atıyor ile cümle
atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Stel je eens voor: je pakt je pc op en je gooit hem in een kernreactor en hij moet nog steeds werken.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представете си: взимате компютъра си, хвърляте го в ядрен реактор и той трябва да продължи да работи.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представьте: взять ваш компьютер и бросить его в ядерный реактор, и он по-прежнему должен работать.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.זה כמו אתם מכניסים את מחשבכם האישי לכור גרעיני והוא צריך להמשיך לפעול.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.لذلك تخيلوا فقط: أنكم تأخذون حاسوبكم و تقومون بإلقائه في مفاعل نووي و مع ذلك يجب عليه أن يعمل.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.稼働しないといけない様なものです こういった様々な大小の問題に
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.46歳の女性です
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Also statt einer reduktionistischen Sichtweise treten wir einen Schritt zurück.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Au lieu d'avoir une vue réductionniste, on recule d'un pas.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Deci în loc de o analiză reducţionistă, ne retragem un pas înapoi.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Dus, in plaats van een reductionistische visie, doen we een stap terug.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Em vez de uma visão reducionista, estamos a dar um passo atrás.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Entonces en lugar de una perspectiva reduccionista, retrocedemos.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Invece di una visione riduzionista, facciamo un passo indietro.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.우리는 환원주의적 관점에서 벗어나 한 발자국 뒤로 물러선 겁니다.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Tehát a redukcionalista nézet helyett, egy lépest teszünk hátrafelé.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Zatem, robimy krok w tył od podejścia redukcjonistycznego.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Вместо упростительного метода, мы делаем шаг назад.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.Така че вместо редукционистичен възглед, правим стъпка назад.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.לכן, במקום להסתכל בצורה רדוקציוניסטית, אנחנו לוקחים צעד אחורה.
Yani kısıtlayıcı bakış yerine bir adım geri atıyoruz.وهكذا ، عوضاً عن وجهة النظر الاختزالية ، نحن نخطو خطوة الى الوراء
*Yemen'in güneydoğusundaki saldırılar Ulusal Diyaloğu tehlikeye atıyor* Los ataques al sur de Yemen ponen en peligro el diálogo nacional.
Yeniden paraları atıyoruz.Następnie rzucamy nimi ponownie.
Yeniden paraları atıyoruz.Pak je hodíme znovu.
Yeniden paraları atıyoruz.Затем мы подбрасываем монеты ещё раз.
Yeniden paraları atıyoruz.今度は5セント硬貨が表で1セント硬貨が裏でした
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Dziecko, które właśnie zaczęło kłamać, stawia pierwsze kroki jako twórca.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Een kind dat begint met liegen, zet zijn eerste stapjes als verhalenverteller.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.E il bambino che inizia a mentire sta facendo il primo passo verso la narrazione.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Ein Kind, das gerade angefangen hat zu lügen, macht die ersten Schritte als Geschichtenerzähler.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.거짓말을 시작한 아이, 그는 스토리텔러로서의 첫 발을 내딛고 있습니다.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Một đứa trẻ mà bắt đầu nói dối là bước một bước đầu tiên của người kể chuyện.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Uma criança que começa a mentir está a dar o primeiro passo como contador de histórias.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un copil care tocmai a început să mintă, face primul pas ca povestitor.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un enfant qui commence à mentir fait son premier pas en tant que conteur d'histoire.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un niño que empieza a mentir ha dado su primer paso como narrador.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Дитина, яка тільки почала брехати, робить перший крок, як оповідач.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Ребёнок, который начинает врать, — это писатель, делающий первые шаги.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.ילד שרק התחיל לשקר עושה צעד ראשון כמספר סיפורים.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.الطفل الذي بدأ بالكذب أخذ أول خطوة كقاص للقصة.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.物語の作者になる第一歩を踏み出したと言えます 子供たちはアートを実践しています
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Ancora una volta metti la tua vita a repentaglio per qualcosa che non riesci ad abbandonare.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Än en gång riskerar du ditt liv- -för nåt som du inte bara kan lämna.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.De nuevo, arriesgas tu vida por algo que eres incapaz de dejar atrás.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Endnu en gang risikerer du dit liv - - for noget, som du ikke bare kan efterlade.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Uma vez mais, arriscas a tua vida por algo que não consegues deixar para trás.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Vaarannat taas henkesi- -koska et voi jättää jotakin.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Znów ryzykujesz życie dla czegoś, czego nie umiesz zostawić za sobą.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Και πάλι ρισκάρεις τη ζωή σου για κάτι που δεν μπορείς να αφήσεις πίσω σου.
Yine geride bırakamayacağın bir şey için hayatını riske atıyorsun.Ты опять рискуешь жизнью ради того, с чем не можешь расстаться.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Então aí vão eles, ela guincha, agarra-se a ele, ri-se, passa uns momentos maravilhosos.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.그래서 탔을 때 그녀는 소리 지르고, 그를 꽉 쥐고, 웃고 좋은 시간을 보냈습니다.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Les voilà donc partis : elle pousse des cris, se serre contre lui, ils rient et passent un moment merveilleux.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Partono e lei schiamazza, lo abbraccia, e ridono e se la spassano.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Så där far de iväg och hon skriker och kramar honom och skrattar och har roligt.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Se encaminaron, ella chillaba y lo abrazaba y reían y pasaron un momento maravilloso.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Şi au plecat, iar ea ţipa şi se strângea în el şi râdea şi se distra de minune.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Szóval elmennek riksázni és a lány sikoltozik, szorítja magához a fiút, nevet és csodálatosan érzi magát.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Tako sta šla in ona je kričala, se stiskala, se smejala in uživala.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Tak sa viezli a ona vrieskala, tesne ho objímala a smiala sa. Skvele sa bavila.