Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşe ile cümle

ateşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Tüm toplar, ateşe hazır!Всем пушкам приготовиться стрелять!
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?¿Dejarías de echar leña a una hoguera porque te da pena el árbol que murió hace años?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Esiteresti a bruciare del carbone, solo perché ti dispiace per gli alberi morti tanto tempo prima?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Etkö lisäisi tuleen hiiliä, koska säälit kuollutta puuta?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Hesitarias em juntar carvão a uma fogueira só porque tiveste pena da árvore que morreu há muito tempo?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Skulle du tveka att lägga mer kol i elden- -med tanke på trädet som dog för länge sen?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Ville du tøve med at lægge mere kul i ilden - - med tanke på træet, som døde for længe siden?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Wahałbyś się przed włożeniem węgla do ognia z żalu za drzewem, które już dawno przestało istnieć?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Θα δίσταζες να ρίξεις κάρβουνο σε μία φωτιά, επειδή λυπάσαι για το δέντρο που χάθηκε τόσο καιρό πριν;
Ve geldiklerinde evimi hem arkadan, hem de önden ateşe vererek, dışarı çıkmamı engellemeye çalıştılar.지금, 그들은 왔다... 그들은 밖으로 가져올 수 없습니다 있도록 앞면과 뒷면에서 그것을 할 계획 했다.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.A synovia Júdovi bojovali proti Jeruzalemu a zaujali ho a zbili ho ostrím meča a mesto podpálili.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.De mannen van Juda veroverden ook Jeruzalem,
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.유다 자손이 예루살렘을 쳐서 취하여 칼날로 치고 성을 불살랐으며
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Nebo byli vybojovali synové Juda Jeruzalém, a vzavše jej, zbili obyvatele jeho ostrostí meče a město vypálili.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Người Giu-đa hãm đánh thành Giê-ru-sa-lem và chiếm lấy, dùng lưỡi gươm giết dân cư, và phóng hỏa thành.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Người_Giu - đa hãm đánh thành Giê-ru-sa-lem và chiếm lấy , dùng lưỡi gươm giết dân_cư , và phóng_hỏa thành .
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Og Judæerne angreb og indtog Jerusalem, huggede Indbyggerne ned og stak Ild på Byen.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Og Judas barn stred mot Jerusalem og inntok det og slo det med sverdets egg, og de satte ild på byen.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.Orang Yehuda menyerang Yerusalem, lalu merebut dan membakar kota itu serta membunuh penduduknya
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.И воевали сыны Иудины против Иерусалима и взяли его, и поразили его мечом и город предали огню.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.וילחמו בני יהודה בירושלם וילכדו אותה ויכוה לפי חרב ואת העיר שלחו באש׃
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.وحارب بنو يهوذا اورشليم واخذوها وضربوها بحد السيف واشعلوا المدينة بالنار.
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.猶 大 人 攻 打 耶 路 撒 冷 、 將 城 攻 取 、 用 刀 殺 了 城 內 的 人 、 並 且 放 火 燒 城
Yahudaoğulları Yeruşalime saldırıp kenti aldılar; halkı kılıçtan geçirerek kenti ateşe verdiler.猶大人 攻打 耶路撒冷 、 將城 攻取 、 用刀 殺 了 城內 的 人 、 並且 放火 燒 城
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?Het kan alleen maar dienen als brandhout en dan brandt het nog slecht ook!
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?불에 던질 화목이 될 뿐이라 불이 그 두 끝을 사르고 그 가운데도 태웠으면 제조에 무슨 소용이 있겠느냐
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?הנה לאש נתן לאכלה את שני קצותיו אכלה האש ותוכו נחר היצלח למלאכה׃
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?هوذا يطرح اكلا للنار. تاكل النار طرفيه ويحرق وسطه. فهل يصلح لعمل.
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?看 哪 、 已 經 拋 在 火 中 當 作 柴 燒 、 火 既 燒 了 兩 頭 、 中 間 也 被 燒 了 、 還 有 益 於 工 用 麼
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?看哪 、 已 經拋 在 火中 當作 柴燒 、 火 既 燒 了 兩頭 、 中間 也 被 燒 了 、 還有益 於工 用麼
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor."Herre! forbarm dig over min Søn, thi han er månesyg og lidende; thi han falder ofte i Ild og ofte i Vand;
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.Herre! miskunn dig over min sønn! Han er månesyk og Iider storlig; ofte faller han i ilden og ofte i vannet.
