Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşler ile cümle

ateşler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.ولما جاء يسوع الى بيت بطرس رأى حماته مطروحة ومحمومة.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.耶 穌 到 了 彼 得 家 裡 、 見 彼 得 的 岳 母 害 熱 病 躺 著
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.耶穌 到 了 彼得 家裡 、 見 彼得 的 岳母 害熱 病 躺著
İşler çirkinleşti. Taşlar atıldı , ateşler yakıldı ve 50 kişi öldü.Des pierres ont été lancées, des coups de feu ont été tirés, 50 personnes sont mortes.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Pierwsi Australijczycy rozpalają wokół portu ogniska i nawołują ze swych łodzi, aby przepędzić zjawy.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Xung quanh cảng, những người Úc đầu tiên đốt lửa và họ la hét từ thuyền của họ để xua đuổi sự xuất hiện này
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Aceştia ne hărţuiesc Înţelepţii şi le profanează focurile rituale.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Acosan a nuestros sabios y profanan sus fuegos rituales.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Chúng quấy rối những nhà thông thái và lăng mạ ngọn lửa tinh thần tâm linh của họ.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.De plågar våra schamaner och vanhelgar deras eldar.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Eles pertubam os nossos Sábios e profanam os seus rituais de fogo.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Ils torturent nos sages et profanent leurs feux rituels.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Mereka mengganggu para bijaksana dan mengharamkan api suci mereka.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Molestano i nostri saggi e profanano i loro fuochi rituali.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Nekają one pobożnych mędrców i bezczeszczą święte ognie.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Ne piinaavat viisaita miehiämme ja häpäisevät näiden rituaalinuotiot
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Oni sužují naše mudrce a znesvěcují jejich rituální ohně.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Sie quälen unsere weisen Männer und schänden ihre rituelle Feuer.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Zaklatják a bölcseket és megszentségtelenítik az áldozati tüzüket.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.Те тормозят нашите Мъдреци и оскверняват свещените им огньове.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.הם מטרידים את חכמינו ומחללים את טקסי האש שלהם.
Onlar bizim Bilge Adamlarımıza saldırıyorlar ve tören ateşlerimizin kutsallığını bozuyorlar.一人で戦わなければ
Orada pek fazla bir şey olmuyor, burada gördüğünüz sarı noktalar, bunlar köy ateşleri.Il n'y a pas grand chose par là. Les points jaunes que vous voyez, ce sont des feux de villages.
Orada pek fazla bir şey olmuyor, burada gördüğünüz sarı noktalar, bunlar köy ateşleri.Non accade molto, lì, i punti gialli che vedete qui sono i fuochi nei villaggi.
Orada pek fazla bir şey olmuyor, burada gördüğünüz sarı noktalar, bunlar köy ateşleri.Δεν συμβαίνουν και πολλά εκεί, οι κίτρινες κουκκίδες που βλέπετε εκεί, είναι φωτιές σε χωριά.
Orada pek fazla bir şey olmuyor, burada gördüğünüz sarı noktalar, bunlar köy ateşleri.Там мало что происходит. Но жёлтые точки вот тут — это огни костров.
Orada pek fazla bir şey olmuyor, burada gördüğünüz sarı noktalar, bunlar köy ateşleri.לא קורה כאן הרבה, אך הנקודות הצהובות האלה,
Örneğin; "Rahatla" ve bunu yaptığımda (Silahı ateşler) korkarsınız ve üzülürsünüz.Hvis jeg for eksempel siger "slap af", og så gør dette (pistolskud) vil du blive forskrækket og utilpas.
Örneğin; "Rahatla" ve bunu yaptığımda (Silahı ateşler) korkarsınız ve üzülürsünüz.למשל, אם אני אומר "הירגע" ואז אשמיע צליל יריה . אתה תהיה מופתע ואף נסער.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A Simon napa pedig hideglelésben fekszik vala, és azonnal szólának néki felõle.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A Šimonova svokra ležala v horúčke, a hneď mu povedali o nej.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A sogra de Simão estava de cama com febre, e logo lhe falaram a respeito dela.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A świekra Szymonowa leżała, mając gorączkę, o której mu wnet powiedzieli.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Ja Simonin anoppi makasi sairaana kuumeessa, ja kohta he puhuivat hänestä Jeesukselle.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.시몬의 장모가 열병으로 누웠는지라 사람들이 곧 그의 일로 예수께 여짜온대
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La belle-mère de Simon était couchée, ayant la fièvre; et aussitôt on parla d`elle à Jésus.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La suegra de Simón estaba en cama con fiebre; y de inmediato le hablaron de ella
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La suocera di Simone era a letto con la febbre e subito gli parlarono di lei
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons svärmoder låg sjuk i feber, och de talade strax med honom om henne.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons Svigermoder lå og havde Feber, og straks tale de til ham om hende;
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons svigermor lå til sengs og hadde feber, og straks talte de til ham om henne.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Šimonova pak svegruše ležela, majíc zimnici. A hned jemu pověděli o ní.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Simons schoonmoeder was ziek en lag met koorts op bed. De mannen vertelden het aan Jezus.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Soacra lui Simon zăcea în pat, prinsă de friguri: şi îndată au vorbit lui Isus despre ea.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Tašča Simonova pa je ležala mrzlična, in precej mu povedo o njej.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Und die Schwiegermutter Simons lag und hatte das Fieber; und alsbald sagten sie ihm von ihr.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Và , bà_gia Si-môn đang nằm trên giường , đau rét ; tức_thì chúng thưa với Ngài về chuyện người .
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Và, bà gia Si-môn đang nằm trên giường, đau rét; tức thì chúng thưa với Ngài về chuyện người.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Η δε πενθερα του Σιμωνος ητο κατακοιτος πασχουσα πυρετον. Και ευθυς ελαλησαν προς αυτον περι αυτης.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.И щом излязоха от синагогата, дойдоха с Якова и Йоана в къщата на Симона н Андрея.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Теща же Симонова лежала в горячке; и тотчас говорят Ему о ней.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Теща ж Симонова лежала в пропасниці, й зараз кажуть Йому про неї.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.וחמות שמעון שכבה אחוזת הקדחת וימהרו לדבר אליו עליה׃
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.وكانت حماة سمعان مضطجعة محمومة. فللوقت اخبروه عنها.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.西 門 的 岳 母 、 正 害 熱 病 躺 著 . 就 有 人 告 訴 耶 穌
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.西門 的 岳母 、 正害熱 病 躺著 . 就 有 人 告 訴耶穌
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.소셜 네트워킹의 이런 도구들은 사람들이 모여 앉아서 서로의 이야기를 나누는 우리의
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Narzędzia komunikacji, są jak cyfrowe ogniska wokół których zbierają się ludzie, aby usłyszeć naszą opowieść.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Sociale netwerken zijn de digitale kampvuren waarrond het publiek verzamelt om ons verhaal te horen.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.- це цифрові багаття, навколо яких збирається публіка, щоб почути нашу історію.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod