At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
O bir at arabası tekerleği yaptı.He did a cartwheel.
Tom bir at arabası tekerleği yaptı.Tom did a cartwheel.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
Ben bir at arabası tekerleği yaptım.I did a cartwheel.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.On 19 April 1906, Pierre Curie was killed in a road accident.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin helped manufacture bombs to use in the attack on the stagecoach.
Minerva ve Telemaco bir savaş at arabası ile İthaka'ya dönerler.Minerva and Telemaco return to Ithaca in a chariot.
"Ak at arabasının ağızı yok."Our car didn’t have the horsepower they had.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.There is a car park on the southern side of the church.
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.Mac is impaled on the horns of his car.
İşte at arabasına geri döndük.So here we are back to the horse and buggy.
Yani araba at ve at arabasına temiz çevresel bir alternatif oldu.So the car was the clean environmental alternative to a horse and buggy.
At arabası geliyor.Chariot's coming.
Bu adam, Dr. Toland, Kaliforniya'ya kapalı at arabasıyla gitti.This guy, Dr. Toland, went by covered wagon to California.
At arabası altından yapıldı.It's made -- the chariot is made of gold.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Yeah, to actually do this thing -- the actual chariot is made of gold.
Onu kesip, eğip bükerek at arabası haline getirdim.And I bent it 'round, and made it into the chariot.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Laughter) In 1845, Americans traveled by horse and buggy.
Radoviç SETimes'a, Noel Baba'nın sonunda bir at arabasıyla geldiğini söyledi.Santa ended up arriving in a horse carriage, Radovic told SETimes.
Puy du Fou'da modern bir at arabası yarışı rekreasyonuA modern recreation of chariot racing in Puy du Fou
Amphiaraus at arabasında.Amphiaraus on his chariot.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Am 19. April 1906 geriet Pierre Curie unter die Räder eines Lastfuhrwerkes und starb noch am Unfallort.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Einige Pferderinge an den Bürgersteigkanten in der Nähe der Kirche.
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.Ihren Leichnam begruben sie im Pferdestall.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Sur un mur de la place de la République.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.19 avril : mort de Pierre Curie renversé accidentellement par une voiture à cheval.
Savaş arabası; geçmişte savaşlarda kullanılan, çoğunlukla iki tekerli ve üstü açık at arabası.El carro de guerra, carro de dos ruedas tirado por caballos, usado antiguamente para la guerra.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Pierre murió en un accidente la mañana del 19 de abril de 1906, al ser atropellado por un coche de caballos.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Un carruaje en el Barrio Francés.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Homer lo hace y, al día siguiente, despierta teniendo cabello.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.В прошлом люди ездили на телеге, запряжённой лошадьми.
Voznesenski Stalin'e 26 Haziran 1907'de bankaya at arabasıyla yüklü miktarda para gönderileceğini haber verdi.Он сообщил Сталину, что 26 июня 1907 года в банк конным экипажем будет доставлена крупная партия денег.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Красин помог в изготовлении бомбы, которая использовалась при нападении на экипаж.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.19 апреля 1906 года Пьера Кюри насмерть сбил конный экипаж, когда он переходил улицу.
Minerva ve Telemaco bir savaş at arabası ile İthaka'ya dönerler.Минерва и Телемак прибывают на Итаку в колеснице.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Около церкви находился парк.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.ساعد كراسين في تصنيع القنابل المُستخدمة في الهجوم على العربات.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin ajudou a fabricar bombas para usar no ataque à diligência.
"Ak at arabasının ağızı yok.Você sabe, 'Os carros não têm rodas.
Telemakhos’a at arabası verip onu oğlu Peisistratos’la birlikte oraya yollar.Meneer Tomlinson brengt hen met zijn wagen naar Coti-Chiavari.
Tek atın çektiği at arabası ve iki ya da dört atın çektiği posta arabası da sürülebilmektedir.Het is een gesloten, 4-persoonsrijtuig dat door twee of vier paarden wordt getrokken.
Minerva ve Telemaco bir savaş at arabası ile İthaka'ya dönerler.Minerwa i Telemach wracają do Itaki w powozie.
Museu Nacional dos Coches, (Ulusal At arabası Müzesi), Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir müzedir.Museu Nacional dos Coches) – muzeum znajdujące się w dzielnicy Belém w Lizbonie, w Portugalii.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Van Worden nocuje u pustelnika, a następnego dnia znów budzi się pod szubienicą.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Sadzonka z dębu Chrobry koło miejscowego kościoła.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Красін допоміг виготовити бомби, щоб використовувати їх при нападі на диліжанс.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.До села проліг автошлях.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Pierre Curie však dne 19. dubna 1906 přišel o život, a to tak, že ho přejel nákladní koňský povoz.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Pe 19 aprilie 1906, Marie Curie primește o puternică lovitură din partea destinului.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Υπάρχουν μερικοί χώροι στάθμευσης αυτοκινήτων γύρω από την περιοχή.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Ο Πιερ Κιουρί πέθανε τον Απρίλιο του 1906, όταν ενώ διέσχιζε το δρόμο, χτυπήθηκε από μια άμαξα.
Minerva ve Telemaco bir savaş at arabası ile İthaka'ya dönerler.Minerva og Telemaco vender tilbage til Ithaka i en vogn.
"Ak at arabasının ağızı yok."No Money to Fix Your Car?
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin membantu membuat bom-bom untuk menyerang kereta kuda yang mengangkut uang.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Năm 1906, chồng bà - Pierre Curie mất vì bị một chiếc xe ngựa đè lên khi đang đi trên phố.
Voznesenski Stalin'e 26 Haziran 1907'de bankaya at arabasıyla yüklü miktarda para gönderileceğini haber verdi.スターリンは彼を通じて、1907年6月26日に馬車で大量の現金がこの支店に輸送されることを掴んだ。
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.邸の北門付近に並ぶ牛車。
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.車のそばには男性の遺体。
Voznesenski Stalin'e 26 Haziran 1907'de bankaya at arabasıyla yüklü miktarda para gönderileceğini haber verdi.他通知斯大林,银行将在1907年6月26日接受马车载来的大量现金。