Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdi.Např. v roce 1967 byla Albánie vyhlášena prvním ateistickým státem na světě.
Ondokuzuncu yüzyıl boyunca sayıca az da olsa İngiliz ateistler ayrımcı uygulamalara maruz kalmıştır.V průběhu 19. století britští ateisté, ačkoli jich nebylo mnoho, byli předmětem diskriminačních praktik.
Bir Ateist idi.Byl ateista.
Röportajlarında kendisinin bir ateist olduğunu belirtmektedir.Ve věci vyznání prohlásila, že je ateistka.
Ateistik inançlar, Thomas Aquinas gibi filozoflar tarafından düzen ve toplum için tehdit olarak görülmüştür.Filozofové jako Tomáš Akvinský vnímali ateistické názory jako ohrožující pořádek a společnost.
Agnostik ateistler, ateisttirler, çünkü herhangi bir tanrının varlığına inanmazlar.Takoví odpadlíci jsou pak ve skutečnosti ateisty, neboť žádnému Bohu nevěří.
Ayrıca da ateşli bir ateistti.Byl také horlivým hasičem.
Sykes aynı zamanda ateist olduğunu da belirtiyor.Kurt ji ale řekne, že je ateista.
Mormon olarak yetiştirilmiştir ancak şu an ateisttir.Dara vyrůstal v katolickém prostředí, ale nyní je ateista.
Grotius ateist değildir.Skovoroda není asketa.
Bir Ateist idi.El a fost un ateu.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Nimeni nu visa să se considere un ateu.”
Brad Pitt bir Ateist olduğunu açıklamıştır.Steven Weinberg se declară ateist.
Agnostik ya da ateist değildi." demiştir.El afirmă că nu este un nazist sau fascist.
Bir Ateist idi.Ateista volt.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Metodistaként nevelkedett, de később ateista lett.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Ő magát egyértelműen ateistának vallotta.
Turing'in dini inancı yıkıldı ve ateist oldu.Turingin usko särkyi, ja hänestä tuli ateisti.
Ateistlerin nüfus dağılımının saptanması oldukça zordur.Ateistien osuutta väestöstä on hankala mitata.
Çehov daha sonra Ateist oldu.Höglundista tuli myöhemmin ateisti.
Röportajlarında kendisinin bir ateist olduğunu belirtmektedir.Tuomioja on kertonut olevansa ateisti.
Durkheim'in din anlayışının ateist veya agnostik olduğu belirtilir.Sagan on laajasti kuvattu ateistiksi tai agnostikoksi.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Hän kutsuu itseään apateistiksi.
Bir Ateist idi.Hän on ateisti.
ateist feminizm, kadınlara yönelik ayrımcılığın temelini dinlerde gören bir feminist yaklaşımdır.Ateistinen feminismi vastustaa uskontoa naisten alistamisen ja epätasa-arvon lähteenä.
Hristiyanlar, Sihler, animistler ve ateistler %1 kadardır.Kristittyjä, hinduja ja muita on yhteensä 3 %.
Ateist olduğunu açıklamıştır. ^ Jan Moir "Yes, Valerie was my lover.Kivirinta, Marja-Terttu: Chère Louise, teistä on tullut toteemi.
Kendisini Hristiyan kültürüne bağlı bir ateist olarak tanımlar.Hän on kristinuskoon kääntynyt entinen ateisti.
Bununla birlikte, ateistlere karşı önyargı Batı ülkelerinde mevcuttur.Uskovaisilla taas on ennakkoluuloja ateisteista.
Yahudi olarak büyüyen Fierstein, şu an bir ateist.Ornstein oli taustaltaan juutalainen, mutta ateistinen uskoltaan.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Κανένας δεν ήθελε να αποκαλέσει τον εαυτό του άθεο.»
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Αν και μεγάλωσε ως καθολικός, έγινε αργότερα άθεος.
Bir Ateist idi.Ήταν άθεος.
Mormon olarak yetiştirilmiştir ancak şu an ateisttir.Είχε ανατραφεί ως άθεος και παραμένει ακόμα.
Ateistlere karşı yasal ayrımcılık liberal demokrasilerde alışılmadık bir durumdur.Παράδειγμα πολιτικής ελευθερίας έχουμε στην περίπτωση των πολιτών της Αθηναϊκής δημοκρατίας.
Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdi.Albanien blev verdens første ateistiske stat i 1967.
Bir Ateist idi.Han var ateist.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Andre beskriver sig som ateist.
“Ateist”in anlamı antik yunan boyunca değişiklik göstermiştir.Betydningen af "ateist" ændrede sig i løbet af antikken.
Dawkins ateist ve Hümanisttir, British Humanist Association Başkan Yardımcılığını yürütmektedir.Han var ateist og en engageret støtte af British Humanist Association.
Ankete %3 ateist cevabı verilmiş ve ankete katılanların %6'sı cevap vermeyi reddetmiştir.Tre procent svarede, at de ikke havde nogen religion, og 6% ønskede ikke at svare.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Ingen ville drømt om å kalle seg selv for en ateist.»
Ankete %3 ateist cevabı verilmiş ve ankete katılanların %6'sı cevap vermeyi reddetmiştir.Tre prosent oppga «ingen religion» og 6% nektet å svare.
Röportajlarında kendisinin bir ateist olduğunu belirtmektedir.Han sies å ha blitt en ateist.
Bir Ateist idi.Tidligere hadde han vært ateist.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Han var kjent som en ateist.
Ateist Charles Bradlaugh, 1880 yılında İngiliz Parlamentosu'na milletvekili olarak seçildi.Bradlaugh ble innvalgt til det britiske parlamentet i 1881.
Nüfus olarak ülke nüfusunun yaklaşık %2'si Ateisttir.Over 2/3 av befolkningen er arabere.
Kendisini "uzlaşmaz bir ateist" olarak tanımlar.Han har omtalt seg selv som «en troende agnostiker»..
Ferry, bir ateist idi.Astrup var erklært ateist.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Selv om den var muslimsk, ble han oppdratt som ateist.
Fransa’da kendini ateist olarak tanımlayan insanların oranı %32. Buna eşit oranda agnostik sayısı mevcut.Di Prancis, 32% mengaku dirinya sebagai ateis, dan 32% lainnya mengaku sebagai agnostik.
Pozitif ateistin yaklaşımı ise, "Tanrı'nın varolması mümkün değildir" şeklindedir."Ateisme kuat" adalah kepercayaan positif di mana Tuhan tidak ada.
Sykes aynı zamanda ateist olduğunu da belirtiyor.Keynes menyatakan bahwa ia adalah seorang atheis.
LaVeyan satanistler birer ateisttir, ve Şeytan'ın varlığına inanmazlar.Meskipun disebut sebagai penyembah setan, tetapi mereka tidak mengakui adanya setan.
Röportajlarında kendisinin bir ateist olduğunu belirtmektedir.Ia dikatakan menjadi seorang pengikut dari atomis.
Bunlar bir hümanistin veya sözde bir ateistin görüşleri değil, benim görüşlerimdir.'Tôi không thuộc về một nhà thờ hoặc đền thờ hay hội đường, hoặc một tín ngưỡng nào.."
Mormon olarak yetiştirilmiştir ancak şu an ateisttir.Là một thằng nhóc nghiện anime nhưng cũng nổi tiếng là sát thủ.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Bà từng là một tín đồ Kitô phái Giám lý, tuy nhiên về sau đã trở thành người vô thần.
Röportajlarında kendisinin bir ateist olduğunu belirtmektedir.インタビューでは自分が無神論者であると語っている。