Ana içeriğe geç
Sözlük

astronotlar ile cümle

astronotlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.הטיסה לחלל תהיה התקפה .ברוטלית על החושים שלכם אני כאן כדי לתת .לכם דגימה ראשונית
Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.رواد فضاء الولايات المتحدة يتدربوا منذ أعوام
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Astronauci szkolą się latami.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Astronauţii americani se antrenează ani de zile.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Az űrhajósok évekig tanulnak.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Les astronautes s'entraînent pendant des années.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Los astronautas de EE.UU. se entrenan durante años.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Os astronautas americanos treinam durante anos.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Астронавтите се обучават с години.
Bu astronotların yaşadığına çok benzer bir bakış açısı.Je to velmi podobné dojmu, který nabydou astronauti.
Bu astronotların yaşadığına çok benzer bir bakış açısı.هذا نوع من الإدراك المباشر الذي يمتلكه رواد الفضاء
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Ce sont des gars intelligents - des hommes et des femmes - des astronautes, comme j'ai dit, des ingénieurs.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Das sind kluge Typen - Männer und Frauen - Astronauten, wie ich sagte, Ingenieure.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Det här är smarta typer - män och kvinnor - astronauter, och som jag sa, ingenjörer.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Dit zijn slimme jongens - mannen en vrouwen - astronauten, zoals ik al zei, ingenieurs.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Ei sunt nişte tipi deştepţi - bărbaţi şi femei - astronauţi, cum ziceam, ingineri.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Ezek okos emberek -- férfiak és nők -- űrhajósok, mérnökök.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Ide o naozaj múdrych ľudí -- mužov a ženy -- astronautov, ako som už spomínal, a inžinierov.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Jsou to chytří lidé - muži a ženy - astronauti, jak jsem říkal, inženýři.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.이 재단에는 말씀드린 대로 매우 똑똑한 남녀 우주인들, 과학자들이 모여 있는데요.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Questi sono dei geni - uomini e donne - astronauti, ingegneri, come dicevo.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.São pessoas inteligentes — homens e mulheres — astronautas, como disse, engenheiros.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.To łebscy ludzie -- mężczyźni i kobiety -- astronauci i inżynierzy.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Αυτά είναι έξυπνα παιδιά - άνδρες και γυναίκες - αστροναύτες, όπως είπα, μηχανικοί.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Това са умни хора -- мъже и жени -- астронавти, както казах, инженери.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.Это умные ребята, мужчины и женщины, астронавты, повторюсь, инженеры.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.אתם מבינים את הקישור, אני מקווה. הנסיך הקטן שחי על אסטרואיד, שנקרא B612.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.هؤلاء أشخاص أذكياء - رجال ونساء - رواد فضاء، كما ذكرت، مهندسون.
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.上邊有好多聰明人,有男有女 太空人,似我話齋,工程師
Bunlar, daha önce de söylediğim gibi, birbirinden zeki, kadın ve erkek astronotlar, mühendisler.今言った様に 宇宙飛行士や技術者 アポロ9号のラッセル・シュウェイカートも
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Bem-vindos a casa, astronautas.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Bentornati, astronauti!
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Bienvenidos, astronautas.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Bienvenue, astronautes !
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Bun venit acasă, astronauţi.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Chào mừng về nhà, các phi hành gia.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Dobrodošli doma.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar. Hey, çocuklar, hatırlatırım.Välkomna hem!
Eve hoşgeldiniz, astronotlar. Hey, çocuklar, hatırlatırım.Vítejte doma, astronauti.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar. Hey, çocuklar, hatırlatırım.Welkom thuis.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar. Hey, çocuklar, hatırlatırım.Καλωσορίσατε, αστροναύτες.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Kita sudah pulang, angkasawan.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Megérkeztünk, űrhajósok.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Tervetuloa kotiin!
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Velkommen hjem, astronauter!
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Willkommen zu Hause.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Добре дошли у дома, астронавти.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.Добре дошли у дома, астронавти.
Eve hoşgeldiniz, astronotlar.مرحباً بعودتكم يا رواد الفضاء
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.Apollo 10 에서 생존한 우주인으로부터 알수 있듯이 손상을 야기하는 것은 속도가 아니고,
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.C'est la même chose pour le reste du corps.
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.Nicht die Geschwindigkeit richtet den Schaden an; die Astronauten von Apollo 11 überlebten.
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.Nie sama prędkość powoduje uszkodzenie, bo astronauci przeżyli podróż promem Apollo 10.
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.Помните, не скорость наносит ущерб, ведь астронавты выжили в "Аполлоне-10".
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.זכרו, זה לא המהירות שגורמת לנזק מפני שאסטרונאוטים שרדו את אפולו 10,
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.تذكر، ليست السرعة هي المسببة للضرر لأن رواد الفضاء في مكوك أبولو 10 لا يزالون على قيد الحياة
Hasara sebep olanın hız olmadığını unutmayın, çünkü astronotlar Apollo 10'da hayatta kalmışlardı.アポロ10号の宇宙飛行士たちは 無事帰還したからね 加速や
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.우주비행사와 수중탐사자는 공기, 음식, 물, 기온 등 우주공간 또는 바다속에서 지내기 위해 필요한 모든 것들에 대해
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.Астронавты и акванавты похожи в том, что они действительно ценят важность воздуха, еды, воды, температуры,
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.אסטרונאוטים ואקוונאוטים כאחד מאד מעריכים את חשיבות האוויר, האוכל, המים, הטמפרטורה,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod