atıyorsun ile cümle
atıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.42
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Siz X-rey filmlerine ekranda bakip uzerlerinde calisiyorsunuz email atiyorsunuz.Oglądamy zdjęcia rentgenowskie na monitorze, możemy je przesłać mailem.
Siz X-rey filmlerine ekranda bakip uzerlerinde calisiyorsunuz email atiyorsunuz.On regarde ses radios à l'écran, et on en fait des trucs, on les envoie par mail.
Siz X-rey filmlerine ekranda bakip uzerlerinde calisiyorsunuz email atiyorsunuz.Гледаш рентгеновите си снимки на екран и правиш разни неща с тях, пращаш ги по имейл.
Siz X-rey filmlerine ekranda bakip uzerlerinde calisiyorsunuz email atiyorsunuz.تنظر لأشعتك السينية على شاشة وتقوم بأشياء عليها، وترسلها عبر البريد الإلكتروني. لكننا كنا نستخدم اشعة سينية،
Siz X-rey filmlerine ekranda bakip uzerlerinde calisiyorsunuz email atiyorsunuz.同時進行という形ですね X線はあっても看片灯がなかったんです
Tahoe Gölüne bu tableti atıyorsunuz.아주 큰 막대기로 저어서요.
Tahoe Gölüne bu tableti atıyorsunuz.להשליך אותה למרכזו של אגם טאהו,
Tahoe Gölüne bu tableti atıyorsunuz.ورميه في منتصف بحيرة تاهو،
Tahoe Gölüne bu tableti atıyorsunuz.うんと長い棒でかき混ぜて
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Atiramo-las para fora do barco e "mergulhamos" sem nos molharmos.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Îl arunci peste bordul bărcii şi practic te scufunzi fără să te uzi.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Je gooit het overboord en je duikt zonder nat te worden.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.배 밖으로 던져서 결국은 젖지도 않고 스쿠버 다이브 하는 경험을 할 수 있습니다.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Lo bajas por el lado del bote y básicamente buceas sin mojarte.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Lo si getta in acqua dalla barca e in pratica si fa sub senza bagnarsi.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Przerzucasz go przez burtę łodzi i nurkujesz na sucho.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Vous le mettez sous l'eau à côté de votre bateau et en gros, vous plongez sans être mouillé.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Вы просто перебрасываете его за борт — и получаете эффект ныряния со скубой, не становясь мокрыми.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.Хвърляш го над борда на лодката си и на практика се гмуркаш, без да се измокриш.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.אתם זורקים אותו מעבר לצד הסירה ואתם בעיקרון צוללים בלי להרטב.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.ترميه جانب قاربك وتغوص دون أن تبتل
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.濡れずに簡単なスキューバダイビングができるのです
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Hãy tưởng tượng bạn ném máy tính của mình vào trong một lò phản ứng hạt nhân và nó vẫn phải chạy được.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imaginaţi-vă că vă aruncaţi PC-ul într-un reactor nuclear şi totuşi PC-ul trebuie să funcţioneze.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imagínese: llevar su PC y arrojarla dentro de un reactor nuclear y que siga funcionando.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Képzeljék csak el, hogy bedobják a számítógépüket egy atomerőmű kellős közepébe, és még ott is működnie kell.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.상상해 보세요. PC를 원자로 안에 던져도 작동해야 합니다.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Stel je eens voor: je pakt je pc op en je gooit hem in een kernreactor en hij moet nog steeds werken.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представете си: взимате компютъра си, хвърляте го в ядрен реактор и той трябва да продължи да работи.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представьте: взять ваш компьютер и бросить его в ядерный реактор, и он по-прежнему должен работать.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.זה כמו אתם מכניסים את מחשבכם האישי לכור גרעיני והוא צריך להמשיך לפעול.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.لذلك تخيلوا فقط: أنكم تأخذون حاسوبكم و تقومون بإلقائه في مفاعل نووي و مع ذلك يجب عليه أن يعمل.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.稼働しないといけない様なものです こういった様々な大小の問題に
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Ancora una volta metti la tua vita a repentaglio per qualcosa che non riesci ad abbandonare.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Än en gång riskerar du ditt liv- -för nåt som du inte bara kan lämna.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.De nuevo, arriesgas tu vida por algo que eres incapaz de dejar atrás.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Endnu en gang risikerer du dit liv - - for noget, som du ikke bare kan efterlade.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Uma vez mais, arriscas a tua vida por algo que não consegues deixar para trás.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Vaarannat taas henkesi- -koska et voi jättää jotakin.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Znów ryzykujesz życie dla czegoś, czego nie umiesz zostawić za sobą.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Και πάλι ρισκάρεις τη ζωή σου για κάτι που δεν μπορείς να αφήσεις πίσω σου.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Ты опять рискуешь жизнью ради того, с чем не можешь расстаться.