asla ile cümle

asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben sana asla zarar vermeyeceğim, Tom.I'll never hurt you, Tom.
Aslan et yer.The lion eats the meat.
Ben bir aslandan bahsediyorum.I'm talking about a lion.
Bir aslan hakkında konuşuyorum.I'm talking about a lion.
Hata asla bizi bırakmaz.Error never leaves us.
O asla onun aklından geçmedi.It had never crossed her mind.
Onlar asla vazgeçmedi.They never gave up.
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.We never forget the first kiss.
Tom hiç kimseye asla ödünç para vermez.Tom never lends money to anyone.
Yazmak yerine kaytarırsan, kitabı asla bitirmeyeceksin.If you slack instead of typing, you'll never finish the book.
Uyku döngümü asla değiştirmem.I never change my sleep cycle.
Tom'u asla işe almazdım.I never would've hired Tom.
Biz asla kabul etmeyiz.We never agree.
Onlar yapacaklarını söyledikleri şeyi asla yapmadı.They never did what they said they would do.
Bunun olmasını asla beklemiyordum.I never expected this to happen.
Yapılan zararı telafi etmek için asla çok fazla geç değildir.It's never too late to make amends for harm done.
Aslanların eğitimi çok tehlikelidir.The training of lions is very dangerous.
En zor durumlarda bile, Tom asla cesaretini kaybetmedi.Even in the most difficult situations, Tom has never lost heart.
Türkiye'yi bir daha asla terketmeyeceğini söylüyor.He says he isn't going to leave Turkey anymore.
O asla alkolün tadına bakmadı.He has never tasted alcohol.
Ben asla bu kadar çok muz almadım!I have never bought so many bananas!
Yarış asla sona ermeyecek gibi görünüyordu.The race seemed to never end.
Bir aslanın yelesi daha koyu olsa dişileri için daha çekici olur.The darker the mane of a lion is, the more attractive to females it is.
Ne olacağını asla bilemezsin.You can never know what will happen.
Sonunda sırtlanlar avdan gelen aslanları kovaladı.At last the hyenas chased the lions from their prey.
Beni asla yalnız bırakmayacağını söyledin.You said you'd never leave me alone.
O geceyi asla unutmayacağım.I'll never forget that night.
Asla sana ihanet etmeyeceğim.I'll never betray you.
Seninle asla buluşmazdım.I would have never met you.
Asla inanmayacaklar bize.They'll never believe us.
Hayatımın geri kalanında, onu gördüğümü asla unutmayacağım.For the rest of my life, I'll never forget that I saw her.
Biz daha önce asla bu sorunu yaşamadık.We've never had this problem before.
Tom asla evsiz değildi.Tom was never homeless.
Tom asla şiddetli değildi.Tom was never violent.
Biz asla kimseye rüşvet vermedik.We never bribed anyone.
Tom asla tembellik etmez.Tom never slacks off.
Tom asla hiç kimseden bir iyilik istemedi.Tom has never asked anyone for a favor.
Tom asla bizim ona yapmasını söylediğimiz şeyi yapmadı.Tom never did what we asked him to do.
Onu asla üstlenme.Never assume that.
Asla kimseye saldırmadım.I never attacked anybody.
Umarım asla Boston'a geri dönmek zorunda kalmam.I hope I never have to go back to Boston.
Tom asla dönmedi.Tom never backed down.
Tom asla geri dönmez.Tom never backs down.
Onlar asla geri gelmedi.They never came back.
Ben asla geriye bakmadım.I never looked back.
Bacağımı kırmasaydım asla seninle karşılaşmazdım.I would've never met you if I hadn't broken my leg.
Tom asla hiçbir şey satın almadı.Tom never bought anything.
Bazı şeyler asla değişmez.Some things never change.
Bu asla değişmeyecek.This will never change.
Bu asla değişmedi.This has never changed.
Hiç kimse asla buraya gelmez.Nobody ever comes here.
Asla büyüklerinize karşı söz söylemeyin.Never contradict your elders.
Asla gerçekleşemezdi.It could never happen.
Tom asla çok fazla bir dansçı olmadı.Tom never was much of a dancer.
Biz bunu asla tekrar yapmayacağımıza sana söz veriyoruz.We promise you that we'll never do it again.
Tom ne yapmam gerektiğini bana asla söylemedi.Tom never told me what I was supposed to do.
O öğle yemeğinden sonra asla yapmadığım bir şey.That's something I never do after lunch.
Tom onu asla yapmadı.Tom never did that.
Tom asla kendinden şüphe duymadı.Tom never doubted himself.
Ben asla Tom'dan şüphe etmedim.I never doubted Tom.

İlgili Sayfalar