Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşli ile cümle

ateşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.A estrutura e a teologia da Igreja tornaram-se alvo de uma disputa feroz durante gerações.
Orta kalibreli ateşli silahlar için (örn: 7.62×39 mm, 5.56×45 mm) saldırı tüfekleri listesine bakınız.Para calibres intermediários, armas de fogo (por exemplo: 7.62×39mm, 5.56×45mm) ver Lista de fuzis de assalto.
Yuri Orlov: Dünyada 550 milyon ateşli silah bulunmaktadır.O filme começa com Yuri Orlov declarando, "Há mais de 550 milhões de armas de fogo em circulação no mundo.
Her iki orduda da ateşli silahlar kullanılmakta idi.Nas duas ocasiões, não foram usadas armas de fogo.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.Pistola: Arma de fogo comum.
Yani daha ciddi vakaların hemen hepsi ateşlidir.Com pessoas com pele mais clara ocorre imediatamente.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.O ATF é responsável pelo licenciamento de todos os comerciantes de armas e armeiros dos EUA.
Ateşli silahların mermisi üç ana bölümden oluşur.Cada pelotão de atiradores inclui três secções.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Hij is lid van de National Rifle Association (NRA).
1930'larda Adolf Hitler'in ateşli bir destekçisiydi.Hij zou in de jaren dertig Adolf Hitler een persoonlijke brief hebben gestuurd.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.FN en FNMI houden zich hoofdzakelijk bezig met de fabricage van militaire vuurwapens en munitie.
Bu defa sanal gerçeklik dünyası genel olarak ateşli silahlar üzerine kurulmuştur.De wapens in het spel zijn deels fictief en deels gebaseerd op echte vuurwapens.
İlk gerçek ateşli silahlar 1100'lerin ilk yarısına tarihlenebilir.Het eerste stenen gebouw dateert wellicht van ongeveer 1150.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Jest członkiem Narodowego Stowarzyszenia Strzeleckiego Ameryki.
Birlik içinde sana hizmet etmek istiyoruz, Bu bizim kalbimizin en ateşli arzusudur.Najbardziej palącym pragnieniem naszych serc jest służyć ci w jedności.
Ateşli silahların kullanıldığı, çok kısa fakat bir o kadar da kanlı bir çatışma gerçekleşti.Doszło tu do równie zaciętej, choć już nie tak krwawej bitwy.
Bu ateşli silahın mahiyeti tam olarak bilinmiyor.Obecnie status projektu tego karabinu jest nieznany.
Ateşli silahların bulunuşuna kadar yaygın olarak kullanılan diğer bir silah oktu.Stosowano aż do rozpowszechnienia broni palnej.
Eserleri, ateşli Polonya yurtseverliğiyle tanınır.[1][2][3]Członek Związku Wolnych Polaków i Towarzystwa Patriotycznego.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.I vissa kolonier utbröt hätska politiska debatter om demokratins roll i statens styrelse.
Winchester Repeating Arms Company, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir ateşli silah üreticisiydi.Winchester (fullständigt namn: Winchester Repeating Arms Company) var en amerikansk tillverkare av skjutvapen.
Babür ateşli silahlarını kullanıyor.Sköldpaddorna använder knappt sina vapen.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.Szilárd Kun - Skytte, snabbpistol.
Ateşli silahlar, 17. yüzyıla kadar, savaşlarda etkin bir rol oynamadı..Krigsmakten spelade före 1700-talet en obetydlig roll i Nya Spanien.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Han var National Rifle Associations förste ordförande.
Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığında ateş düşürür.При застуді і грипі.
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Червоний колір символізує полум'яний запал його гравців, а чорний — страх суперників перед рішучістю міланців.
Bölgede daha sonra konuçlanan Türk garnizonununda ise iki bin yeniçeri ve 184 ateşli silah vardı.Турецький гарнізон мав дві тисячі яничарів та 184 гармат.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.V některých koloniích vypukly ostré politické debaty o roli demokracie ve vládě.
Çok küçük bir çocukken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu bir kulağı duyma yeteneğini kaybetmiştir.Jako ještě velmi malé dítě prodělal horečku, jejímž následkem ohluchl na jedno ucho.
