atıyor ile cümle

atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.Когда он пьян, он брюзжит и дерётся. Когда он трезв, он лежит на чём попало и молчит.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Он не боится, что в процессе его будут судить или смеяться над ним.
Basketbolu o kadar çok seviyordu ki gece yarılarına kadar şut atıyordu.Девушка так понравилась бейсболисту, что он захотел с ней познакомиться.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.Несколько человек смеялись, несколько человек плакали.
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.بحلول نهاية عام 1933، كانت هيبورن ممثلة سينمائية لها احترامها، ولكنها اشتاقت لإثبات نفسها في برودواي.
O kağıtları havaya atıyor.إنه يرمي الأوراق في الهواء
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.Até o final de 1933 Hepburn estava no topo de sua profissão, mas desejava provar-se na Broadway.
Film yıldızı olacağını zaten biliyor ve bu nedenle her ziyaretde imza atıyor.Krystal weet helemaal zeker dat ze ooit een filmster gaat worden en deelt daarom al handtekeningen uit.
Zıplayıp havada iki takla atıyorlar.Mocowany do pasa za pomocą dwóch zaczepów ślizgowych.
Üzerine kazakları atıyor, lanet bozuluyor ve hikâyesini anlatabiliyor prensin aşkı olmaya geri dönebiliyor.Hon betalar tillbaka genom att städa, laga mat och berätta sagor om prinsen hon älskar.
Çavuşesku gidecek") sloganları atıyordu.De sprang mot döden, säger löjtnant Fr.
Fakat 1938'de yaşananlar darbe fikirlerini ortaya atıyordu.Händelserna 1968 uttrycker frustrationerna.
"Akhisarspor Altyapıda Sağlam Temeller Atıyor". akhisarhaber.com.Високоінтенсивне тренування Табата | Живи Активно. zhyvyaktyvno.org.
O kağıtları havaya atıyor.Він підкидає папір у повітря.
Uzaktan bazıları ok atıyordu.My jsme k vám přišli z daleka.
Basketbolu o kadar çok seviyordu ki gece yarılarına kadar şut atıyordu.Basketbal neměl zpočátku vůbec rád, připadal mu příliš měkký.
Tüten, siyah bir nokta hızla yaklaşıyordu… ve çığlık atıyordu.Takřka okamžitě se začal třást a hlasitě křičet.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Jen se během procesu neudrží a začne se nahlas smát.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.Câțiva oameni au râs, câțiva au plâns.
Ve Gaga onlara imalı bir bakış atıyor.Amanda kicsit körülnéz.
Onu duş kabinine itiyor ve çığlık atıyor.Kiment a fürdőszobába és vért köpött.
Gerçekten seni görmeye can atıyorum.Todella palan halusta nähdä sinut.
"Rap'in kalbi onunla atıyor"."Rockens hjerte banker på bagsædet".
Piyadeler tüfeklerini atıyorlardı.Soldaterne havde ladte geværer.
Üzerine kazakları atıyor, lanet bozuluyor ve hikâyesini anlatabiliyor prensin aşkı olmaya geri dönebiliyor.Hun betaler tilbake ved å rydde, lage mat og fortelle historier om prinsen hun elsker.
Fakat 1938'de yaşananlar darbe fikirlerini ortaya atıyordu.I 1938 bar fremsyntheten deres frukter.
Ve Gaga onlara imalı bir bakış atıyor.Pertemuannya dengan Gandhi memengaruhi pandangannya.
Yere ve benim üstüme çoğu kez yemekleri atıyordu.地表で採食を行うことが多い。
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.法廷を出る際は、薄笑いを浮かべていた。
"Finale son 13 bölüm kaldı, son adımlarımızı atıyoruz," dediler.是終極系列第十部曲同時也是《終極一家2》繼續《終極一班3》的劇情。
Yere ve benim üstüme çoğu kez yemekleri atıyordu.또 관작을 받을 때마다 식읍과 식실이 추가되었다.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.חלקן צחקו, בעוד שאחרות צעקו ססמאות מרי.
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.בסוף שנת 1933 הפבורן כבר זכתה להצלחה עצומה, אך היא השתוקקה לשוב לתיאטרון.
Herkes oraya bir şey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor, ben böyle anlıyorum.כל אלה מפתחים אצל העובד את ההבנה של מה מצופה ממנו בעבודה ומה מוערך.
Arkasından Buzz Aldrin Ay'a ayak bastı.Bu sırada Michael Collins Ay yörüngesinde tur atıyordu.ארמסטרונג יהיה המפקד, באז אולדרין ינהג בנחתת הירח ומייקל קולינס יהיה טייס תא הפיקוד.
1933 yılının sonunda Hepburn kariyerinin zirvesindeydi; ama kendini Broadway'de kanıtlamaya can atıyordu.До края на 1933 г. Хепбърн е уважавана филмова актриса, но тя се стреми да се докаже на Бродуей.
Basketbolu o kadar çok seviyordu ki gece yarılarına kadar şut atıyordu.Jako je volila balet kojeg je vježbala od svoje treće godine.
Uzaktan bazıları ok atıyordu.Od hlúpej osoby mala ďaleko.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Keď sa objavila po nejakej dobe na verejnosti, bola veselá a vysmiata.
Zıplayıp havada iki takla atıyorlar.Pärast külvamist kitkuti kahel korral umbrohtu.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Seistes hukkamiskohas valataval verisel maapinnal, rääkis ja naeris ta sundimatult.
0'ı aşağı atıyoruz. 40'da 8, 5 defa var.Abbassiamo lo zero 8 sta 5 volte nel 40.
0'ı aşağı atıyoruz.Napíšeme sem 0.
0'ı aşağı atıyoruz.Vi trækker et 0 ned.
0'ı aşağı atıyoruz.Маємо залишок від 4.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.5 hodů férovou mincí.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.공정한 동전을 5번 던집니다.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.5 хвърляния на тази симетрична монета.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Cinco lançamentos desta moeda justa.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Pięć rzutów uczciwą monetą.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.Vijf keer opgooien met deze 'eerlijke munt'.
5 kez. Hilesiz bir parayı 5 kez atıyoruz.П"ять жбурлянь цієї симетричної монети.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Estou ansioso por voltar a ver a minha família.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Haluan taas nähdä perheeni.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Jag vill träffa min familj igen.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Jeg vil se min familie igen.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Nie mogę się doczekać, żeby znów zobaczyć rodzinę.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Non vedo l'ora di riabbracciare la mia famiglia.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Qué ganas tengo de volver a ver a mi familia.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Ανυπομονώ να ξαναδώ την οικογένειά μου.

İlgili Sayfalar