος.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.От Твоето мъмрене, Боже Яковов, Паднаха в дълбок сън и колесници и коне.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.מגערתך אלהי יעקב נרדם ורכב וסוס׃
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.من انتهارك يا اله يعقوب يسبخ فارس وخيل‎.
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.雅 各 的 神 阿 、 你 的 斥 責 一 發 坐 車 的 、 騎 馬 的 都 沉 睡 了
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.雅各 的 神阿 、 你 的 斥 責 一 發坐車 的 、 騎馬 的 都 沉睡 了
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››A zvedia Egypťania, že ja som Hospodin, keď sa oslávim na faraonovi, na jeho vozoch a na jeho jazdcoch.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››A zvědí Egyptští, že já jsem Hospodin, když oslaven budu v Faraonovi, v vozích jeho a v jezdcích jeho.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››I dowiedzą się Egipczanie, żem Ja Pan, gdy uwielbiony będę w Faraonie, w woziech jego, i w jezdnych jego.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››In Egipčani spoznajo, da sem jaz GOSPOD, kadar se oslavim na Faraonu, na njegovih vozeh in konjikih njegovih.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››내가 바로와 그 병거와 마병으로 인하여 영광을 얻을 때에야 애굽 사람들이 나를 여호와인 줄 알리라 하시더니
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››Maka orang Mesir akan tahu bahwa Akulah TUHAN.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››og Ægypterne skal kende, at jeg er HERREN, når jeg forherliger mig på Farao, hans Vogne og Ryttere."
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››Şi vor şti Egiptenii că Eu sînt Domnul cînd Faraon, carăle şi călăreţii lui, vor face să se arate slava Mea.``
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››и узнают Египтяне, что Я Господь, когда покажу славу Мою на фараоне, на колесницах его и на всадниках его.
Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››וידעו מצרים כי אני יהוה בהכבדי בפרעה ברכבו ובפרשיו׃
İlgili Sayfalar