Her iki orduda da ateşli silahlar kullanılmakta idi.V obou případech byly použity tisíce zápalných raket.
Ateşli silah yaralanması.Střeleckého pluku raněn.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Byl také členem vedení vlivné National Rifle Association.
Ayrıca da ateşli bir ateistti.Byl také horlivým hasičem.
Clark ateşli bir hayvan hakları savunucusuydu.Era un neobosit apărător al drepturilor animalelor.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Este membru al lotului național de tir al Moldovei.
Editör Whitney Ellsworth Batman'in bir daha öldürmemesi ve ateşli silah kullanmaması kararını almıştır.Whitney Ellsworth szerkesztő megtiltotta, hogy Batman a jövőben lőfegyvert használjon vagy gyilkoljon.
Zırhları çok ince olmasında dolayı tabanca haricinde her türlü ateşli silah atışından zarar görübiliyordu.A tömeg hihetetlenül boldog volt, bár mindenfelől fegyvertüzet lehetett hallani.
Ateşli silahlar yitirilirse arabalar nasıl dayanır?Hogyan vitesse el délre az ágyúkat, mielőtt leesik az első hó?
Clark ateşli bir hayvan hakları savunucusuydu.Arthur eltökélt állatjogi aktivista volt, és számos kampányt támogatott.
Lakabı ''ATEŞLİ YARATIK''tır.Lánglovag egy igazi "tűzgyújtó".
Tanrı büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.A nagy Babilon is sorra került Isten színe előtt, hogy neki adják Isten haragos indulata borának a poharát.
Ateşli hastalıklardan kaçınılmalı ve ateş önlenmelidir.Az égetésre a fertőzések megakadályozása végett volt szükség.
Eşi, Çelik Dökümcüleri Sendikası'nın ateşli bir üyesi idi.Nevelő egyesülete a Lágymányosi Dohánygyár csapata volt.
Birlik içinde sana hizmet etmek istiyoruz, Bu bizim kalbimizin en ateşli arzusudur.Yhdessä haluamme palvella sinua, Siinä on sydäntemme kiihkein halu.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Hän on National Rifle Associationin jäsen.
Bu nedenle modern dönem öncesi Japonya'da ateşli silahlar "Tanegashima" olarak da adlandırılırdı.Tuliaseet tunnettiinkin Japanissa esimodernilla ajalla myös lempinimellä ”tanegashima”.lähde?
Bu ateşli silahın mahiyeti tam olarak bilinmiyor.Aseen alkuperää ei tarkasti tunneta.
Bunlar, çabuk ateşli, yeni silahlardı.Ne olivat luotettavia ja tarkkoja aseita.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.1, Lyömämiekkailu kevyellä aseella.
Cehennem inancı yüzyıllardır Hristiyanlıkta ateşli bir yer olarak kabul görmüştür.Kuvitteellisia helvettinäkyjä sepitettiin kristillisessä perinteessä jo toiselta vuosisadalta lähtien.
İlk gerçek ateşli silahlar 1100'lerin ilk yarısına tarihlenebilir.Ensimmäinen metallinen tykki rakennettiin todennäköisesti 1200-luvun puolivälissä.lähde?
Birlik içinde sana hizmet etmek istiyoruz, Bu bizim kalbimizin en ateşli arzusudur.Να σε υπηρετήσουμε ενωμένοι είναι ο πιο διακαής πόθος στις καρδιές μας.
Bunlar, çabuk ateşli, yeni silahlardı.Ένα νέο άρμα χρειαζόταν επειγόντως.
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.Η δομή και η θεολογία της εκκλησίας ήταν ζήτημα άγριας διαμάχης επί γενεές.
Bunun ateşli olduğunu düşünüyorum.Είναι καυτό στιχουργικά.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.I nogen kolonier var der heftige debatter over demokratiets rolle i organiseringen af staten.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Men her begyndte man i 1300-tallet at anvende skydevåben.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.National Rifle Association, fork.
İlk çakmaklar 16. yüzyılda icat edildi ve barutu tutuşturmak için ateşli silahlarda kullanıldı.Granaterne eksploderede ikke før i 1500-tallet, hvor man fandt på at fylde dem op med krudt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod