atıyor ile cümle
atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:E, assim, pergunta "The Economist":
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:En dus schrijft The Economist:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Et donc, le magazine The Economist pose la question :
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:그래서, 이코노미스트지는
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Por eso The Economist titula:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Sehingga, pertanyaan dari The Economist:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Și astfel, întreabă The Economist:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:The Economist ogłosił to tak:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Và tạp chí The Economist đặt ra vấn đề:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:Και έτσι αναρωτιέται το Ικόνομιστ:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:И вот, журнал "Экономист" (The Economist) пишет:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:И така, пита списание "Икономист":
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:אז "האקונומיסט" שואל:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:وبالتالي، تسأل مجلة الإيكونوميست:
Ve "The Economist" ilginç bir başlık atıyor:「初の人工生命体とそれがもたらすものとは」
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.A když silně prší, křičím a běhám v kruzích.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.A kiedy mocno pada, krzyczę i biegam w kółko.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.En als het hard regent, dan gil ik en ren in rondjes.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.E quando c'è un acquazzone, grido e corro in cerchio.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.És amikor zuhog az eső, visongva rohangálok körbe-körbe.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Et quand il pleut très fort, je hurle et je cours en rond.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.비가 세차게 내릴때면 저는 소리지르면서 원을 그리며 뛰어다니죠.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Och när det regnar riktigt hårt, skriker jag och springer i cirklar.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Quando chove chuva forte, eu grito e corro em círculos.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Şi atunci când plouă tare, strig şi alerg în cercuri.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Und wenn es richtig heftig regnet, schreie ich und renne im Kreis.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Và mỗi khi có mưa lớn, tôi hét lên và chạy lòng vòng,
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.V silnom lejaku kričím a behám v kruhu.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Y cuando caen lluvias fuertes, grito y corro en círculos.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.Και όταν βρέχει δυνατά φωνάζω και τρέχω κυκλικά.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.И когато вали бурен дъжд, крещя и тичам в кръг.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.И когда льет дождь, я кричу во все горло и бегаю кругами.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.І коли ллє дощ, я кричу та бігаю навкруги.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.וכאשר יורד גשם זלעפות, אני צורחת ורצה במעגלים.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.وعندما تمطر المطر الغزير، أنا أصرخ وأركض في حلقة مفرغة.
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.當落大雨時, 我就大聲叫,兜圈跑。
Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak.私は大声を上げながら ぐるぐる走り回ります すべてはつながっているので
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.C'est la seule portion de notre corps
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Đó là một phần của cơ thể -- tim của chúng ta luôn đập.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.E' la parte del nostro corpo - il nostro cuore batte continuamente.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Es ist der eine Teil unseres Körpers - unser Herz schlägt immer.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Es la única parte de nuestro cuerpo -- nuestro corazón siempre está latiendo.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Este acea parte a corpului nostru -- inima noastră bate mereu.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Het is een deel van ons lichaam -- ons hart klopt altijd.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor. Sürekli kaslarımızı hareket ettiriyoruz.Elképzelhető, hogy az izom valahogy intuitív módon tudja, hogy szüksége van erre a vérre?
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Είναι το μόνο μέρος του σώματός μας η καρδιά μας χτυπάει συνέχεια.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Одна из частей нашего тела - наше сердце все время работает.
Vücudun öyle bir parçası ki -- kalbimiz hep atıyor.Това е единствената част от тялото ни -- сърцето ни вечно бие.
Ya da bir tane param var ve onu beş defa atıyorum ve turaları sayıyorum.Albo rzucam pięć razy jedną monetą i liczę reszki, które mi wypadną.
Ya da bir tane param var ve onu beş defa atıyorum ve turaları sayıyorum.Oder ich habe eine Münze und ich werfe sie fünf Mal und seh mir dann an, wieviele Köpfe ich habe.
Ya da bir tane param var ve onu beş defa atıyorum ve turaları sayıyorum.Of ik zou één munt kunnen hebben en deze vijf keer kunnen gooien en het aantal keren kop tellen
Ya da bir tane param var ve onu beş defa atıyorum ve turaları sayıyorum.Ou talvez eu tenha uma moeda e eu a lançaria por 5 vezes e verificaria o número de caras.
Ya da bir tane param var ve onu beş defa atıyorum ve turaları sayıyorum.Spočítám hlavy. Nebo mám jednu minci a hodím ji pětkrát. A spočítám hlavy.
Yani burada sayarak 8'e ulaşabiliriz. Buraya da tik atıyorum.8 er helt sikkert også med her.
Yani burada sayarak 8'e ulaşabiliriz. Buraya da tik atıyorum.Ясно е, че 8 е част и от това множество, можем да преброим до 8.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Hãy tưởng tượng bạn ném máy tính của mình vào trong một lò phản ứng hạt nhân và nó vẫn phải chạy được.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imaginaţi-vă că vă aruncaţi PC-ul într-un reactor nuclear şi totuşi PC-ul trebuie să funcţioneze.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imagínese: llevar su PC y arrojarla dentro de un reactor nuclear y que siga funcionando.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Képzeljék csak el, hogy bedobják a számítógépüket egy atomerőmű kellős közepébe, és még ott is működnie kell.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.상상해 보세요. PC를 원자로 안에 던져도 작동해야 합니다.