asla ile cümle

asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendime söz verdim, bir daha asla onunla konuşmayacağım.I promised myself, that I never gonna talk to him again.
Amacının ne olduğunu bilmezsen, onu asla başaramazsın.If you don't know what your goal is, you'll never be able to achieve it.
Asla çok dikkatli olamazsın.You can never be too careful.
Seninle buluşmayı asla unutmayacağım.I'll never forget to meet you.
Köpeğimin hapşırdığını gördüm ama asla kedimi görmedim.I've seen my dog sneeze but never my cat.
Tom asla zamanında varmaz.Tom never arrives on time.
Bir hapishanede asla bulunmadım.I have never been inside a jail.
Onun ölüm sırrı asla çözülmedi.The mystery of her death was never solved.
Herhangi bir tür ödül asla kazanmadım.I have never won any kind of prize.
Tom savaş terörünü asla unutamadı.Tom could never forget the terror of war.
Aslanlar ve kaplanlar nerede?Where are the lions and tigers?
Beni hayrete düşüren onun asla dersini almamasıdır.What astonishes me is that he never learns his lesson.
Beni asla canlı ele geçiremeyeceksin!You'll never take me alive!
O günden sonra, o bana asla selam vermeyecek.From that day on, he'll never say hello to me again.
Biz asla düşündüğümüz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.We are never as happy or as unhappy as we imagine.
Onu kimseye asla anlatmayayım.I shall never tell it to anybody.
Bunu kimseye asla söylemeyeceğim.I shall never tell it to anybody.
Ahlak anlayışının seni doğru olanı yapmaktan alıkoymasına asla izin verme.Never let your sense of morals prevent you from doing what is right.
Jane asla sözünden dönmez.Jane never backs down.
Onun ciddi olup olmadığını söylemek asla kolay değildir.It's never easy to tell whether he's being serious or not.
Bu toplantıların ne kadar süreceğini asla söyleyemezsin.You can never tell how long these meetings will last.
Cumartesi günleri asla alışverişe gitmem.I never go shopping on Saturdays.
İtalyanlar asla kahve içmezler.The Italians never drink coffee.
Bir daha asla içki içmemeyi planlıyorum.I plan to never drink again.
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.
Ondan hiç hoşlanmadım ve de asla hoşlanmayacağım.I have never liked her and I never will.
Ben asla hiç egzersiz yapmam.I never do any exercise.
Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.No matter how sneaky you are, you can never surprise yourself.
Bunu bir daha asla yapmayacağız.We will never do it again.
Ben asla öyle bir şey söylemezdim.I'd never say something like that.
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan.
Oğluma asla sebze yediremem.I can never make my son to eat any vegetables.
Haydi Arianna, hızlan, yoksa asla oraya ulaşamayacağız!Come on, Arianna, speed up or we'll never get there!
Benimle asla böyle konuşma!Don't ever speak to me like that!
Onlar asla çok başarılı olmamıştı.They had never been very successful.
Yazdıklarının çoğu asla olmadı.Much of what they wrote about never happened.
Asla birlikte çalışamayacaklarını söyledi.He said they would never be able to work together.
O, yazmaktan asla vazgeçmedi.He never stopped writing.
O asla tekrar yürümedi.He would never walk again.
Onları asla tekrar göremiyeceğini söyledi.He said he might never see them again.
O birçok aslan, fil ve diğer hayvanı vurdu.He shot many lions, elephants, and other animals.
Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı.No one had ever tried to supply such a large city by air.
Grant'ın çok para kazanması asla mümkün olmamıştı.Grant had never been able to make much money.
Truman'ın asla unutmayacağı bir öğleden sonraydı.It was an afternoon Truman would never forget.
Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.You'll never find the way back home, through narrow streets of cobblestone.
Asla yalan söylemem.I never lie.
Sen şakalarımı asla anlamıyorsun.You never get my jokes.
Bir mesleği asla sadece kolay göründüğü için tercih etme.Never choose a vocation just because it looks easy.
Onu asla tekrar görmek istemiyorum.I never want to see him again.
Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.They say there are bright-colored frogs, but I've never seen them.
Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.The lioness finally gave chase to the gazelle.
O kitabı asla okumam.I never read that book.
Asla limonla çay içmem.I never drink tea with lemon.
Piyano çalmada asla çok iyi değildim.I've never been very good at playing the piano.
Bir felaket, tek başına asla gelmez.A misfortune never comes alone.
Nasıl bu kadar iyi çizebiliyorsun? Ben asla onu yapamadım.How do you draw so well? I've never been able to do that.
Benim bu saatim asla durmaz.This watch of mine never stops.
Davet ettiğim arkadaş asla gelmedi.The friend whom I invited never showed up.
Hiç bir şeyi asla önceden tahmin edemem.I can never predict anything.
Asla bir arabayı ödünç alma.Never borrow a car.

İlgili Sayfalar