Tom polise ateşle karşılık verdi.Tom fired back at the police.
Tom Mary'ye nasıl ateş yakacağını öğretti.Tom taught Mary how to build a fire.
Ateşin yakın oturdum.I sat close to the fire.
Ateşin kırıldı.Your fever has broken.
Tom Mary'ye onun ateşli olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was hot.
Tom Mary'ye ateşli olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was hot.
Ateşim kırıldı.My fever has broken.
Tom bana ateşli olduğunu söyledi.Tom told me that he was hot.
Tom ateşli gibi görünüyordu.Tom looked like he was hot.
Tom bana Mary'nin ateşli olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was hot.
Tom ateşli gibi görünüyor.Tom looks like he's hot.
Tom'un ateşi yoktu.Tom didn't have a fever.
Tom ateşli görünüyordu.Tom seemed to be hot.
Polis havaya ateş etti.The policeman shot into the air.
Lütfen bana ateş etme.Please don't shoot me.
Ateşle oynarsan yanarsın.If you play with fire, you're going to get burned.
Sami, Leyla'nın cesedini ateşe verdi.Sami set Layla's body on fire.
Ne Tom ne de Mary'nin ateşi var.Neither Tom nor Mary has a horse.
Boğaz ağrısı ve ateşin olduğundan, muhtemelen yatağında kalmalısın.Since you have a sore throat and a fever, you should probably stay in bed.
Ateşle kendinizi ısıtın.Warm yourself by the fire.
Bu elbise ateşe karşı dayanıklıdır.This suit is fire-resistant.
Tom'un hâlâ ateşi var mı?Does Tom still have a fever?
Tom, Mary, John ve Alice ateşin etrafında oturdular.Tom, Mary, John and Alice sat around the fire.
Mark ateşli bir futbol taraftarıdırMark is an ardent football fan.
Tom silahını ateşledi ve ıskaladı.Tom fired his gun and missed.
Tom kamp ateşinin nasıl başlatılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to start a campfire.
Bana kimin ateş ettiğini bilmiyorum.I don't know who shot me.
Sami bana ateş etti.Sami shot me.
Ateşe biraz daha tahta koyabilir misin lütfen?Could you please put some more wood on the fire?
İlk olarak Sami ateş etti.Sami fired first.
Önce Sami ateş etti.Sami fired first.
Sami bu adama kasıtlı olarak ateş etti.Sami shot this man on purpose.
Sami silahı kavradı ve Leyla'ya ateş etmeye başladı.Sami grabbed the weapon and started shooting at Layla.
Sami ahırı ateşe verdi.Sami set the barn on fire.
Sami, Leyla'nın cesedini ateşe vermeye çalıştı.Sami attempted to set Layla's body on fire.
Sami garajda bir ateş yaktı.Sami lit a fire in the garage.
Sami bir Uzi ile bize ateş etmeye başladı.Sami started firing at us with an Uzi.
Sami herkese ateş etmeye başladı.Sami began shooting everybody.
Sami silahı ateşlemeye başladı.Sami started firing the gun.
Sami bütün delilleri yok etmek için bir ateş yaktı.Sami lit a fire to destroy all the evidence.
Sami ateş etti ve izinsiz giren kişiyi kesin bir şekilde vurdu.Sami fired and shot the intruder with precision.
Sami erkek kardeşine ateş etti ve öldürdü.Sami shot and killed his brother.
Sami silahı ateşledi.Sami fired the gun.
Sami ve Leyla ateşli silahlar için olan bir tutkuyu paylaşıyorlardı.Sami and Layla shared a passion for firearms.
Sami erkek kardeşine ateş ettiğini polise söyledi.Sami told police he shot his brother.
Sami'nin komşuları ateş etme hakkında sorgulandı.Sami's neighbors were questioned about the shooting.
Sami bize ateş etmeye başladı.Sami started firing at us.
Sami silahını ateşledi.Sami fired his gun.
Sami, Leyla'ya ateş etti ve ıskaladı.Sami shot at Layla and missed.
Kamp ateşi etrafında dans ettiler.They danced around the campfire.
Sami, kiliseyi ateşe verdi.Sami set the church on fire.
Sami, Leyla'yı öldürdü ve bunu örtmek için Leyla'nın evini ateşe verdi.Sami killed Layla and set her house on fire to cover it up.
Sami, Leyla'nın kafasının sağına doğru ateş etti.Sami fired right into Layla's head.
Sami'nin bir ateşli silahı vardı.Sami possessed a firearm.
Sami kulübeyi ateşe verdi.Sami set fire to the shed.
Sami kulübeyi ateşe vermek istedi.Sami wanted to set the shed on fire.
Hala ateşin var mı?Do you still have a fever?
Tom ateşe baktı.Tom looked at the fire.
Ateizm peygambersiz bir organizasyondur.Atheism is a non-prophet organization.
Ateizm, peygamberi olmayan bir örgüttür.Atheism is a non-prophet organization.