Ana içeriğe geç
Sözlük

aslanlar ile cümle

aslanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Es gibt Tiere, - besonders der Löwe - die ein großes Territorium markieren, nur damit jeder Bescheid weiß.
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Sunt animale care - în special leii - urinează pe un teritoriu întins, pentru ca toată lumea să ştie.
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.特にライオンなどは 広大な縄張りにおしっこをし続ける 誰でもわかるようにするためだけに
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Et en un instant, ces lions sont revenus vers nous, et Beverly a pu prendre une superbe photo.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Het duurde maar even tot kwamen deze leeuwen terug naar ons toe, en Beverly deze prachtige foto kon nemen.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.딱 한 순간 뿐만이 아니었고 이 사자들도 우리쪽으로 오기 시작했습니다. 그리고 베버리는 멋진 사진을 찍을 기회를 얻게됐죠.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Momentos depois, estes leões voltaram na nossa direção, e a Beverly conseguiu uma fotografia formidável. BJ:
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Netrvalo to ani chvíľku a levy sa vracali k nám, a Beverly mohla urobiť ohromnú fotku.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Şi n-a fost un moment, şi aceşti lei se întorc înspre noi, şi Beverly a reuşit să facă o fotografie grozavă.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.To wszystko trochę trwało, te lwy wróciły w naszą stronę, a Beverly udało się zrobić świetne zdjęcie.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Y en un momento estos leones regresaron hacia nosotros y Beverly pudo tomar una gran foto.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.И не мина и момент, и тези лъвове се насочиха към нас, и Бевърли успя да направи страхотна снимка.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Минуты не прошло, как эти львы направились к нам, и Беверли смогла сделать отличную фотографию.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.לא עבר רגע וקבוצת האריות חזרו לכיווננו ובוורלי זכתה לצלם תמונה מעולה שלהם.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ولم يمض لحظات .. حتى قدمت الينا الاسود وتمكنت بيفرلي من التقاط صور رائعة
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ビバリーが見事な写真を収めました 私たちは
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Así que una noche estaba caminando alrededor del establo con una antorcha y ese día los leones no vinieron.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Così una sera, stavo passeggiando nella stalla con una torcia, e quel giorno, i leoni non sono venuti.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Egyik éjjel fáklyával a kezemben körbejártam a marhaistállót, és aznap az oroszlánok nem jöttek.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Então, uma noite estava a caminhar à volta dos estábulo, com uma tocha, e nesse dia, os leões não vieram.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Ich lief mit einer Fackel in der Hand um ihn herum und diesmal griffen die Löwen nicht an.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Într-o noapte, umblam în jurul țarcului cu o torţă şi, în acea zi, leii nu au venit.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jedné noci jsem chodil okolo ohrady s baterkou, a lvi nepřišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Jednu noc som sa prechádzal okolo kravína s baterkou. Ten deň levy neprišli.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.그래서 하룻밤은, 횃불을 들고 외양간 근처를 돌았습니다. 그날은 사자들이 오지 않았죠.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Op een nacht liep ik met een toorts rond de stal en die dag zijn de leeuwen niet gekomen.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Pewnej nocy chodziłem wokół zagrody z latarką i tego dnia lwy się nie pokazały.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Vì thế vào một đêm, tôi cầm một cây đuốc đi xung quanh chuồng bò, vào hôm đó, những con sư tử ấy không đến.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Yhtenä iltana kävelin suojan ympärillä soihdun kanssa, ja sinä päivänä leijonat eivät tulleet.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Една вечер обикалях с фенер, и тогава лъвовете не дойдоха.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.И когда однажды ночью я ходил вокруг загона с факелом, в этот день они не пришли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.Однієї ночі я прогулювався навколо корівника зі смолоскипом, і саме того дня леви не прийшли.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.אז לילה אחד הלכתי סביב הסככה עם פנס, ובאותו לילה, האריות לא באו.
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.لذا في ليلة ، كنت أمشي حول الحظيرة ومعي مشعل، وفي هذا اليوم، الأسود لم تأتي .
Bir gece, elimde bir meşale ile ahırın etrafında yürüyordum, o gün, aslanlar gelmedi.その日 ライオンは 柵には 近寄りませんでした ライオンは 動く光を怖がることが 分かったんです
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Ces lionnes, vues de loin, ont l'air de se battre.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Deze leeuwinnen, van een afstand gezien, leken ruzie te hebben.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Diese Löwinnen sehen von Weitem so aus, als würden sie kämpfen.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Disse løvinder, set på afstand, så ud til at være oppe og slås.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Estas leoas, vistas à distância, parecem estar a lutar.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Estas leonas, vistas de lejos, parecían estar peleando.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Ezek az oroszlánok messziről úgy tűnnek, mintha harcolnának.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.여기 암컷 사자들은 멀리서 봤을 때에는 싸우는 것처럼 보입니다.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Leoaicele astea, văzute de la distanţă, păreau că se luptă.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Những sư tử con này, nhìn từ xa, trông giống như chúng đang đánh nhau.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Queste leonesse, viste da una certa distanza, sembrava che stessero combattendo.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Te lwice, oglądane z daleka, wyglądają jakby walczyły.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Zdálky se zdá, že se lvice perou.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Αυτές οι λιονταρίνες, αν κάποιος τις έβλεπε από μακριά, θα νόμιζε πως μάλωναν.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Здалеку здається, що ці левиці б'ються.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Тези лъвици, снимани от разстояние, изглеждат все едно се бият.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Эти львицы, при наблюдении издали, выглядели как дерущиеся.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.מרחוק, נראה שהלביאות האלה רבות.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.هذه اللبوات تبدوا من بعيد و كأنها تتعارك.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.近寄って見ると 白クマとエスキモー犬と同じです
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.Beverly:
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ:
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ :
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ:
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod