Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.Přispěli jsme k tomuto nedostatku tím, že jídlo tady v Británii a v jiných zemích vyhazujeme do popelnic.
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.Vi bidrar till den åtstramningen genom att slänga mat här i Storbritannien och i andra delar av världen.
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.Wij dragen bij aan dat tekort door voedsel weg te gooien hier in Engeland en elders in de wereld.
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.И мы сами способствуем этому, выбрасывая пищу здесь, в Британии, и по всему миру.
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.Ние допринасяме за това намаляване с изхвърлянето на храна тук в Британия и по света.
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.אנו תרמנו לצמצום הזה בהפקדת מזון בפחי האשפה כאן בבריטניה ובכל מקום בעולם. אנו מסלקים אוכל
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.ساهمنا في تلك الأزمة من خلال إيداع الطعام في الحاويات هنا في بريطانيا وفي كل مكان في العالم. نحن ننزع الطعام
Biz bu sıkışmaya burada İngilterede ve dünyanın her yerinde yiyecekleri çöpe atarak büyük katkıda bulunuyoruz.まだ食べられる食料を 廃棄しているからです 飢えている人たちの食べ物を 日々奪っているのです
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.Als ik zeg 'we' dan bedoel ik, alle planten, dieren... ...schimmel, schimmels....
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.Cuando digo nosotros, incluyo plantas, animales y hongos
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.Kiedy mówię "naszych", "my", to mam na myśli nie tylko ludzi, ale rośliny, zwierzęta, grzyby (i pierwotniaki).
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.내가 우리라고 할때 모든식물과,동물,그리고곰팡이들을 말한다.
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.Wenn ich UNS sage, meine ich alle Pflanzen, Tiere und Pilzisse, Pilze.
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.Коли я кажу ми, я маю на увазі всі рослини, тварини і гриби.
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.שאני אומר אנחנו אני מתכוון לצמחים חיות ופיטריות
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.عندما أقول نحن، فانا استثنى النباتات، والحيوانات والفطريات
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Eles ensinam-nos a usa metralhadoras, Kalishnikov, lançadores de foguetes, granadas, bombas.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Họ dạy chúng tôi cách dùng súng máy, Kalishnikov, bộ phóng tên lửa, đạn cối, bom.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ils nous enseignent à utiliser des mitrailleuses Kalachnikov, des lances-roquettes, des grenades, des bombes.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ne învaţă să folosim mitraliere, Kalashnikov, lansatoare de rachete, grenade, bombe.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Nos enseñan a usar armas de fuego, fusiles Kalishnikov, lanzamisiles, granadas, bombas.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Učia nás používať guľomety, Kališníkov, raketomety, granáty, a bomby.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Učí nás, jak zacházet s kulomety, Kalašnikovem, raketomety, granáty, bombami.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ze leren ons machinegeweren gebruiken, kalashnikov, raketwerpers, granaten, bommen.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Μας δείχνουν πώς να χρησιμοποιούμε πολυβόλα, Καλάσνικοφ, εκτοξευτές πυραύλων, χειροβομβίδες, βόμβες.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Вони навчають нас використовувати автомати Калашнікова, ракетні установки, гранати, бомби.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Нас учат пользоваться пулеметами, автоматами, гранатометами, гранатами и бомбами.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Учат ни да използваме картечници, автомати "Калашников", ракетни установки, гранати, бомби.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Va fi un gen de refren pe parcursul prezentării.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Będzie to rodzaj refrenu tej prezentacji.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Bude to takový refrén během této prezentace.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Bude to taký refrén počas celej mojej prezentácie.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Đây sẽ là điệp khúc xuyên suốt bài nói hôm nay.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Elle va être une sorte de refrain au cours de la présentation.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Es wird eine Art Refrain werden, während wir uns durch diesen Vortrag arbeiten.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Het wordt het refrein² van deze presentatie.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.이 질문은 이 프레젠테이션 동안 계속 사용될 후렴구같은 거에요.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Sarà una specie di ritornello mentre andiamo avanti con la presentazione.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Será uma espécie de refrão ao longo da apresentação.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Va a ser una especie de estribillo durante la presentación.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Това ще бъде рефрен, който ще върви през презентацията.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Це буде свого роду приспівом між куплетами нашої презентації.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.Это будет своего рода повторением по ходу моего выступления.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.זה יהיה מין פזמון חוזר בהמשך ההרצאה.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.الذي سيكون كدليلٍ لنا ونحن نمضي بالمحاضرة.
Biz sunuma göz atarken biraz geri durmak gibi olacak.繰り返し出てくるからです さてベートーベンの音楽を聴いていただきましたが
Bokunuzu nas? buraya atars??? Biraz ister misin?Tu as pris une douche et la police a d?arqu??
Bokunuzu nas? buraya atars??? Biraz ister misin?ألم أقل كلوا قطعه قطعه؟؟
-Böyle bir uygulama el yapımı bir anlaşmazlık, herkesin kafası atar.- Dicha política es un conflicto hecho por el hombre, cualquiera estaría molesto.
-Böyle bir uygulama el yapımı bir anlaşmazlık, herkesin kafası atar.- Un telle politique est source de conflits, il faut l'ignorer
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Così te arterie blu provenienti dai polmoni vanno anche a rilasciare anidride carbonica negli alveoli.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Então, estas artérias azuis que vêm dos pulmões irão liberar o dióxido de carbono dentro dos alvéolos.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Jadi ini arteri biru yang datang dari paru-paru juga akan untuk melepaskan karbon dioksida ke dalam alveoli.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.그러므로 이 폐로 오는 파란 동맥은 폐포에서 산소를 받는 동시에 폐포로 이산화탄소를 보냅니다.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Te niebieskie tętnice prowadzące krew z serca do płuc muszą uwolnić dwutlenek węgla w pęcherzykach płucnych.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Tieto modré artérie, ktoré vedú z pľúc, budú vypúšťať oxid uhličitý do alveol.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Tyto modré tepny vedoucí od srdce (pozn. chybně řečeno plic) vylučují oxid uhličitý do plicních sklípků.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.И така тези сини артерии, които идват от белите дробове, също така ще Отделят въглероден диоксид в алвеолите.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.Отже, ці сині артерії, що йдуть від легень, також виділятимуть вуглекислий газ у альвеоли.
Bu akciğerlerdeki mavi atar damarlar aynı zamanda alveollere Karbon dioksit aktarmak içinler.העורקים הקטנטנים הכחולים האלה שבאים מהלב משחררים פחמן-דו-חמצני לתןך הנאדיות. ומכאן הם ינָשפו החוצה.