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.주여 내 아들을 불쌍히 여기소서 저가 간질로 심히 고생하여 자주 불에도 넘어지며 물에도 넘어지는지라
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.Господи, помилуй мого сина; він бо місячник, і тяжко мучить ся: почасту бо падає в огонь, і почасту в воду.
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.Господи, смили се за сина ми, защото е епилептик и зле страда; понеже пада в огъня, и често във водата.
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.ויאמר אדני רחם נא על בני כי מכה ירח הוא וחליו רע כי פעמים רבות הוא נפל באש ופעמים רבות אל תוך המים׃
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.وقائلا يا سيد ارحم ابني فانه يصرع ويتألم شديدا. ويقع كثيرا في النار وكثيرا في الماء.
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.主 阿 、 憐 憫 我 的 兒 子 . 他 害 癲 癇 的 病 很 苦 、 屢 次 跌 在 火 裡 、 屢 次 跌 在 水 裡
‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor.主阿 、 憐憫 我 的 兒子 . 他 害癲癇 的 病 很苦 、 屢次 跌 在 火裡 、 屢次 跌 在 水裡
Yazdığın ne varsa hepsini dışarı çıkardın. Onu şimdi ateşe koyuyoruz.Amit írtál magadról, elvettük, és tűzbe dobtuk.
Yazdığın ne varsa hepsini dışarı çıkardın. Onu şimdi ateşe koyuyoruz.Tutto cio' che hai scritto lo hai messo fuori, lo abbiamo messo nel fuoco adesso.
Yerini buldum. Hedefi buldum. Geliyoruz, ateşe hazırız.Pidä pintasi vielä vähän aikaa
Yerini buldum. Hedefi buldum. Geliyoruz, ateşe hazırız.מצאתי את המיקום שלכם. מצאתי .את המטרה. אנחנו מוכנים לפתוח באש
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.A Jozua im učinil tak, ako mu rozkázal Hospodin. Ich koňom popodrezoval žily a ich vozy spálil ohňom.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Da tat ihnen Josua, wie der HERR ihm gesagt hatte, und lähmte ihre Rosse und verbrannte ihre Wagen
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Fez-lhes Josué como o Senhor lhe dissera: os seus cavalos jarretou, e os seus carros queimou a fogo.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.In Jozue jim stori, kakor mu je ukazal GOSPOD: ohromil jim je konje in sežgal vozove z ognjem.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.I uczynił im Jozue, jako mu był rozkazał Pan; koniom ich żyły poderznął, a wozy ich popalił ogniem.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Josua gjorde derpå med dem, som HERREN havde sagt ham; deres Heste lammede han, og deres Vogne brændte han.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Josué hizo con ellos como Jehovah le había mandado: Desjarretó sus caballos y quemó sus carros
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.여호수아가 여호와께서 자기에게 명하신대로 행하여 그들의 말 뒷발의 힘줄을 끊고 불로 그 병거를 살랐더라
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.И поступил Иисус с ними так, как сказал ему Господь: коням их перерезал жилы и колесницы их сожег огнем.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Исус из стори, според както Господ му заповяда: преряза жилите на конете им, и изгори с огън колесниците из.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.ויעש להם יהושע כאשר אמר לו יהוה את סוסיהם עקר ואת מרכבתיהם שרף באש׃
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.ففعل يشوع بهم كما قال له الرب. عرقب خيلهم واحرق مركباتهم بالنار
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.約 書 亞 就 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的 去 行 、 砍 斷 他 們 馬 的 蹄 筋 、 用 火 焚 燒 他 們 的 車 輛
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.約書亞 就 照 耶和華 所 吩咐 他 的 去行 、 砍斷 他 們馬 的 蹄筋 、 用 火焚 燒 他 們的 車輛
Yine birkaçını alıp ateşe at, yansın. O kıllardan bütün İsrail halkına ateş yayılacak.A i z těch ještě vezma, uvrz je do prostřed ohně, a spal je ohněm, odkudž vyjde oheň na všecken dům Izraelský.
Yine birkaçını alıp ateşe at, yansın. O kıllardan bütün İsrail halkına ateş yayılacak.ja ota niistä vielä osa, viskaa ne tuleen ja polta ne tulessa. Siitä lähtee tuli koko Israelin heimoon.
Yine birkaçını alıp ateşe at, yansın. O kıllardan bütün İsrail halkına ateş yayılacak.또 그 가운데서 얼마를 가져 불에 던져 사르라 그 속에서 불이 이스라엘 온 족속에게로 나오리라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod