atıyor ile cümle
atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Neden çöpe atıyorum ki? " ' ve şöyle düşünür, " Annem hep böyle yapardı. "وتفكر , " أمي دائما كانت تفعل هذا ."
Neden çöpe atıyorum ki? " ' ve şöyle düşünür, " Annem hep böyle yapardı. "で、お母さんに電話して聞きます
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Dlaczego wyrzuciliście kraty?" zapytałem.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.I-am întrebat: "De ce ați aruncat obloanele?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."왜 철창을 뜯어버리십니까?"라고 묻자
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Miért dobták ki a redőnyöket?" kérdeztem.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Perché hai buttato via le serrande?" Gli ho chiesto.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."¿Por qué arrojaron las persianas?", les pregunté.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Porque é que deitou as persianas fora?" perguntei-lhe.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Pourquoi avez vous jeté le rideau ?" lui ai-je demandé.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Prečo ste črepiny odhodili?" opýtal som sa ho.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.Tôi hỏi ông: "Tại sao ông lại thẩy đi cánh cửa chớp?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Waarom gooien jullie die luiken weg?", vroeg ik hen.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Warum habt ihr die Rolladen weggeworfen?", fragte ich ihn.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Γιατί πετάξατε τα στόρια;" τον ρώτησα.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Чому ви викинули геть віконниці?" - я запитав їх.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.Я спросил его: "Почему вы выбросили ставни?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."למה זרקתם את התריסים?" שאלתי אותו.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.سألتهما: لماذا ألقيتما باب المتجر؟
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.「安全な通りになったからさ」 と言われました
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Aber es schlägt mich, warum sie so viel denkt, dieser faulen wenig Termine.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Ale nechápem, prečo si myslí, že toho toľko tieto hnilé malé dáta.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Ale nechápu, proč si myslí, že toho tolik tyto shnilé malé data.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Ale to bije mnie, dlaczego ona myśli, że tak wiele z tych dat trochę zgniłe.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Ampak to me bije, zakaj ona misli, da tako veliko teh gnilo malo datume.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Dar de ce ma bate ea crede că o astfel de mult din aceste date putred mici.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."De miért veri azt hiszi, mint sok Ezek rohadt kis dátumát.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Maar het slaat me waarom zij denkt dat een dergelijke veel van deze rotte data.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Mais il me bat pourquoi elle pense un tel lot de ces dattes pourries peu.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Ma mi batte perché pensa ad un sacco di queste date marcio poco.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Men det slår mig, hvorfor hun mener, så meget af disse rådne lidt datoer.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Men det slår mig varför hon tycker så mycket av dessa ruttna små datum.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Mutta se lyö minua, miksi hän ajattelee niin paljon Näiden mätä pikku päivämääriä.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Nhưng nó đập tôi lý do tại sao cô ấy nghĩ rằng rất nhiều những ngày này rất ít thối.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Tapi itu memukul saya mengapa dia berpikir seperti banyak tanggal-tanggal ini sedikit busuk.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Αλλά μου χτυπάει γιατί σκέφτεται τόσο πολύ από αυτά τα σάπια λίγο ημερομηνίες.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Але він б'є мене, чому вона думає, що так багато цих гнилих мало дат.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Но он бьет меня, почему она думает, что так много этих гнилых мало дат.
Neden o böyle bir şey düşünüyor "Ama bana atıyor bu çürük biraz tarih."Но тя ме бие, защо тя мисли, че толкова много на тези гнило малко дати.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.넬슨 만델라가 석방된 후에 흑인들이 인종차별정책으로부터의 자유를 위한 마지막 활동에 들어가 있었습니다.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.la popolazione nera cominciò la fase finale della liberazione dall'apartheid.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.la population noire a commencé la phase finale de la libération de l'apartheid.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.Nelson Mandelan vapauduttua vankilasta musta väestö aloitti apartheidista vapautumisen viimeisen vaiheen.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.אחרי שנלסון מנדלה שוחרר מהכלא, אוכלוסיית השחורים פתחה בשלב האחרון של השחרור מעול האפרטהייד.
Nelson Mandela hapishaneden salıverildikten sonra, siyah nüfus ırk ayrımına son vermenin son adımını atıyordu.黒人勢力が、アパルトヘイトからの開放の 最終段階に入っていました 私がジャーナリストとして学ばなくてはならなかったことの一つは
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.여러분이 물건을 구매할 때에는 여러분은 거스름 돈으로 10 센트, 20센트를 받을 거라고 기대하지만
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.Wanneer je inkopen doet, ben je vaak 10 of 20 cent wisselgeld verschuldigd.
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.Часто случается, вы совершили покупку, и ваша сдача составляет 10 или 20 центов.
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.ומה שקורה זה שאתם קונים כמה דברים, מגיע לכם, נניח, 10 סנטים, 20 סנט עודף.
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.وما يحدث غالبا هو أنك تشتري مجموعة من الأشياء، تكون مستحق، لنقول 10 قروش، و 20 قرش وبالمقابل
Normalde olan, siz bir şeyler alırsınız atıyorum, bi 10 kuruş, 25 kuruş alacağınız kalır.例えば 10セント 20セントのお釣りが生じると お店は 玉ねぎやアスピリンや
O an, 'Ah', kadının kalbi güm güm atıyordu. Kutuyu çıkarttılar, tıka basa para doluydu.Aztán a szívük majd kiugrott ... kivették a ládát, és az tele volt pénzzel.
O an, 'Ah', kadının kalbi güm güm atıyordu. Kutuyu çıkarttılar, tıka basa para doluydu.Dann 'Ah', hüpft ihr Herz; sie ziehen die Kiste raus, und sie ist voller Geld.
O an, 'Ah', kadının kalbi güm güm atıyordu. Kutuyu çıkarttılar, tıka basa para doluydu.Nato "Ah, njeno srce je poskočilo; ven sta potegnila škatlo polno denarja.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.Det är inte rättvist mot studenter, och det riskerar Amerikas globala ledarskap.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.Es ist nicht fair den Schülern gegenüber und gefährdet die US-amerikanische globale Spitzenposition.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.Ez nem fair a diákokkal sem, és ez veszélybe sodorja Amerika vezető szerepét a világban.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.Het is niet eerlijk voor studenten en het brengt het Amerikaanse wereldleiderschap in gevaar.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.Il n'est pas juste envers les élèves, et met en danger le statut de leader mondial de l'Amérique.
Öğrencilere adil değil ve Amerika'nın küresel liderliğini riske atıyor.학생들에게도 맞지 않아요. 이 사실은 미국의 국제적 리더십을 위험에 빠뜨리고 있습니다.