atadı ile cümle

atadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Náhodne sme ich rozdelili na väzňov a dozorcov.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Phân họ làm tù nhân và gác ngục một cách ngẫu nhiên.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Şi am ales la întâmplare care vor juca rolul gardienilor şi care vor fi prizonieri.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Teilten sie zufällig in Gefangene und Wärter ein.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Un rôle leur a été attribué au hasard, prisonnier ou gardien.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Véletlenszerűen jelöltük ki a rabokat és az őröket.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Vi valgte tilfældigt hvem, der skulle være fange og vagt.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.We kozen willekeurig of ze gevangene of bewaker werden.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Τυχαία τους αναθέσαμε τους ρόλους των φυλακισμένων και των φρουρών.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Навмання призначили когось в'язнем, когось охоронцем.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Случайно им поверихме това, кой да е затворник и кой надзирател.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Случайным образом разбили их на заключенных и охранников.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.חילקנו אותם באורח אקראי לאסירים וסוהרים.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.وتم توزيعهم عشوائيا كسجناء وحراس.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.そして 実験一日目 私達は良いリンゴ達と実験を始めたのです
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.A postavil sudcov v zemi vo všetkých ohradených mestách Judska, v každom meste.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.A pus judecători în toate cetăţile întărite din ţara lui Iuda, în fiecare cetate.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.A tak stanął Jozafat w zgromadzeniu Judzkiem i Jeruzalemskiem w domu Pańskiem przed sienią nową.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.A ustanovil soudce v zemi po všech městech Judských hrazených, v jednom každém městě.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Di setiap kota berbenteng di Yehuda ia mengangkat hakim-hakim
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Egli stabilì giudici nella regione, in tutte le fortezze di Giuda, città per città
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.És rendele bírákat azon a földön, Júdának minden erõs városaiba, városonként.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Estabeleceu juízes na terra, em todas as cidades fortes de Judá, de cidade em cidade;
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Hij stelde in alle grotere steden van het land rechters aan
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Il établit des juges dans toutes les villes fortes du pays de Juda, dans chaque ville.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.In postavil je sodnike v deželi po vseh utrjenih mestih Judovih, v vsakem mestu nekaj,
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Ja hän asetti tuomareita maahan, kaikkiin Juudan varustettuihin kaupunkeihin, kaupunki kaupungilta.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.또 유다 온 나라 건고한 성에 재판관을 세우되 성마다 있게 하고
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Người lập quan xét trong khắp nước , tại các thành bền_vững của Giu-đa , thành nào cũng có .
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Người lập quan xét trong khắp nước, tại các thành bền vững của Giu-đa, thành nào cũng có.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Och han anställde domare i landet, i alla Juda befästa städer, särskilda för var stad.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Og han indsatte Dommere i Landet i hver enkelt af de befæsfede Byer i Juda.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Og han innsatte dommere i landet, i hver av de faste byer i Juda.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.También estableció jueces en la tierra, de ciudad en ciudad, en todas las ciudades fortificadas de Judá
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Und er bestellte Richter im Lande in allen festen Städten Juda's, in einer jeglichen Stadt etliche,
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Και κατεστησε κριτας εν τη γη, εν πασαις ταις οχυραις πολεσι του Ιουδα, εν εκαστη πολει.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.И по всичките укрепени градове на Юда постави съдии в земята, град по град.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.И поставил судей на земле по всем укрепленным городам Иудеи в каждом городе,
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.ויעמד שפטים בארץ בכל ערי יהודה הבצרות לעיר ועיר׃
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.واقام قضاة في الارض في كل مدن يهوذا المحصّنة في كل مدينة فمدينة.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.又 在 猶 大 國 中 遍 地 的 堅 固 城 裡 、 設 立 審 判 官
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.又 在 猶大 國中 遍地 的 堅固 城裡 、 設立 審 判官
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı.중국식 부페라고 이름짓고 있습니다.
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı. Yani,ilginç olan hikayelerinin benzer olması ama onlar farklıydıBien, lo interesante es que sus historias eran similares, pero eran diferentes.
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı. Yani,ilginç olan hikayelerinin benzer olması ama onlar farklıydıCiekawe, że ich wersje zdarzeń były podobne, a jednocześnie odmienne.
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı.Многие из них называются Чайна Буффет.
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı.וכמה מהן שנקראות בופה סין.
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı.و مجموعة منها تسمى " شينا بوفيه " .
Ve onlar Çin'e bir sürü büfe atadı.おもしろいのは、ストーリーは同じようなものですが
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.iは、リストの各要素を参照するように指定しています。 このリストは[0, 1, 2, 3, 4]でした。
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.J'enregistre ce programme, et maintenant je le lance. C'est parti.
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.매번 loop 에 들어갈 때마다 i 에 리스트의 각 원소가 할당됐어요.
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.Se loi silmukan, joka vuoronperään sijoittaa i:hin eri elementin listasta.
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.Tak tady máš. Co to je, že vytvořil smyčku,
Yaptığı şu, bir döngü oluşturdu, döngüden her geçtiğinde i'ye listedeki farklı bir elemanı atadı.في كل مرة تذهب بها إلى الحلقة تقوم بتعيين قيمة المتغير i من أحد عناصر القائمة
Yonatan, ‹‹Hayır, bu kez farklı›› diye karşılık verdi, ‹‹Efendimiz Kral Davut, Süleymanı kral atadı.A Jonatán odpovedal a riekol Adoniášovi: Áno, ale náš pán kráľ Dávid ustanovil za kráľa Šalamúna.
Yonatan, ‹‹Hayır, bu kez farklı›› diye karşılık verdi, ‹‹Efendimiz Kral Davut, Süleymanı kral atadı.,,Da``, a răspuns Ionatan lui Adonia, ,,domnul nostru împăratul David a făcut împărat pe Solomon.
Yonatan, ‹‹Hayır, bu kez farklı›› diye karşılık verdi, ‹‹Efendimiz Kral Davut, Süleymanı kral atadı.In Jonatan odgovori in reče Adoniju: V resnici je gospod naš, kralj David, postavil Salomona za kralja!
Yonatan, ‹‹Hayır, bu kez farklı›› diye karşılık verdi, ‹‹Efendimiz Kral Davut, Süleymanı kral atadı."Integendeel, koning David heeft Salomo tot koning uitgeroepen", riep Jonathan.
Yonatan, ‹‹Hayır, bu kez farklı›› diye karşılık verdi, ‹‹Efendimiz Kral Davut, Süleymanı kral atadı.Jonatán respondió y dijo a Adonías: --Al contrario; porque nuestro señor el rey David ha hecho rey a Salomón
İlgili Sayfalar