atış ile cümle
atış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kanıtlıyor ki, bir silah atışı değil, bir şarapnel parçası Hamid'i öldürmüştü.To dokazuje, da ni bilo strelno orožje, pač pa je šrapnel ta, ki je ubil Hamida.
Bu kanıtlıyor ki, bir silah atışı değil, bir şarapnel parçası Hamid'i öldürmüştü.هذا يُثبت أن وفاة حميد لم تكن نتيجة طلق ناري ولكن بسبب شظايا،
Bu koşulu karşılayan çift sayı atış sayısı 3. . . 6 olasılıktan 3'ü.3 ud af 6 muligheder er altså lige tal. Betingelsen er, at tallet er lige. Det er 3 ud af 6.
Bu koşulu karşılayan çift sayı atış sayısı 3. . . 6 olasılıktan 3'ü.그래서 확률은 당신이 필요한 조건을 충족시키는 사건에서 나오죠, 그리고 여기서 필요한 조건이란, 짝수가 나오는 것이고, 그렇다면 세가지의 짝수가 나오는 사건들이 조건이 될 수 있겠네요
Bu koşulu karşılayan çift sayı atış sayısı 3. . . 6 olasılıktan 3'ü.条件に適っているのがここで、可能な事象のうちの3つが 偶数の出目です。 そして、それはこの6の可能な事象の合計のうちのです。
Buna birinci atışta diyelim.Appelons ça le premier lancer.
Buna birinci atışta diyelim.Poďme volať, že na prvom flip.
Buna birinci atışta diyelim.Powiedzmy, że tak jest przy pierwszym rzucie
Buna birinci atışta diyelim.Říkejme tomu první hod.
Buna birinci atışta diyelim.Vamos chamar isso no primeiro flip.
Buna birinci atışta diyelim.Нека наречем това първо хвърляне.
Buna birinci atışta diyelim.それから、もちろん最初に弾くのでは、50回
Buna serbest atış diyeceğim çünkü bu benim serbest atış yüzdem, toplam atış yüzdem değil.Jag kommer att säga fri kast eftersom detta är min fria kasta procent, inte min totala sköt procent.
Buna serbest atış diyeceğim çünkü bu benim serbest atış yüzdem, toplam atış yüzdem değil.Je vais dire lancers francs parce que c'est mon libre
Buna serbest atış diyeceğim çünkü bu benim serbest atış yüzdem, toplam atış yüzdem değil.При первом броске мне надо попасть.
Buna serbest atış diyeceğim çünkü bu benim serbest atış yüzdem, toplam atış yüzdem değil.Ще кажа свободни хвърляния, защото такъв е моят процент на тези хвърляния, а не общият процент от хвърлянията.
Buna serbest atış diyeceğim çünkü bu benim serbest atış yüzdem, toplam atış yüzdem değil.投げた全体のパーセントではないからです。 前回と同じ論理で、これはイコール
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Darum sagte man Grapeshot, weil sie so aussahen, wie eine Weintraube.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.그래서 산탄(Grapeshot)이라고 부르는 거 에요 꼭 포도(Grapes) 송이 같지요
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por eso lo llamaban grapeshot, porque parecía un racimo de uvas.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por isso foi chamado de metralha, pois o tiro do canhão parecia o tiro de uma escopeta.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Questo è il motivo per cui era chiamata mitragliatrice, sembrava come un grappolo d'uva.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Затова произвеждали изстрел като градушка, изсипвала се градушка от топченца.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Звідси і назва "grapeshot" (grape - виноград, shot - постріл), тому що виглядали вони як пучок винограду.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Поэтому это называется картечью, это выглядело как гроздь винограда.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ولهذا سميت قنبلة عنقودية، فكان شكلها كعناقيد العنب.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ぶどうみたいに見えるからね。 これを撃ったら、中の弾丸が全方向にはじける。
Bunları listeleyebiliriz. Bu, birinci atışta tura gelme olasılığı.나열할 수도 있습니다. 그러니까 결과는
Bunları listeleyebiliriz. Bu, birinci atışta tura gelme olasılığı.We kunnen de mogelijkheden opsommen.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.이것들이 3개의 동전을 던져 얻을 수 있는 모든 경우의 수입니다.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.Det er alle de måder, som en mønt kan lande på, når man kaster den 3 gange.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.Dit zijn alle mogelijke uitkomsten van het opgooien van drie munten.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.Estas são todas as diferentes maneiras que eu posso lançar três moedas.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.To są wszystkie możliwe wyniki jakie mogę uzyskać podczas rzutu 3 monetami.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.Це усі можливі результати які я міг би отримати при жбурлянні 3 монет.
Bunlar üç atışta gelebilecek sonuçlar.そして、これは最初に投げて、2回目に投げて、3回目に投げるとも言えるでしょう。
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.작은 문제가 있습니다. 방사선이 승무원 객실에 한번에 700 rad 만큼씩 들어갑니다.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Bine, aici avem o mică problemă: dozele de radiaţie în cabina echipajului -- 700 rad per explozie.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Gut, hier haben wir ein kleines Problem: die Strahlenbelastung am Mannschaftsstand -- 700 Rads pro Schuss.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Hier zit een klein probleempje: de stralingsdosissen in het bemanningsstation -- 700 rad per keer.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.les doses de radiation dans la cabine d'équipage -- 7 Sv par dose.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Nos, itt van egy pici probléma: a sugárzás dózis a személyzeti kabinokban 7 gray lövésenként. (Nevetés)
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Pojawia się mały problem: dawki promieniowania na stanowisku załogi -- za każdym razem 700 radów.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Pues, aquí tenemos un pequeño problema: las dosis de radiación en la cabina -- 700 rad por explosión.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Qui abbiamo un piccolo problema: la dose di radiazioni, in cabina, è di 700 rad per esplosione.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Ya, jadi kita memiliki sedikit masalah di sini: dosis radiasi di tempat para kru -- 700 rad setiap ledakan.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Е, тук имаме малък проблем: радиацията в зоната за екипажа стига до 700 рада на изстрел.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Здесь мы сталкиваемся с маленькой проблемой: Доза облучения для экипажа станции - 700 рад за выстрел.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.אז, כאן יש לנו בעיה קטנה: מנות הקרינה בעמדת הצוות -- 700 ראד לפיצוץ.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.حسنا، لدينا هنا الآن مشكلة صغيرة: الجرعات الإشعاعية تصيب طاقم المحطة -- بـ 700 راد لكل ضربة.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.クルーステーションでの放射線量は照射毎に700ラジアンです 開発中の核分裂収率
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Cũng giống như junk shot cuối cùng.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Denk aan het ultieme junk shot.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Gândiți-vă la asta ca la ultimul loc de stocare a deșeurilor.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Ini adalah sebuah percobaan sampah yang mahal.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.궁극의 정크샷으로 생각하시면 되겠습니다.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Môžete to považovať za ultimátnu "odpadkovú strelu".
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Można to porównać do ostatecznego strzału śmieciami.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Pensem nisto como o cúmulo da injecção de lixo.
Bunu en son ıskalama atış olarak görebilirsiniz.Piénsenlo, como el último disparo de basura.