asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Asla söylemeyeceğim.I will never tell!
Ben parayı asla almadım.I never received the money.
Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.A Japanese person would never do such a thing.
Belkide o asla ünlü olmayacak.Perhaps he'll never become famous.
Onunla asla görüşmedim ama onu tanıdim.I've never met her, but I recognize her.
Asla evlenmemeliydim.I should have never married.
Julio asla klas değil.Julio is never in style.
Aksine, ben asla böyle bir şey söylemedim.On the contrary, I've never said such a thing.
Bizim işimiz asla bitmez.Our work never ends.
Asla bir sineği öldürmek için bir top kullanma.Never use a cannon to kill a fly.
Konjac yerken asla kilo almazsın.Eating konjac, you will never gain weight.
Bildiğim kadarıyla, o asla zamanında gelmedi.As far as I know, he has never come on time.
Onun fikirleri asla ona on sent kazandırmadı.His ideas never earned him a dime.
Ben bu şehri terk etmek istiyorum ve asla geri gelmek istemiyorum.I would like to leave this town and never come back.
Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.It's ached before, but never as badly as right now.
Seninle burada karşılaşacağımı asla düşünmedim.I never dreamed I would meet you here.
Seninle burada karşılaşacağımızı asla hayal etmedim.I never dreamed that I would meet you here.
Bir tayfun olacağını asla hayal etmemiştim.I never dreamed that there would be a typhoon.
Senin kaybedeceğini asla hayal etmedim.I never dreamed that you would lose.
Onunla orada karşılaşacağımı asla düşünmedim.I never dreamed that I would meet her there.
Onunla tekrar karşılaşacağımı asla düşünmedim.I never dreamed that I would meet her again.
Görüyorsun, insanlar zaman yaratmaz; eğer başarsaydık onu asla tüketmezdik.You see, humans don't create time; if we did we'd never run out of it.
Asla asla deme.Never say never.
O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.She says that she's never seen hedgehogs with ears.
Asla umudunuzu kaybetmeyin.Never lose hope.
Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.The only thing one never regrets are one's mistakes.
Gerçek bir centilmen asla dostlarına ihanet etmez.A true gentleman never betrays his friends.
El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.Having a few extra batteries handy is never a bad idea.
Sanırım o asla geri dönmeyecek.I think he'll never return.
Sen onu bana asla söylemedin.You never told me that.
Ne dersen de farketmez, sana asla inanmayacağım.No matter what you say, I will never believe you.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Never take a blind man's arm. Let him take yours.
Hiç kimse bunu asla duymadı.Nobody had ever heard of it.
Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.I've never seen such a big dog.
Asla kapıyı kilitlemeyi unutma.Never forget to lock the door.
Hiç vazgeçme. Asla teslim olma.Never give up. Never surrender.
Ruslar asla gülümsemez.Russians never smile.
Yatmadan önce müzik ve ışıkları asla kapatma.You never turn off the music and the lights before going to bed.
Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum.I never want to see you here ever again!
Bir aslan görüyorum.I see a lion.
Asla onun hakkında konuşmayacak.She will never talk about it.
Asla yatağımı yapmam.I never make my bed.
Paris'te asla bulunmadın, değil mi?You've never been to Paris, have you?
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
Aslan, bir hayvandır.The lion is an animal.
Sen hatırlamayabilirsin fakat ben asla onu unutmayacağım.You may well not remember, but I'll never forget it.
Bir dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Bir dil asla yetmez.One language is never enough.
Tek dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Bu deneyimi asla unutmayacağım.I'll never forget this experience.
Seni asla terk etmeyeceğim.I'll never leave you.
Bir aslan, bir hayvandır.A lion is an animal.
Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.I'm really bad with names, but I never forget a face.
1900 yılında İngiltere'den ayrıldı, asla geri dönmedi.In 1900 he left England, never to return.
Seninle karşılaştığımı asla unutmayacağım.I'll never forget meeting you.
Böyle bir sansasyonu asla hayal bile edemezdim.I could never have imagined such a sensation.
Sosyal herhangi bir mukaveleye asla imza atmadım.I have never signed a social contract.
Bu asla tekrar olmaz emin olun.See that this never happens again.
Özel durumlar dışında asla içmez.He never drinks except on special occasions.
Sorun o çocuğun yapması söylenilen şeyi asla yapmamasıdır.The problem is that that boy never does what he is told to do.